İsrâ Suresi’nin 36. ayeti (17:36) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 285. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 36. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
36. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Âdemoğlu!- Bilmediğin bir şeyin zanların, varsayımların ve sezgilerin ardına düşme! Şüphesiz insan kulak, göz ve kalbini kullanarak işlediği hayır ve şerden sorumludur. Zira yaptığı hayır üzerine mükâfat verilir ve yaptığı şer üzerine de cezalandırılır.
36. Yani hakkında bilgin olmayan şeyin arkasından gitme! Aksine her ne söyler ve her ne yaparsan o konuda sağlam bilgin olsun. Böyle yapmadığın takdirde bu, lehine de aleyhine de değildir sanma. Aksine “kulak, göz ve kalbin her biri ondan sorumludur.” Söylediklerinden, yaptıklarından ve Yüce Allah’ın kendisine ibadet etsin diye vermiş olduğu azalarını nerede kullandığından sorguya çekileceğini bilen bir kula yakışan, bu sorguya cevap hazırlamasıdır ki bu da ancak onları Yüce Allah’a kullukta kullanmakla, dini yalnızca O’na halis kılmakla ve Allah’ın hoşlanmadığı şeylerden de onları uzak tutmakla mümkün olabilir.
Yüksek ahlak, akrabalara karşı hoş bir şekilde karşılıkta bulunmak, varlıklı olduğunda onlara güzel vaatlerde vermek ve gerektiğinde kabul görecek şekilde onlardan özür dilemektir.
Yüce Allah çocuklar konusunda annelerinden ve babalarından daha çok merhametlidir. Allah anne ve babaların fakirlik ve yoksulluk korkusuyla çocuklarını öldürmelerini yasaklamış ve herkesin rızkını kendisi üstlenmiştir.
Ayetlerde kısas hakkının maktulün velisine (geride kalan en yakın akrabasına) ait olduğu, ancak onun izni olursa kısas cezası uygulanabileceği ve eğer affederse kısas cezası düşeceği bildirilmiştir.
Yüce Allah yetime karşı olan şefkat ve rahmeti gereğince, velilerinin yetim ve ona ait malları ergin oluncaya kadar korumasını yetime kalan mal mülk toprak/arazi ise onu ıslah edip geliştirmesini emretmiştir.
36. ayetin diğer mealleri
Bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Zira kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.
Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.
Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz, gönül, bunların her biri yaptıklarından sorumludurlar.
Şekel b. Humeyd -radıyallahu anh- şöyle dedi: Yâ Rasûlallah! Bana bir dua öğret! dedim. Bunun üzerine bana: «Allah'ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve cinsel organımın şerrinden sana sığınırım, de!» buyurdu.
Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizlisini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah’tan sakının. Kuşkusuz Allah, tevbeleri çokça kabul edendir, çokça merhamet edendir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah: “Ey Nûh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O halde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.” dedi.
Biz insana ana babasına iyi davranmasını tavsiye (emr) ettik. Eğer onlar hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa onlara itaat etme. Dönüşünüz yalnız banadır, yaptıklarınızı size haber vereceğim.
Eğer onlar bilmediğin şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa; sen sakın onlara itaat etme! Bununla beraber dünyada onlarla iyi geçin ve sen bana dönenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz yine banadır. Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.