18:100 ayetinin metni
وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِّلْكَٰفِرِينَ عَرْضًا ١٠٠
Okunuşu
waʿaraḍnā jahannama yawma-idhin lil'kāfirīna ʿarḍan
Meal
O gün Cehennem'i kâfirlerin karşısına getirir, sunarız.
سورة الكهف، الآية ١٠٠
وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِّلْكَٰفِرِينَ عَرْضًا ١٠٠
waʿaraḍnā jahannama yawma-idhin lil'kāfirīna ʿarḍan
O gün Cehennem'i kâfirlerin karşısına getirir, sunarız.
Kehf Suresi’nin 100. ayeti (18:100) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 304. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Cehennemi apaçık görmeleri için kesin bir şekilde kâfirlere gösteririz.
100. “O gün cehennemi kâfirlere arz edip gösteririz.” Yüce Allah bir başka yerde: “Cehennem daha da kızıştırıldığı zaman” (et-Tekvîr, 81/12) buyurmaktadır. Yani cehennem onların barınakları ve konakları olsun, cehennemdeki zincirlerle, bukağılarla, alevli ateşle, kaynar sularla ve zemherirle hemhal olsunlar; kalpleri hiçbir şey söyleyemez hale getiren, kulakları da sağırlaştıran o cezayı tatsınlar diye onlara arz edilecek ve gösterilecektir.
Kehf suresinin 98-110. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 304. sayfası).
O gün, kâfirlere Cehennem'i tam bir gösterişle sunarız.
Kâfirleri o gün cehennemle yüz yüze getirmişizdir.
Ve cehennemi o gün kâfirlere öyle bir göstereceğiz ki!
وَمَن يَعْشُ عَن ذِكْرِ ٱلرَّحْمَٰنِ نُقَيِّضْ لَهُۥ شَيْطَٰنًا فَهُوَ لَهُۥ قَرِينٌ
Kim Rahman'ın zikrinden yüz çevirirse, ona bir Şeytan sararız da o Şeytan artık onun yakın dostu olur.
كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا
Hayır! O ilahlar, onların kendilerine yaptığı ibadeti inkâr edecekler ve onlara karşı olacaklardır.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ …
O gün birtakım yüzler vardır ki, zillete bürünmüşlerdir. …
وَقَدِمْنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُوا۟ مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَٰهُ هَبَآءً مَّنثُورًا
Onların yaptıkları bütün amellere yöneldik ve saçılmış toz zerreleri haline getirdik.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ
Kâfir olanların amelleri ise susuz kimselerin su sandığı dümdüz çöldeki bir serap gibidir. Nihayet ona yaklaşınca onun bir şey olmadığını görür. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.