İçeriğe geç

İsrâ Suresi 60. Ayet

سورة الإسراء، الآية ٦٠

17:60 15. cüz 29. hizb Mushaf’ta 288. sayfa Mekki sure

17:60 ayetinin metni

وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَٰكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَٰنًا كَبِيرًا ۝٦٠

Okunuşu

wa-idh qul'nā laka inna rabbaka aḥāṭa bil-nāsi wamā jaʿalnā l-ru'yā allatī araynāka illā fit'natan lilnnāsi wal-shajarata l-malʿūnata fī l-qur'āni wanukhawwifuhum famā yazīduhum illā ṭugh'yānan kabīran

Meal

Hani sana: "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve Kur'an'da lanetlenmiş ağacı ancak insanlar için bir imtihan kıldık. Biz onları korkutuyoruz ama bu onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şeyi artırmıyor.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İsrâ Suresi’nin 60. ayeti (17:60) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 288. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

İsrâ Suresi 60. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

60. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Hani sana : "Muhakkak ki Rabbin bütün insanları güçle kuşatmıştır." demiştik. Hepsi O'nun kabzasındadır/avucundadır. Yüce Allah seni onlardan engelleyip, korumaktadır. Tebliğ etmekle emrolunduğun şeyleri tebliğ et! İsra gecesinde sana gösterdiklerimiz insanlar için ancak bir imtihandan ibarettir. Bu gördüklerini onlara söylediğinde, tasdik mi edecekler yoksa yalanlayacaklar mı? Biz Kur'an'da zikredilen cehennemin dibinde yetişen zakkum ağacını insanlar için sadece bir imtihan kılmıştık. Eğer bu iki mucizeye inanmazlarsa; bu ikisinden başka diğer mucizelere de iman etmeyeceklerdir. Onları gönderdiğimiz mucizelerle korkutuyoruz; fakat bu, onların küfürlerini arttırmak ve ısrarla sapıklığa devam etmelerinden başka bir şeye yaramıyor.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

60. “Hani sana: Şüphesiz Rabbin insanları” ilim ve kudretiyle “çepeçevre kuşatmıştır, demiştik.” Onların O’ndan başka sığınacakları bir yer ve O’na karşı kendilerini koruyacakları bir barınak da yoktur. Bu da aklı olan kimseler için insanları çepeçevre kuşatmış olan Allah’ın hoşlanmadığı şeyleri terk etme konusunda yeterli bir nedendir. “Sana gösterdiğimiz şeyleri” müfessirlerin çoğunluğuna göre bundan kasıt İsra gecesinde gerçekleşen hadiselerdir “ve Kur’an’da” sözü geçen “lanet edilen ağacı” ki bu, cehennemin dibinde yetişen Zakkûm ağacıdır “biz, insanlara ancak bir imtihan sebebi kıldık.” … Devamını oku

İsrâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İsrâ suresinin 59-66. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 288. sayfası).

  • Allah'ın insanlara olan rahmetinden biri de, gelmesini istemelerine rağmen mucizeleri yalanlayanları hemen cezalandırmamasıdır.
  • Söz ve fiilleriyle Allah'a isyan etmeye davet eden şeytan ile Allah Teâlâ kullarını imtihan etti.
  • Şeytanın insanın mallarına ve çocuklarına ortak olma şekillerinden birisi de; yemek yerken, bir şey içerken ve cinsel ilişkide bulunurken besmele çekmenin terk edilmesi ve çocukların iyi terbiye edilmemesidir.

60. ayetin diğer mealleri

Sana “Rabbin tüm insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı da ve Kur’an’da lanetlenmiş ağacı da insanlar için bir fitne/imtihan yaptık. Onları korkutuyoruz, ancak bu onların büyük taşkınlıklarından başka bir şeyini artırmıyor.

Hani sana: Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır, demiştik. Sana gösterdiğimiz o görüntüleri ve Kur' an'da lânetlenen ağacı, ancak insanları sınamak için meydana getirdik. Biz onları korkuturuz da, bu onlara, büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamaz.

Vaktiyle sana şöyle vahyettiğimizi hatırla: "Şüphesiz Rabbin insanları kuşatmıştır." (İsrâ gecesi) sana açıkça gösterdiğimiz o temâşâyı ve Kur'ân'da lanet edilen ağacı da, yalnız insanlara bir imtihan için yapmışızdır. Biz onları, korkutuyoruz, fakat bu onlara ancak büyük bir taşkınlıktan başka bir sonuç vermiyor.

60. ayet kelime kelime

  1. وَإِذْ wa-idh bir zaman
  2. قُلْنَا qul'nā demiştik
  3. لَكَ laka sana
  4. إِنَّ inna şüphesiz
  5. رَبَّكَ rabbaka Rabbin
  6. أَحَاطَ aḥāṭa kuşatmıştır
  7. بِٱلنَّاسِ bil-nāsi insanları
  8. وَمَا wamā biz yapmadık
  9. جَعَلْنَا jaʿalnā
  10. ٱلرُّءْيَا l-ru'yā rü'yayı
  11. ٱلَّتِىٓ allatī sana gösterdiğimiz
  12. أَرَيْنَٰكَ araynāka
  13. إِلَّا illā başka bir şey
  14. فِتْنَةً fit'natan sınama (aracı)
  15. لِّلنَّاسِ lilnnāsi insanlar için
  16. وَٱلشَّجَرَةَ wal-shajarata ve ağacı
  17. ٱلْمَلْعُونَةَ l-malʿūnata la'netlenmiş
  18. فِى fī Kur'an'da
  19. ٱلْقُرْءَانِ l-qur'āni
  20. وَنُخَوِّفُهُمْ wanukhawwifuhum biz onları korkutuyoruz
  21. فَمَا famā fakat
  22. يَزِيدُهُمْ yazīduhum artırmıyor
  23. إِلَّا illā başkasını
  24. طُغْيَٰنًا ṭugh'yānan azgınlıklarından
  25. كَبِيرًا kabīran daha da fazla

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 6 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

60. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ra’d 13:31

    وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emirler yalnız Allah’ındır. İman edenler bilmiyorlar mı ki, Allah dileseydi bütün insanlara hidayet ederdi. Allah’ın vaadi yerine gelinceye kadar devamlı olarak yaptıkları işler sebebiyle kâfirlere ya ansızın büyük bir bela gelecek veya o bela evlerinin yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, vaadinden asla dönmez.

  • Mâide 5:115

    قَالَ ٱللَّهُ إِنِّى مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْ فَمَن يَكْفُرْ بَعْدُ مِنكُمْ فَإِنِّىٓ أُعَذِّبُهُۥ عَذَابًا لَّآ أُعَذِّبُهُۥٓ أَحَدًا مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Allah buyurdu ki: “Gerçekten ben onu size indireceğim. Ama bundan sonra sizden kim kâfir olursa, ben onu âlemlerden kimseyi azaplandırmayacağım bir azapla azablandıracağım.”

  • Hûd 11:65

    فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ

    Derken deveyi kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ