Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Kâfirler, batıl ile hakkı ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alay konusu yaparlar.
Kehf Suresi’nin 56. ayeti (18:56) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 300. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kehf Suresi 56. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
56. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Gönderdiğimiz resullerimizi, ancak iman ve taat ehline müjdeci, kâfirlere ve isyankârlara karşı korkutucu olarak göndeririz. Resullerin, kalpler üzerinde onları hidayete taşıyacak hükümranlıkları yoktur. Kendilerine takdim edilen delillerin apaçık olmasına rağmen Allah'a küfredenler sürekli mücadele ederler. Batıllarıyla Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen hakkı yok etmek için mücadele ederler. Kur'an'ı ve kendilerine yapılan uyarıları gülünecek bir şey ve alay konusu yaparlar.
56. Yani biz peygamberleri oyun olsun diye boş yere göndermeyiz. İnsanlar onları rabler edinsinler veya bu peygamberler, insanları kendilerine ibadete davet etsinler diye de göndermeyiz. Aksine biz peygamberleri insanları her türlü hayra çağırsınlar ve her türlü kötülüğü yasaklayıp onları vaz geçirmeye çalısınlar, bu emirleri yerine getirdikleri zaman da dünya ve âhiretin mükâfatıyla onları müjdelesinler, bunlara karşı gelmeleri halinde ise dünya ve âhiretin cezaları ile uyarıp korkutsunlar diye göndeririz. Böylelikle Allah’ın kullara karşı delili de ortaya konulmuş olur. Bununla birlikte … Devamını oku
Kur'an son derece azametli, ihtişamlı ve kapsamlıdır. Çünkü Kur'an'da her faydalı ilme ve ebedî saadete ulaştıran ve tüm şerli şeylerden koruyan bütün yöntemler bulunmaktadır.
Hakka karşı batıl ile mücadele eden bozguncuların çaresiz bırakılmaları hakkın ortaya çıkmasının, batıl ve fesadın aşikâr olmasının en büyük sebeplerinden birisidir. Bu ise Allah Teâlâ'nın hikmeti ve rahmetindendir.
Ayetlerde hakkı öğrendikten sonra, onu terk edenler, hak ile kendi arasına bir engelin konulması ve bir daha ona ulaşamamak ile korkutulmuşlardır. Zira bu çok korkutan, sakınılması gereken bir husustur.
İlmin üstünlüğü ve onu talep etmek için yolculuk yapmak, bulundukları ülkeler uzak olsa dahi üstün, erdemli kimseler ve âlimlerle buluşmayı bir fırsat olarak değerlendirmenin önemine işaret vardır.
el-Hût, her türlü büyük ve küçük balığa denilir. Kur'an-ı Kerim'de balık anlamına gelen semek lafzı geçmemiştir. Sadece Hût, Nûn ve taze et olarak zikredilmiştir.
56. ayetin diğer mealleri
Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Kâfirler, batıl ile hakkı ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alay konusu yaparlar.
Biz rasûlleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise, hakkı bâtıla dayanarak ortadan kaldırmak için bâtıl yolla mücadele verirler. Onlar âyetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya almışlardır.
Halbuki biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise hakkı, batılla ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Onlar, âyetlerimizi ve korkutuldukları azabı da alaya almışlardır.
Biz, peygamberleri yalnız müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman edip, salih amel işlerse o kimselere bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Onlardan önce Nûh’un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. İşte cezalandırmamın nasıl olduğunu gör.