Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yapıp, işlediklerini unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete davet etsen de artık ebediyen hidayet bulamazlar.
Kehf Suresi’nin 57. ayeti (18:57) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 300. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kehf Suresi 57. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
57. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Rabbinin ayetleriyle nasihat edilip onlardaki azap tehdidini önemsemeyen ve o (ayetlerde) zikredilenler ile nasihat almaktan yüz çeviren, dünya hayatında işlemiş olduğu küfürleri, isyanları unutup tövbe etmeyen kimseden daha zalim kim olabilir? Biz bu ve bunun özelliklerinde olan kimselerin kalplerine, Kur'an'ı anlamalarını engelleyen örtüler ve kulaklarına da ağırlık koymuşuzdur. Bu sebeptendir ki, Kur'an'ı kabul etmek için dinlemezler. Onları iman etmeye davet etsen bile kalplerinin üzerindeki örtüler ve kulaklarında bulunan ağırlık olduğu müddetçe senin onları davet ettiğine asla iman etmezler.
57. Yüce Allah, kendisine Allah’ın âyetleri hatırlatılıp hak ve batıl, hidâyet ve sapıklık açıkça beyan edildikten, gereği gibi uyarıldıktan ve teşvik olunduktan sonra o âyetlerden yüz çeviren kimseden daha büyük zalim ve daha büyük günahkâr olamayacağını haber vermektedir. Çünkü bu kimse, kendisine hatırlatılanlardan öğüt almaz, kötü yolundan da dönmez. Önceden işlediği günahları unutur ve bütün gizlilikleri çok iyi bilenin gözetimi altında olduğunu da aklına getirmez. Böyle birisi, Allah’ın âyetleri kendisine gelmeyip bu âyetlerle kendisine öğüt verilmeksizin yüz çeviren kimseden -bu da … Devamını oku
Kur'an son derece azametli, ihtişamlı ve kapsamlıdır. Çünkü Kur'an'da her faydalı ilme ve ebedî saadete ulaştıran ve tüm şerli şeylerden koruyan bütün yöntemler bulunmaktadır.
Hakka karşı batıl ile mücadele eden bozguncuların çaresiz bırakılmaları hakkın ortaya çıkmasının, batıl ve fesadın aşikâr olmasının en büyük sebeplerinden birisidir. Bu ise Allah Teâlâ'nın hikmeti ve rahmetindendir.
Ayetlerde hakkı öğrendikten sonra, onu terk edenler, hak ile kendi arasına bir engelin konulması ve bir daha ona ulaşamamak ile korkutulmuşlardır. Zira bu çok korkutan, sakınılması gereken bir husustur.
İlmin üstünlüğü ve onu talep etmek için yolculuk yapmak, bulundukları ülkeler uzak olsa dahi üstün, erdemli kimseler ve âlimlerle buluşmayı bir fırsat olarak değerlendirmenin önemine işaret vardır.
el-Hût, her türlü büyük ve küçük balığa denilir. Kur'an-ı Kerim'de balık anlamına gelen semek lafzı geçmemiştir. Sadece Hût, Nûn ve taze et olarak zikredilmiştir.
57. ayetin diğer mealleri
Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, ondan yüz çeviren ve önceden yaptıklarını unutan kimseden daha zalim kim vardır? Biz, onların kalplerine, iyice anlamalarına engel örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğru yol göstericisine çağırsan da; onlar hiç bir zaman doğru yola girmezler.
Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden, kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır! Biz onların kalplerine, bunu anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyeceklerdir.
Rabbinin âyetleriyle nasihat edilip de onlardan yüz çeviren ve daha önce işlediği günahları unutandan daha zalim kim olabilir? Biz onların kalbleri üzerine (Kur'ân'ı) anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Ey Muhammed! Sen onları doğru yola çağırsan da onlar asla hidayete ermezler.
57. ayet kelime kelime
وَمَنْwamankim olabilir?
أَظْلَمُaẓlamudaha zalim
مِمَّنmimmankimseden
ذُكِّرَdhukkirahatırlatılan
بِـَٔايَٰتِbiāyātiayetleri
رَبِّهِۦrabbihiRabbinin
فَأَعْرَضَfa-aʿraḍafakat yüz çeviren
عَنْهَاʿanhāonlardan
وَنَسِىَwanasiyave unutandan
مَاmāşeyi
قَدَّمَتْqaddamatöne sürdüğü
يَدَاهُyadāhuellerinin
إِنَّاinnāgerçekten biz
جَعَلْنَاjaʿalnākoyduk
عَلَىٰʿalāüzerine
قُلُوبِهِمْqulūbihimonların kalbleri
أَكِنَّةًakinnatanengel olan örtüler
أَنanonu anlamalarına
يَفْقَهُوهُyafqahūhu
وَفِىٓwafīve içine
ءَاذَانِهِمْādhānihimkulaklarının
وَقْرًاwaqranağırlıklar
وَإِنwa-ineğer
تَدْعُهُمْtadʿuhumonları çağırsan da
إِلَىilādoğru yola
ٱلْهُدَىٰl-hudā
فَلَنfalanasla
يَهْتَدُوٓا۟yahtadūdoğru yola gelmezler
إِذًاidhano halde
أَبَدًاabadanasla
57. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İçlerinden sana kulak verenler vardır. Halbuki Biz, onu anlayamasınlar diye kalblerine perdeler, kulaklarına ağırlık koyduk. Her türlü ayeti/mucizeyi görseler de ona yine iman etmezler. Hatta sana gelseler seninle mücadele ederler. O kâfirler: “Bu (Kur’ân), eskilerin masallarından başka bir şey değildir.” derler.