İçeriğe geç

Hac Suresi 55. Ayet

سورة الحج، الآية ٥٥

22:55 17. cüz 34. hizb Mushaf’ta 338. sayfa Medeni sure

22:55 ayetinin metni

وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ ۝٥٥

Okunuşu

walā yazālu alladhīna kafarū fī mir'yatin min'hu ḥattā tatiyahumu l-sāʿatu baghtatan aw yatiyahum ʿadhābu yawmin ʿaqīmin

Meal

Kâfirler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur’an’dan bir şüphe içinde kalırlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hac Suresi’nin 55. ayeti (22:55) Medeni bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 338. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Hac Suresi 55. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

55. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah'a iman etmede küfre düşen ve rasûlünü yalanlayanlar Yüce Allah'ın sana indirdiği Kur'an hakkında şüphe içindedirler. Kıyamet günü yani içinde rahmet ve hayrın bulunmadığı günün azabı ansızın onlara gelene kadar bu hal üzere olmaya devam ederler. Kıyamet günü onlar için hayır ve rahmet yoktur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

55. Yüce Allah, kâfirlerin durumunu, onların inatlarını ve yüz çevirmelerini haber vermektedir: Ey Muhammed, kendilerine getirdiğin kitap hakkında şüphe içerisinde kalmaya devam edecekler ve bu hallerini “kıyamet kendilerine ansızın gelinceye dek yahut da kısır bir günün azabı kendilerine gelinceye kadar” sürdüreceklerdir ki o kısır günde kendileri hakkında hiçbir hayır olmayacaktır. Kıyamet günü yahut o kısır gün, kendilerine geleceği vakit kâfirler yalan söylediklerini bilecekler ve pişmanlığın kendilerine fayda sağlayamayacağı bir vakitte pişmanlık duyacaklardır. Her türlü hayırdan yana … Devamını oku

Hac Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hac suresinin 47-55. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 338. sayfası).

  • Zulmüne dalıp, devam etmesi için zalime istidrac olarak dünya malının verilmesi ilahi bir kanundur.
  • Yüce Allah, kitabını değişiklikten, tahrif ve şeytanın avanelerinin hilelerinden uzak tutarak korumuştur.
  • Nifak ve kalbin katılığı öldürücü iki hastalıktır.
  • İman ilmin semeresidir. Allah'ın emirlerine karşı boyun büküp huşulu olmak ise imanın semeresidir.

55. ayetin diğer mealleri

Kâfirler ise, kendilerine o saat, ansızın gelinceye veya hayır yönünden kısır bir günün azabı çatıncaya kadar ondan şüphe etmeye devam ederler.

İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar onun (Kur'an) hakkında hep şüphe içindedirler.

İnkâr edenler de, kendilerine ansızın kıyamet gelinceye veya akîm (kısır) bir günün azabı gelinceye kadar, Kur'ân'dan şüphe etmekte devam edip giderler.

55. ayet kelime kelime

  1. وَلَا walā ve
  2. يَزَالُ yazālu bitmez ز ي ل
  3. ٱلَّذِينَ alladhīna inkar edenlerin
  4. كَفَرُوا۟ kafarū ك ف ر
  5. فِى fī içinde (olmaları)
  6. مِرْيَةٍ mir'yatin kuşku م ر ي
  7. مِّنْهُ min'hu o(Kur'a)ndan
  8. حَتَّىٰ ḥattā kadar
  9. تَأْتِيَهُمُ tatiyahumu kendilerine gelinceye أ ت ي
  10. ٱلسَّاعَةُ l-sāʿatu o sa'at س و ع
  11. بَغْتَةً baghtatan ansızın ب غ ت
  12. أَوْ aw yahut
  13. يَأْتِيَهُمْ yatiyahum kendilerine gelinceye kadar أ ت ي
  14. عَذَابُ ʿadhābu azabı ع ذ ب
  15. يَوْمٍ yawmin günün ي و م
  16. عَقِيمٍ ʿaqīmin kısır (hayırsız) ع ق م

55. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fussilet 41:42

    لَّا يَأْتِيهِ ٱلْبَٰطِلُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهِۦ تَنزِيلٌ مِّنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ

    Önünden de, arkasından da batıl ona erişemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye lâyık olan Allah tarafından indirilmiştir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Burûc 85:19

    بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ

    Hayır, bu kâfir olanlar hâlâ yalanlamaktadırlar.

  • Ra’d 13:31

    وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emirler yalnız Allah’ındır. İman edenler bilmiyorlar mı ki, Allah dileseydi bütün insanlara hidayet ederdi. Allah’ın vaadi yerine gelinceye kadar devamlı olarak yaptıkları işler sebebiyle kâfirlere ya ansızın büyük bir bela gelecek veya o bela evlerinin yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, vaadinden asla dönmez.

Hac Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ