İçeriğe geç

Kehf Suresi 44. Ayet

سورة الكهف، الآية ٤٤

18:44 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 298. sayfa Mekki sure

18:44 ayetinin metni

هُنَالِكَ ٱلْوَلَٰيَةُ لِلَّهِ ٱلْحَقِّ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا ۝٤٤

Okunuşu

hunālika l-walāyatu lillahi l-ḥaqi huwa khayrun thawāban wakhayrun ʿuq'ban

Meal

İşte bu durumda velayet (yardım etmek) yalnızca hak olan Allah’a mahsustur. O’nun mükâfatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 44. ayeti (18:44) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 298. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 44. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

44. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İşte bu makamda yardım etmek yalnız Allah'a aittir. O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Mümin olan veli kullarına sevap verme bakımından çok hayırlıdır. Yüce Allah bu kulları için sevabı kat kat verir ve en güzel akıbeti hazırlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

44. “İşte bu durumda dostluk ve yardım, ancak hak olan Allah’a mahsustur. En iyi mükâfatı da en iyi akıbeti de veren O’dur.” Yani azgınlık edip dünya hayatını tercih eden kimselere ceza verdiği, iman edip salih amel işleyen, Allah’a şükreden ve başkasını da bu şekilde davranmaya çağıran kimselere de lütfunu ihsan etmiş olduğu bu halde, gerçek dostluk ve himayenin yalnızca Allah’a ait olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. O’na iman edip takva sahibi olan kimse, Allah’ın gerçek dostudur. O, ona çeşitli lütuf ve ihsanlarda bulunur, kötülükleri ve musibetleri de ondan uzaklaştırır. Rabbine iman … Devamını oku

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 35-45. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 298. sayfası).

  • Mümin kulun, zengin olan kâfir kimsenin önünde boyun eğmemesi gerekir. Ayrıca onu Allah'a iman etmeye, Allah'ın birliğini ikrar etmeye, nimetlerine şükretmeye davet etmesi ve ona bahşedilen nimetleri hatırlatıp nasihat ederek irşat etmesi gerekir.
  • Mal veya çocuğunda hoşuna giden bir şey gördüğünde kişinin, o nimeti kendisine verip, ihsanda bulunan Yüce Allah'a isnat etmesi gerekir. Ardından da şöyle demelidir "Maşallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır."
  • Eğer Yüce Allah bir kul için hayır murat ederse, ona cezasını dünyada verir. (Ahirete bırakmaz).
  • Malı azgınlığına, küfrüne ve hüsranına sebep olan kimsenin malının telef olması için dua etmesine ve bunu caiz oluşuna işaret vardır.

44. ayetin diğer mealleri

İşte bu durumda velayet/yardım, şüphesiz Allah’tandır. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel akıbeti veren yine O'dur.

İşte burada yardım ve dostluk, ancak Hak olan Allah'a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O'dur.

İşte burada yardım, yalnız hak olan Allah'a aittir. O'nun verdiği mükâfat da daha hayırlıdır, netice de daha hayırlıdır.

44. ayet kelime kelime

  1. هُنَالِكَ hunālika işte o durumda
  2. ٱلْوَلَٰيَةُ l-walāyatu velilik (koruyuculuk) و ل ي
  3. لِلَّهِ lillahi yalnız Allah'a mahsustur
  4. ٱلْحَقِّ l-ḥaqi hak olan ح ق ق
  5. هُوَ huwa O'dur
  6. خَيْرٌ khayrun en iyi olan خ ي ر
  7. ثَوَابًا thawāban mükafatı ث و ب
  8. وَخَيْرٌ wakhayrun ve daha hayırlıdır خ ي ر
  9. عُقْبًا ʿuq'ban akıbet ع ق ب

44. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mü’min 40:84

    فَلَمَّا رَأَوْا۟ بَأْسَنَا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشْرِكِينَ

    Onlar bizim azabımızı gördüklerinde: "Yalnız Allah'a iman ettik ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler.

  • Yûnus 10:90–91

    وَجَٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ …

    İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri, haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: "İsrailoğulları’nın iman ettiği ilahtan başka (hak) ilah olmadığına iman ettim. Artık ben de Müslümanlardanım." dedi. …

  • Furkân 25:26

    ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ لِلرَّحْمَٰنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ عَسِيرًا

    O gün gerçek hükümranlık Rahman’ındır ve kâfirlere zorlu bir gün olacaktır.

  • En’âm 6:62

    ثُمَّ رُدُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ مَوْلَىٰهُمُ ٱلْحَقِّ أَلَا لَهُ ٱلْحُكْمُ وَهُوَ أَسْرَعُ ٱلْحَٰسِبِينَ

    Sonra gerçek mevlâları olan Allah’a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm O’na aittir. O, hesap görenlerin en hızlısıdır.

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ