İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 2. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ٢

14:2 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 255. sayfa Mekki sure

14:2 ayetinin metni

ٱللَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَوَيْلٌ لِّلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ شَدِيدٍ ۝٢

Okunuşu

al-lahi alladhī lahu mā fī l-samāwāti wamā fī l-arḍi wawaylun lil'kāfirīna min ʿadhābin shadīdin

Meal

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Uğrayacakları şiddetli azaptan dolayı vay o kâfirlerin haline!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 2. ayeti (14:2) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 255. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 2. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

2. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Göklerde ve yerde ne varsa mülkü yalnızca Allah'a aittir. O, yalnızca kendisine ibadet edilmeyi hak edendir. Yaratmış olduğu mahlukatından hiçbir şey O'na ortak koşulmaz. Kâfir olanlar şiddetli bir azaba çarptırılacaklardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 1–2. ayetler

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1-2. Yüce Allah, kitabını Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e insanların faydası için, onları bilgisizliğin, küfrün, kötü ahlâkın ve çeşitli masiyetlerin karanlıklarından ilim, iman ve güzel ahlâkın nuruna çıkartmak üzere indirdiğini haber vermektedir. “Rablerinin izni ile” buyruğu şu demektir: Allah tarafından sevilen ve gerçekleştirilmek istenen böyle bir husus, ancak Allah’ın iradesi ve yardımı ile gerçekleşebilir. Bu buyruk, kulları Rablerinin yardımını dilemeye teşviki ihtiva etmektedir. Daha sonra Yüce Allah bu Kitab ile insanları iletmiş … Devamını oku

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

13:43 ile 14:5 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 255. sayfası).

  • Kur'an'ın indirilmesindeki amaç, insanları batılın karanlığından çıkarıp hakkın aydınlığına hidayet etmektir.
  • Resullerin gönderilmesi kavimlerinin konuştuğu aynı dil ve lisanları ile olmuştur. Böylece onları daha iyi anlar ve itaat edip kabul ederler.
  • Kısaca resullerin görevi insanları irşat etmek ve karanlıklardan aydınlığa çıkarmaktır.

2. ayetin diğer mealleri

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Uğrayacakları şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlere!

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!

O Allah'ın (yolu) ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli bir azabdan dolayı vay kâfirlerin haline!

2. ayet kelime kelime

  1. ٱللَّهِ al-lahi Allah
  2. ٱلَّذِى alladhī ki
  3. لَهُۥ lahu O'nundur
  4. مَا mā ne varsa
  5. فِى fī göklerde
  6. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti
  7. وَمَا wamā ve ne varsa
  8. فِى fī yerde
  9. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  10. وَوَيْلٌ wawaylun vay haline
  11. لِّلْكَٰفِرِينَ lil'kāfirīna şu kafirlerin
  12. مِنْ min dolayı
  13. عَذَابٍ ʿadhābin azabdan
  14. شَدِيدٍ shadīdin çetin

2. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:158

    قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعًا ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِىِّ ٱلْأُمِّىِّ ٱلَّذِى يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Şûrâ 42:4

    لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O; üstündür/en üsttedir, çok Azîm'dir.

  • Şûrâ 42:53

    صِرَٰطِ ٱللَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ أَلَآ إِلَى ٱللَّهِ تَصِيرُ ٱلْأُمُورُ

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner.

  • Sebe’ 34:1

    ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

    Hamt, göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi olan Allah’a mahsustur. Ahirette de hamt O’na mahsustur. O, hikmet sahibidir, (her şeyden) haberdardır.

  • Tâhâ 20:6

    لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ

    Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın altında olan her şey O’nundur.

  • Hac 22:64

    لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, elbette övgüye lâyıktır.

  • Nisâ 4:132

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

İbrâhîm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ