18:38 ayetinin metni
لَّٰكِنَّا۠ هُوَ ٱللَّهُ رَبِّى وَلَآ أُشْرِكُ بِرَبِّىٓ أَحَدًا ٣٨
Okunuşu
lākinnā huwa l-lahu rabbī walā ush'riku birabbī aḥadan
Meal
Oysa, O Allah benim Rabbimdir ve ben, Rabbime hiç kimseyi şirk koşmam.
سورة الكهف، الآية ٣٨
لَّٰكِنَّا۠ هُوَ ٱللَّهُ رَبِّى وَلَآ أُشْرِكُ بِرَبِّىٓ أَحَدًا ٣٨
lākinnā huwa l-lahu rabbī walā ush'riku birabbī aḥadan
Oysa, O Allah benim Rabbimdir ve ben, Rabbime hiç kimseyi şirk koşmam.
Kehf Suresi’nin 38. ayeti (18:38) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 298. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Ama ben senin dediğin gibi değil de, şöyle derim: O Allah -Subhânehu ve Teâlâ- nimetleriyle bizlere lütfeden Rabbimdir ve ben Rabbime ibadette hiç kimseyi O’na ortak koşmam.
38. Mü’min arkadaşı onun halini, küfür ve azgınlığını sürdürdüğünü görünce Rabbine şükretmek ve bu gibi tartışma ve şüphelerin varid olması halinde bile dinini açıkça ilan etmek üzere şunları söylemiştir: “Ama ben (böyle yapmam). O Allah, benim Rabbim’dir ve ben, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam.” Bu sözleriyle Rabbinin rububiyetini ve rububiyetinde tek oluşunu ikrar edip O’na itaat ve ibadete bağlılığını, O’na hiçbir yaratılmışı ortak koşmayacağını açıkça ilan etmektedir. Daha sonra da -mal ve çocuklarının azlığına rağmen- Yüce Allah’ın ona ihsan etmiş olduğu iman ve İslâm nimetinin, gerçek nimet olduğunu, bunların dışındaki nimetlerin ise yok olmaya mahkum olduğunu, hatta bunlardan dolayı azaba ve ibretli cezalara maruz kalınabileceğini hatırlatarak şunları söylemektedir:
Kehf suresinin 35-45. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 298. sayfası).
Oysa, O Allah, benim Rabbimdir ve ben, Rabbime hiç kimseyi şirk koşmam.
«Fakat O Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam.»
"Fakat ben iman ederek diyorum ki: O Allah, benim Rabbimdir, ben Rabbime kimseyi ortak koşmam."
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.