qul ataʿbudūna min dūni l-lahi mā lā yamliku lakum ḍarran walā nafʿan wal-lahu huwa l-samīʿu l-ʿalīmu
Meal
(Ey Muhammed!) De ki: Siz Allah ile birlikte size zarar da fayda da sağlamayan (ilahlara mı) ibadet ediyorsunuz? Oysa Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Mâide Suresi’nin 76. ayeti (5:76) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 120. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 76. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
76. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Onların Allah'tan başka ilahlara ibadetlerinde onlara karşı çıkarak şöyle de; sizlere hiçbir fayda sağlamayan ve üzerinizden hiçbir zararı bertaraf edemeyen ilaha mı ibadet ediyorsunuz? O ibadet ettikleri ilah acizdir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- ise acizlikten münezzehtir. Sizin söylemiş olduğunuz sözleri yalnız Allah işitir ve onlardan hiçbir kelimesi bile O'ndan kaçmaz. O her yaptığınız işi bilendir ve yaptıklarınızdan herhangi birisi O'na gizli kalmaz. Yaptıklarınızın karşılığını da verecektir.
76. Yani ey Peygamber onlara: “De ki: Allah’ın yanı sıra” muhtaç ve yoksul yaratılmışlardan “size ne bir fayda ne de bir zarar verme imkanına sahip olmayan şeylere mi ibadet ediyorsunuz?” da tek başına hem zarar veren, hem fayda sağlayan, hem veren, hem alıkoyan Zattan yüz mü çeviriyorsunuz? “Halbuki Allah Semi’dir” çeşitli dillerdeki farklı ihtiyaçlara rağmen bütün sesleri işitendir “Alîmdir”; açık olan şeyleri ve gizlileri, gaybı ve müşahade olunanları, geçmişi ve geleceği hakkıyla bilendir. O halde, bütün ibadet türlerinin yalnızca kendisine yapılması ve dinin yalnızca kendisine halis kılınması gereken, sadece kâmil olan ve bu niteliklere sahip bulunan O yüce zattır.
Hristiyanlar, Mesih -aleyhisselam-'ın ilah olduğunu ileri sürerek kâfir olmuşlardır. Onların bu iddialarının batıl olduğu açıklanmış ve bundan tövbe etmeye davet edilmişlerdir.
Mesih ve annesinin, her ikisinin beşer olduklarının delillerinden birisi de, yemek yemeleri ve bunun gereklerini yapmalarıdır.
Acizliklerinden ötürü insanların başına gelen zararı onlardan savamamaları ve onlara fayda sağlayamamaları, Allah'ın dışında ilah edinilenlerin ibadet edilmeye layık olmadıkları hakkında açık bir delildir.
Allah Teâlâ'nın kulu olan salih insanları sevmede aşırı gitmek ve onlarla kurulan ilişkilerde sınırların aşılması yasaklanmıştır.
76. ayetin diğer mealleri
De ki: Siz Allah ile birlikte size zarar da fayda da sağlamayan (ilahlara mı) ibadet ediyorsunuz? Oysa Allah, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
De ki: Allah'ı bırakıp da sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Hakkıyla işiten ve bilen yalnız Allah'tır.
De ki: "Allah'ı bırakıp da size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir, bilendir".
Biz senden önce de, şehirler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
De ki: “Allah’ı bırakıp bize fayda ve zarar vermeyen şeylere mi ibadet edelim? Allah bizi hidâyete kavuşturduktan sonra ökçelerimiz üzerine gerisin geriye mi döndürülelim?" Hani arkadaşları: “Bize gel!” diye hidâyete çağırdıkları halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşırken, Şeytanların saptırdıkları kimse gibi mi olalım?” De ki: “Asıl hidâyet Allah’ın gösterdiği doğru yoldur. Ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”