İmkânı geniş olan, imkânının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi verdiği (imkândan) fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verir.
Talâk Suresi’nin 7. ayeti (65:7) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 559. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Talâk Suresi 7. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
7. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Mal bakımından imkânı geniş olan, boşadığı kadına ve çocuğuna imkânının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi kendisine verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü tutmaz. Yüce Allah, onun zor durumunun ardından ona bir kolaylık ve bolluk verir.
7. Yüce Allah nafakanın miktarını kocanın durumuna göre belirleyerek şöyle buyurmaktadır: “Bolluk içinde olan bolluğuna uygun nafaka versin.” Yani zengin olan kimse zenginliğine göre nafaka versin. Fakirler gibi nafaka vermeye kalkışmasın. "Rızkı dar olan” eli dar olan “kimse de Allah’ın kendisine verdiği” rızık “kadarıyla nafakayı temin etsin. Allah, hiç kimseyi ona verdiği (imkandan) fazlasıyla yükümlü tutmaz.” Bu da ilâhî hikmet ve rahmete uygundur. Çünkü herkese uygun olanı emretmiş, zorluk çekenin yükünü hafifleterek onu, ona verdiğinden başkası ile mükellef tutmayacağını belirtmiştir … Devamını oku
Hamile kadın eğer boşanmış ise çocuğunu emzirmesi vacip değildir.
Sorumluluk ancak güç yetirilebilen şeylerde olur.
Allah'ın kudretine ve O'nun ilminin her şeyi kuşattığına olan iman, O'ndan hoşnut olmaya ve kalbin huzur bulmasına vesiledir.
7. ayetin diğer mealleri
İmkanı geniş olan, imkanının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi verdiği (imkandan) fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verir.
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
7. ayet kelime kelime
لِيُنفِقْliyunfiqnafaka versin
ذُوdhūsahip (olan)
سَعَةٍsaʿatingeniş imkana
مِّنmingöre
سَعَتِهِۦsaʿatihigenişliğine
وَمَنwamanve kimse
قُدِرَqudirakısıtlı olan
عَلَيْهِʿalayhialeyhine
رِزْقُهُۥriz'quhurızkı
فَلْيُنفِقْfalyunfiqversin
مِمَّآmimmāşeyden
ءَاتَىٰهُātāhukendisine verdiği
ٱللَّهُl-lahuAllah'ın
لَاlāsorumlu tutmaz
يُكَلِّفُyukallifu
ٱللَّهُl-lahuAllah
نَفْسًاnafsanbir kişiye
إِلَّاillābaşkasıyla
مَآmāverdiğinden
ءَاتَىٰهَاātāhā
سَيَجْعَلُsayajʿaluyaratacaktır
ٱللَّهُl-lahuAllah
بَعْدَbaʿdasonra
عُسْرٍʿus'rinbir güçlükten
يُسْرًاyus'ranbir kolaylık
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey (sorumluluk) yüklemez. (Herkesin) kazandığı (iyilik) lehine ve işlediği (kötülük) ise aleyhinedir! Rabbimiz, eğer unuttuk veya hata yaptıysak bizi hesaba çekme. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir görev yükleme. Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceğini bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın. Kâfir topluma karşı bize yardım et.