Kâf Suresi’nin 16. ayeti (50:16) Mekki bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 519. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Kâf Suresi 16. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
16. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ant olsun, insanı biz yarattık ve biz, nefsinin kendisine fısıldadığı düşünceleri biliriz. Biz ona kalbe bağlı olan ve boynunda bulunan damardan/şah damarından daha yakınız.
16. Yüce Allah, erkekleriyle kadınlarıyla insan türünü yaratanın yalnız kendisi olduğunu, onun bütün hallerini, içinden geçenleri ve nefsinin kendisine verdiği vesveseleri çok iyi bildiğini haber vermektedir. O, insana “şah damarından daha yakın”dır. Şah damarı ise insana en yakın olan şeydir. Bu damar, boğaza çok yakın olan bir damardır. Bu ifadeler, insanın yaratıcısının gözetimi altında olduğunu, O’nun; kalbinden ve iç dünyasından haberdar olduğunu, bütün hallerinde kendisine çok yakın olduğunu bilmesini ve düşünmesini gerektirir. Öyleyse O’nun, kendisini yasakladığı bir yerde ve işte görmesinden yahut emrettiği bir yerde ve işte bulunmamasından sakınması ve utanması gerekir.
Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.