İçeriğe geç

Mâide Suresi 98. Ayet

سورة المائدة، الآية ٩٨

5:98 7. cüz 13. hizb Mushaf’ta 124. sayfa Medeni sure

5:98 ayetinin metni

ٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ وَأَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ۝٩٨

Okunuşu

iʿ'lamū anna l-laha shadīdu l-ʿiqābi wa-anna l-laha ghafūrun raḥīmun

Meal

Bilin ki, Allah’ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 98. ayeti (5:98) Medeni bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 124. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 98. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

98. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey insanlar! Biliniz ki Allah, kendisine asi olanlara karşı cezası şiddetli olandır. Kendisine tövbe edenlere de çok bağışlayıcı ve çok merhamet edendir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

98. “Bilin ki Allah, cezası şiddetli olandır ve yine (bilin ki) Allah Ğafûr ve Rahîmdir.” İşte bu iki hususa dâir bilginiz, sizin kalbinizde son derece kesin ve tam bir yakîn ile var olmalıdır. Bilin ki Allah, dünyada da âhirette de kendisine isyan edenlere karşı cezası pek şiddetli olandır. Yine bilin ki Allah, tevbe edip kendisine dönen ve itaat eden kimseleri mağfiret eden ve çokça merhamette bulunandır. Sizin bu hususa dâir bilginiz, O’nun cezasından korkma, mağfiret ve mükâfatını umma sonucunu verir ve siz, O’ndan korkmanın, mağfiret ve mükâfatını ummanın gerektirdiği şekilde amel edersiniz.

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 96-103. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 124. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın emrettiği dinî nişanelerdeki asıl kural, kullar için dünyevi ve uhrevi yararların gerçekleşmesi ve zararların def edilmesidir.
  • Çok olan ile övünmemek gerekir. Bir şeyin çok olması onun helal ve temiz olduğuna delil sayılmaz. Ancak delil, şeri hükümlerde aranır.
  • Sorulacak sorunun belirli çerçevede sorulması, soru soran kimsenin dikkat etmesi gereken edep kurallarındandır. İhtiyacı olmayan ve amacı olmayan meselede soru sormak uygun değildir.
  • Müşrikler kendilerince uydurarak, bâhira, sâibe, vâsile ve hâm gibi hayvanları haram saymışlardır. Onların bu tutumları zemmedilmiştir.

98. ayetin diğer mealleri

Biliniz ki Allah, cezası şiddetli olandır; Allah, çokça bağışlayıp, çokça merhamet edendir.

Biliniz ki Allah, hem cezası çok şiddetli olandır, hem de çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

İyi bilin ki Allah, hem cezası çok şiddetli olandır, hem de çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

98. ayet kelime kelime

  1. ٱعْلَمُوٓا۟ iʿ'lamū iyi bilin ki
  2. أَنَّ anna şüphesiz
  3. ٱللَّهَ l-laha Allah'ın
  4. شَدِيدُ shadīdu çetindir
  5. ٱلْعِقَابِ l-ʿiqābi cezası
  6. وَأَنَّ wa-anna ve şüphesiz
  7. ٱللَّهَ l-laha Allah
  8. غَفُورٌ ghafūrun bağışlayandır
  9. رَّحِيمٌ raḥīmun esirgeyendir

98. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:196

    وَأَتِمُّوا۟ ٱلْحَجَّ وَٱلْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ وَلَا تَحْلِقُوا۟ رُءُوسَكُمْ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْهَدْىُ مَحِلَّهُۥ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ بِهِۦٓ أَذًى مِّن رَّأْسِهِۦ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلْعُمْرَةِ إِلَى ٱلْحَجِّ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٍ فِى ٱلْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمْ يَكُنْ أَهْلُهُۥ حَاضِرِى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer haccı tamamlamaktan alıkonursanız, oraya kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban yerine ulaşıncaya kadar da başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olan ya da başından bir rahatsızlığı bulunan kimse, oruç, sadaka veya kurban olarak fidye ödesin. Güven içinde olduğunuzda hacca kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen bir kurban kessin. Bunu bulamayan hac esnasında üç gün, döndüğü vakit de yedi gün -ki bu tam on gün eder- oruç tutsun. Bu, ailesi Mecsid-i Haram’da oturmayan kimseler içindir. Allah’tan sakının ve Allah’ın cezasının şiddetli olacağını bilin.

  • Mâide 5:2

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُحِلُّوا۟ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ وَلَا ٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَلَا ٱلْهَدْىَ وَلَا ٱلْقَلَٰٓئِدَ وَلَآ ءَآمِّينَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّن رَّبِّهِمْ وَرِضْوَٰنًا وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَٱصْطَادُوا۟ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ أَن صَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ أَن تَعْتَدُوا۟ وَتَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ وَلَا تَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    Ey iman edenler! Allah’ın nişanelerine, haram aya, (Kâbe'ye hediye edilen) kurbana (yine hediyelik olduğuna işaret) gerdanlık takılan hayvanlara, Rablerinin lütfunu arayarak Beyt-i Haram'a yönelmiş kimselere (saldırı ve saygısızlığı), helal saymayın. İhramdan çıktığınız zaman avlanın. Sizi Mescid-i Haram’a girmenizi engellediği için bir topluma olan kininiz, aşırı gitmenize sebep olmasın. İyilik ve takva hususunda birbirinize yardımcı olun. Günah ve düşmanlık hususunda birbirinize yardım etmeyin. Allah’tan sakının/takvalı olun. Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.

  • Enfâl 8:25

    وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    İçinizden sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan bir fitneden de sakının. Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu bilin!

  • Haşr 59:7

    مَّآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ مِنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰ فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ كَىْ لَا يَكُونَ دُولَةًۢ بَيْنَ ٱلْأَغْنِيَآءِ مِنكُمْ وَمَآ ءَاتَىٰكُمُ ٱلرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَىٰكُمْ عَنْهُ فَٱنتَهُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    Allah’ın (fethedilen) kasaba halkından (alınarak) Peygamberine verdiği fey Allah'a, Rasûle, onunla yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Böylece (bu mallar) sizden zengin olanlar arasında dönüp dolaşan bir (mal) olmasın. Rasûl size ne verdiyse, onu alın ve sizi neyden sakındırmışsa ondan kaçının. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah, azabı pek şiddetli olandır.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ