“Rabbimin bana verdiği imkân ve kudret, (sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir set yapayım” dedi.
Kehf Suresi’nin 95. ayeti (18:95) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 303. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kehf Suresi 95. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
95. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Zülkarneyn şöyle dedi: "Rabbimin beni rızıklandırdığı mülk ve yöneticilik, bana vereceğiniz maldan daha hayırlıdır. Bana adam ve araçlarınızla yardım edin ki sizinle onlar arasında bir set inşa edeyim."
95. Zulkarneyn, tamahkâr ve dünyaya rağbet eden bir kimse olmadığı gibi yönetimi altında bulundurduğu kimselerin hallerini düzene sokmayı ihmal eden bir kişi değildi. Aksine onun maksadı ıslah idi. Bundan dolayı maslahat ihtiva ettiği için onların bu taleplerini kabul etti. Onlardan herhangi bir ücret de almadı. Rabbine vermiş olduğu bu güç ve iktidarı dolayısıyla şükrederek: “Rabbimin bana verdiği imkânlar” sizin bana vereceğiniz şeylerden “daha hayırlıdır.” Ama ben sizden emek gücünüzle bana yardımcı olmanızı istiyorum. Böylelikle “sizinle onların arasına sağlam bir set yapayım.” Onların üzerinden aşıp da sizin bulunduğunuz yere gelmelerini engellesin.
Zülkarneyn, dünyaya sahip olup (dünya) halkına hükmeden Müminlerin hükümdarlarından birisidir. Yüce Allah, ona çok geniş bir mülk vermişti. Ona hikmet, heybet ve faydalı ilim bahşetmişti.
Hükümdar ve yöneticinin ülke ve sınırları muhafaza ederek halkını tehlikelere karşı koruması onun üzerine düşen en önemli görevlerinden birisidir.
İhlaslı ve salih kimseler Allah'ın vechini murat ederek işlerini yerine getirmede hırslı olurlar.
95. ayetin diğer mealleri
Rabbimin bana verdikleri, sizinkinden daha hayırlıdır. Bana gücünüzle yardım edin, sizinle onlar arasına sağlam bir engel yapayım, dedi.
Dedi ki: «Rabbimin beni içinde bulundurduğu nimet ve kudret daha hayırlıdır. Siz bana kuvvetinizle destek olun ki sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım.»
Dedi ki: "Rabbimin bana vermiş olduğu servet ve saltanat, sizin vereceğiniz şeyden daha hayırlıdır. Bana maddî yardımda bulunun da sizinle onların arasına en sağlam seddi yapayım.
«Allah'tan başka hak ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir şerden dolayı vay Araplar'ın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden, şunun gibi bir delik açıldı.» deyip şehadet parmağıyla, başparmağını halka şeklinde yaptı. Zeyneb bint Cahş -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: Ben: Ey Allah'ın…
"(Elçi) Süleyman'a geldiğinde (Süleyman ona) şöyle dedi: "Bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha hayırlıdır. Belki kendi hediyenizle siz sevinirsiniz."