İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 14. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ١٤

14:14 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 257. sayfa Mekki sure

14:14 ayetinin metni

وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِهِمْ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَامِى وَخَافَ وَعِيدِ ۝١٤

Okunuşu

walanus'kinannakumu l-arḍa min baʿdihim dhālika liman khāfa maqāmī wakhāfa waʿīdi

Meal

“Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir.''

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 14. ayeti (14:14) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 257. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 14. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

14. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resuller ve size tabi olanlar!- Onları helak ettikten sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Burada zikredilen yalanlayan kâfirlerin helak edilmeleridir. Onlar helak olduktan sonra o yere resullerin ve Müminlerin yerleştirilmesi ise ancak azametimi ve yüceliğimi hatırlayan ve azabımla uyarımdan korkan kimseler içindir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

14. “ve onlardan sonra o ülkeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu” yani Yüce Allah’ın peygamberlere ve onlara uyanlara ihsan ettiği güzel akıbet; “benim makamımdan” yani dünyada Allah’ın huzuruna çıkmaktan korkarak, Allah’ın kendisini gördüğünü bilerek Rabbinin gözetiminden “korkan ve benim tehdidimden” yani bana isyan edenlere yaptığım tehditlerden “çekinen” ve bu hali Allah’ın hoşnut olmadığı şeylerden uzak kalmasına ve Allah’ın sevdiği şeyleri işlemeye yönelmesine vesile olan “kimselere mahsustur.”

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 11-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 257. sayfası).

  • Şüphesiz ki resuller ve peygamberler, âdemoğlundan insanlardır. Ancak Allah Teâlâ, onları âdemoğlu arasından risaleti taşıma ile üstün kılmış ve seçmiştir.
  • Toplumu değiştirmek isteyen davetçinin, sayısız zorluklarla karşılaşacağını bilmesi gerekir. Bunlardan bazısı; kovulmak, sürgün edilmek, sözlü ve fiilî eziyetlere maruz kalmaktır.
  • Şüphesiz ki davetçi ve salih kimselere, yeryüzünde halife kılınacaklarına ve yardım edileceklerine dair söz verilmiştir.
  • Kâfirlerin küfründen dolayı salih amellerinin iptal edilip onlara itibar edilmeyeceği açıklanmıştır.

14. ayetin diğer mealleri

Onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, (kıyamet günü) huzuruma çıkmaktan korkanlar ve azabımdan korkanlar içindir.

Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur.

Ve Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkan içindir.

14. ayet kelime kelime

  1. وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ walanus'kinannakumu ve sizi yerleştireceğiz
  2. ٱلْأَرْضَ l-arḍa o yere
  3. مِنۢ min onların ardından
  4. بَعْدِهِمْ baʿdihim
  5. ذَٰلِكَ dhālika bu
  6. لِمَنْ liman içindir
  7. خَافَ khāfa korkan
  8. مَقَامِى maqāmī makamımdan
  9. وَخَافَ wakhāfa ve korkan içindir
  10. وَعِيدِ waʿīdi tehdidimden

14. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:88

    قَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ لَنُخْرِجَنَّكَ يَٰشُعَيْبُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَكَ مِن قَرْيَتِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا قَالَ أَوَلَوْ كُنَّا كَٰرِهِينَ

    Şuayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut mutlaka bizim dinimize döneceksiniz." dediler. Şuayb: “İstemesek de mi?” dedi.

  • Neml 27:56

    فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَخْرِجُوٓا۟ ءَالَ لُوطٍ مِّن قَرْيَتِكُمْ إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ

    Kavminin cevabı, ancak şöyle demek oldu: "Lût ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar pek temiz kalan insanlardır."

  • İsrâ 17:76

    وَإِن كَادُوا۟ لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ ٱلْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَإِذًا لَّا يَلْبَثُونَ خِلَٰفَكَ إِلَّا قَلِيلًا

    Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar.

  • Enfâl 8:30

    وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَٰكِرِينَ

    Hani o kâfirler seni tutup bağlamak yahut öldürmek yahut seni (Mekke’den) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı kurarlarken Allah da bunun karşılığında kendilerine tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

  • Sâffât 37:171–173

    وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ …

    Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti: …

  • Mücâdele 58:21

    كَتَبَ ٱللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا۠ وَرُسُلِىٓ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Allah: “Andolsun ki ben ve rasullerim mutlaka galip geleceğim” diye yazmıştır. Şüphesiz Allah; çok kuvvetlidir, çok güçlüdür.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ