waqālati im'ra-atu fir'ʿawna qurratu ʿaynin lī walaka lā taqtulūhu ʿasā an yanfaʿanā aw nattakhidhahu waladan wahum lā yashʿurūna
Meal
Firavun’un karısı: "Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz." dedi. Oysa onlar farkında değillerdi.
Kasas Suresi’nin 9. ayeti (28:9) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 386. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kasas Suresi 9. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
9. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Firavun onu öldürmek istediği zaman karısı ona şöyle dedi: “Bu çocuk, benim ve senin için bir mutluluk kaynağıdır. Onu öldürme! Belki bize hizmet ederek faydalı olur veya onu evlat ediniriz." Oysa onlar, krallıklarının onun eliyle neye dönüşeceğini bilmiyorlardı.
9. Firavun hanedanı Mûsâ’yı sudan aldıktan sonra Yüce Allah, Firavun’un faziletli, üstün, değerli ve mü’mine hanımı Muzahim kızı Âsiye’nin kalbini ona ısındırdı. “Dedi ki:” Bu çocuk “benim için de senin için de bir sevinç kaynağıdır. Onu öldürmeyin.” Yani onunla gözlerimiz aydın olsun, hayatımız boyunca onun sebebi ile sevinelim. O yüzden onu öldürme, hayatta kalsın. “Belki bize faydalı olur yahut da onu evlât ediniriz.” Yani bu çocuk ya bizim faydamız ve hizmetimiz için çalışıp çabalayacak bir hizmetçi olur ya da onu bundan daha yüksek bir mertebeye çıkartıp onu evlat edinir, ona ikramda … Devamını oku
Yüce Allah, salih kullarını düşmanlarının tuzaklarından kurtarmak için düzen kurar.
Zalim kimsenin kurduğu tuzak/düzen, kendisinin yerle bir olmasına sebep olur.
Anneler çocuklarına karşı son derece şefkatlidirler.
Zalimin zulmünden kurtulmak için, meşru ölçüde hile kullanmaya izin verilmiştir.
Allah Teâlâ’nın vaadi kaçınılmaz bir hakikat olarak gerçekleşmiştir.
9. ayetin diğer mealleri
Firavun’un Karısı: Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz, dedi. Oysa onlar farkında değillerdi.
Firavun'un karısı (sepetin içinden erkek çocuk çıkınca kocasına): Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlât ediniriz, dedi. Halbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı.
Firavun'un karısı (sepetin içinden çocuk çıkınca kocasına), "İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlad ediniriz" dedi. Halbuki onlar işin sonunu sezemiyorlardı.
9. ayet kelime kelime
وَقَالَتِwaqālative dedi ki
ٱمْرَأَتُim'ra-atukarısı
فِرْعَوْنَfir'ʿawnaFir'avn'ın
قُرَّتُqurratuaydınlığı
عَيْنٍʿayningöz
لِّىlībana da
وَلَكَwalakave sana da
لَاlāonu öldürmeyin
تَقْتُلُوهُtaqtulūhu
عَسَىٰٓʿasābelki
أَنandiye
يَنفَعَنَآyanfaʿanābize yararı dokunur
أَوْawya da
نَتَّخِذَهُۥnattakhidhahuonu ediniriz
وَلَدًاwaladanevlad
وَهُمْwahumve onlar
لَاlāanlamıyorlardı
يَشْعُرُونَyashʿurūna
9. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.