İçeriğe geç

Hucurât Suresi 14. Ayet

سورة الحجرات، الآية ١٤

49:14 26. cüz 52. hizb Mushaf’ta 517. sayfa Medeni sure

49:14 ayetinin metni

قَالَتِ ٱلْأَعْرَابُ ءَامَنَّا قُل لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ وَلَٰكِن قُولُوٓا۟ أَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ ٱلْإِيمَٰنُ فِى قُلُوبِكُمْ وَإِن تُطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ لَا يَلِتْكُم مِّنْ أَعْمَٰلِكُمْ شَيْـًٔا إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ۝١٤

Okunuşu

qālati l-aʿrābu āmannā qul lam tu'minū walākin qūlū aslamnā walammā yadkhuli l-īmānu fī qulūbikum wa-in tuṭīʿū l-laha warasūlahu lā yalit'kum min aʿmālikum shayan inna l-laha ghafūrun raḥīmun

Meal

Bedeviler; “İman ettik” dediler. De ki: "Siz iman etmediniz. Fakat teslim/İslam olduk, deyin. Çünkü iman, henüz kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Rasûlüne itaat ederseniz, (Allah) amellerinizden hiçbir şey eksiltmez. Nitekim Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hucurât Suresi’nin 14. ayeti (49:14) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 517. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Hucurât Suresi 14. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

14. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Çöl ehli bazı Araplar, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldiklerinde şöyle dediler: "Bizler Allah'a ve O'nun resulüne iman ettik." Ey Peygamber! Onlara de ki: "Siz iman etmediniz. Fakat teslim olduk ve boyun eğdik, deyin! Çünkü iman, henüz kalplerinize girmedi. İmanın kalplerinize girmesi umulur. Ey çöl ehli bedeviler! Eğer iman edip salih ameller işleyerek ve haramlardan uzak durarak Allah'a ve O'nun resulüne itaat ederseniz, Allah amellerinizin sevabından hiçbir şey eksiltmez. Şüphesiz Yüce Allah tövbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

14. Yüce Allah, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in döneminde İslâm’a girmiş bulunan kimi bedevî Arapların söyledikleri sözleri haber vermektedir. Bunlar, İslâm’a tam bir basiret üzere girmedikleri gibi, imanın gereklerini yerine getirenler kimseler de değildiler. Bununla birlikte “İman ettik” diyerek bütün hususiyetlerini eksiksiz yerine getirdikleri kâmil bir imana sahip oldukları iddiasında bulundular. Zira bu sözün anlamı budur. Yüce Allah da Rasûlü’ne onlara cevap vermesini emrederek şöyle buyurdu: “De ki: Siz iman etmediniz.” Yani kendiniz lehine iddiada bulunup da zahiren ve … Devamını oku

Hucurât Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hucurât suresinin 12-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 517. sayfası).

  • Hayır ve iyilik ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak masiyettir/günahtır. Kötülük ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak ise onların kötülüklerinden sakındırmak kastı ile caizdir.
  • İnsanlığın aslının tek bir asla dayanması, insanların birbirlerine karşı soy ile övünmeyi terk etmelerini gerektirir.
  • İman; itikadın (inancın) kendisiyle uyuşmadığı şekilde sadece dil ile söylemek (ikrar) etmek değildir. Bilakis iman; kalp ile itikat etmek, dil ile söylemek/ikrar etmek ve uzuvlar ile amel etmektir.
  • Hidayete muvaffak kılınmak, sadece Yüce Allah'ın elindedir. Bu, herhangi bir kimsenin hakkı değildir. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan bir ihsandır.

14. ayetin diğer mealleri

Bedeviler “İman ettik” dediler. De ki: Siz iman etmediniz, fakat teslim olduk deyin! Çünkü iman, henüz kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Rasûl'üne itaat ederseniz, (Allah) amellerinizden hiç bir şey eksiltmez. Nitekim Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Bedeviler «İnandık» dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama «Boyun eğdik» deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve elçisine itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Bedevîler "inandık" dediler. De ki: Siz iman etmediniz ama "İslâm olduk." deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

14. ayet kelime kelime

  1. قَالَتِ qālati dediler ق و ل
  2. ٱلْأَعْرَابُ l-aʿrābu araplar ع ر ب
  3. ءَامَنَّا āmannā inandık أ م ن
  4. قُل qul de ki ق و ل
  5. لَّمْ lam inanmadınız
  6. تُؤْمِنُوا۟ tu'minū أ م ن
  7. وَلَٰكِن walākin fakat
  8. قُولُوٓا۟ qūlū deyin ق و ل
  9. أَسْلَمْنَا aslamnā islam olduk س ل م
  10. وَلَمَّا walammā henüz
  11. يَدْخُلِ yadkhuli girmedi د خ ل
  12. ٱلْإِيمَٰنُ l-īmānu iman أ م ن
  13. فِى fī kalblerinize
  14. قُلُوبِكُمْ qulūbikum ق ل ب
  15. وَإِن wa-in ve eğer
  16. تُطِيعُوا۟ tuṭīʿū ita'at ederseniz ط و ع
  17. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  18. وَرَسُولَهُۥ warasūlahu ve Elçisine ر س ل
  19. لَا lā size eksiltmez
  20. يَلِتْكُم yalit'kum ل ي ت
  21. مِّنْ min amellerinizden
  22. أَعْمَٰلِكُمْ aʿmālikum ع م ل
  23. شَيْـًٔا shayan hiçbir şeyi ش ي أ
  24. إِنَّ inna şüphesiz
  25. ٱللَّهَ l-laha Allah
  26. غَفُورٌ ghafūrun çok bağışlayandır غ ف ر
  27. رَّحِيمٌ raḥīmun çok esirgeyendir ر ح م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 4 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

14. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tûr 52:21

    وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

    İman edip, soyları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Enfâl 8:69

    فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Bakara 2:199

    ثُمَّ أَفِيضُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ ٱلنَّاسُ وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah'tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  • Mâide 5:34

    إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِن قَبْلِ أَن تَقْدِرُوا۟ عَلَيْهِمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Ancak onları yakalamadan önce tevbe edenler bunun dışındadır. Biliniz ki Allah, çokça bağışlayan ve merhamet edendir.

  • Mâide 5:39

    فَمَن تَابَ مِنۢ بَعْدِ ظُلْمِهِۦ وَأَصْلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Kim de zulüm işledikten sonra tevbe eder ve halini düzeltirse, Allah tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Bakara 2:182

    فَمَنْ خَافَ مِن مُّوصٍ جَنَفًا أَوْ إِثْمًا فَأَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Vasiyet edenin yanlış yada haksız bir paylaşım yapmasından endişe duyan kimse (tarafların) aralarını düzeltmesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

  • Tevbe 9:102

    وَءَاخَرُونَ ٱعْتَرَفُوا۟ بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا۟ عَمَلًا صَٰلِحًا وَءَاخَرَ سَيِّئًا عَسَى ٱللَّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    (Savaştan geri kalan) Diğer bir kısım da, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah, tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Hucurât Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

16 Ekim 2026 Cuma 5 جمادى الأولى 1448 هـ