İçeriğe geç

Kâf Suresi 16. Ayet

سورة ق، الآية ١٦

50:16 26. cüz 52. hizb Mushaf’ta 519. sayfa Mekki sure

50:16 ayetinin metni

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ ۝١٦

Okunuşu

walaqad khalaqnā l-insāna wanaʿlamu mā tuwaswisu bihi nafsuhu wanaḥnu aqrabu ilayhi min ḥabli l-warīdi

Meal

Şüphesiz insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu da biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kâf Suresi’nin 16. ayeti (50:16) Mekki bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 519. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Kâf Suresi 16. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ant olsun, insanı biz yarattık ve biz, nefsinin kendisine fısıldadığı düşünceleri biliriz. Biz ona kalbe bağlı olan ve boynunda bulunan damardan/şah damarından daha yakınız.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

16. Yüce Allah, erkekleriyle kadınlarıyla insan türünü yaratanın yalnız kendisi olduğunu, onun bütün hallerini, içinden geçenleri ve nefsinin kendisine verdiği vesveseleri çok iyi bildiğini haber vermektedir. O, insana “şah damarından daha yakın”dır. Şah damarı ise insana en yakın olan şeydir. Bu damar, boğaza çok yakın olan bir damardır. Bu ifadeler, insanın yaratıcısının gözetimi altında olduğunu, O’nun; kalbinden ve iç dünyasından haberdar olduğunu, bütün hallerinde kendisine çok yakın olduğunu bilmesini ve düşünmesini gerektirir. Öyleyse O’nun, kendisini yasakladığı bir yerde ve işte görmesinden yahut emrettiği bir yerde ve işte bulunmamasından sakınması ve utanması gerekir.

Kâf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kâf suresinin 16-35. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 519. sayfası).

  • Allah'ın ilminin hayır ve şer olarak nefislerde meydana gelen şeyleri kuşattığı beyan edilmiştir.
  • Ahiret diyarı hakkında gaflette olmanın tehlikesi beyan edilmiştir.
  • Allah Teâlâ için adalet sıfatı ispat edilmiştir.

16. ayetin diğer mealleri

Andolsun ki insanı biz yarattık. Ona, nefsinin kendisine vesvese olarak verdiği şeyleri de biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.

Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.

16. ayet kelime kelime

  1. وَلَقَدْ walaqad ve andolsun
  2. خَلَقْنَا khalaqnā biz yarattık
  3. ٱلْإِنسَٰنَ l-insāna insanı
  4. وَنَعْلَمُ wanaʿlamu ve biliriz
  5. مَا mā ne
  6. تُوَسْوِسُ tuwaswisu fısıldadığını
  7. بِهِۦ bihi ona
  8. نَفْسُهُۥ nafsuhu nefsinin
  9. وَنَحْنُ wanaḥnu çünkü biz
  10. أَقْرَبُ aqrabu daha yakınız
  11. إِلَيْهِ ilayhi ona
  12. مِنْ min şah damarından
  13. حَبْلِ ḥabli
  14. ٱلْوَرِيدِ l-warīdi

16. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Vâkıa 56:85

    وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

    Biz; ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

  • Hicr 15:9

    إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ

    Kur’an’ı şüphesiz biz indirdik. O’nu koruyacak olan da şüphesiz biziz.

  • İsrâ 17:13–14

    وَكُلَّ إِنسَٰنٍ أَلْزَمْنَٰهُ طَٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ كِتَٰبًا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا …

    Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. …

  • Ra’d 13:39

    يَمْحُوا۟ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ وَيُثْبِتُ وَعِندَهُۥٓ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ

    Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun katındadır.

  • Meryem 19:38

    أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Bize gelecekleri gün, ne kadar iyi işitecek, ne kadar da iyi görecekler! Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

  • Secde 32:12

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ