Meryem Suresi’nin 16. ayeti (19:16) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 306. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Meryem Suresi 16. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
16. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da Meryem -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. Hani ailesinden ayrılıp tek başına doğu yönündeki bir yerde inzivaya çekildi.
16. Allah Teala, hayret verici mucizelerden olan Zekeriyâ ve Yahya kıssasını söz konusu ettikten sonra ondan daha hayret verici olana -aşağı basamaktan yukarısına tedrici olarak intikal eden bir üslup ile- geçerek şöyle buyurmaktadır: Kerim olan o “Kitapta Meryem’i” -selâm olsun ona- “de an.” Yeryüzünün doğusunda ve batısında bütün müslümanların okudukları o yüce Kitapta adının anılması, o faziletli ameline ve mükemmel işlerine mükafat olarak en güzel şekilde ve övgüyle anılması, onun için en büyük faziletlerdendir. Yani Kitapta Meryem’i şu güzel haliyle an ki o, aile halkından uzaklaşıp onların doğu yanlarına düşen “doğu tarafında bir yere çekilmişti.”
Dini sorumlulukları yerine getirme konusunda sabır göstermek istenilen bir şeydir.
Yüce Allah'ın katında, ana babanın saygınlığı ve makamı yüksektir. Allah onları kendine şükredilmesi ile birlikte zikretmiştir.
Yüce Allah Meryem'e apaçık ayetlerini mükemmel kudreti ile göstermeye kadir olmasına rağmen yine de ağaçtaki hurmaya ulaşmasını sebeplere bağlı kılmıştır.
16. ayetin diğer mealleri
Kitapta Meryem’i de an! Hani o, ailesinden ayrılarak doğuda bir yere gitmişti.
(Rasûlüm!) Kitapta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti.
(Ey Muhammed!) Kur'ân'daki Meryem kıssasını da an (insanlara anlat). Hani o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) doğu tarafında bir yere çekilmişti.
«Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı yücelttikleri (ve aşırı derecede övdükleri) gibi siz de beni yüceltmeyiniz (ve övmek de aşırı gitmeyiniz). Ben ancak Allah'ın kuluyum. (Benim için) Allah'ın kulu ve rasûlü deyiniz.»
Rabbi, onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı da ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse, O’nun yanında bir yiyecek bulurdu: Meryem, bu sana nereden geldi? dediğinde, o şöyle cevap verirdi: Bu, Allah katından! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.