İçeriğe geç

Furkân Suresi 51. Ayet

سورة الفرقان، الآية ٥١

25:51 19. cüz 37. hizb Mushaf’ta 364. sayfa Mekki sure

25:51 ayetinin metni

وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ نَّذِيرًا ۝٥١

Okunuşu

walaw shi'nā labaʿathnā fī kulli qaryatin nadhīran

Meal

Eğer dileseydik her bir beldeye elbette bir uyarıcı gönderirdik.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Furkân Suresi’nin 51. ayeti (25:51) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 364. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Furkân Suresi 51. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

51. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Eğer dileseydik, Allah'ın azabından sakındırıp, korkutmak için her kasabaya bir resul gönderirdik. Ama biz bunu böyle dilemedik. Bilakis, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i bütün insanlara resul olarak gönderdik.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

51. Allah meşietinin dilediği şekilde geçerli olduğunu ve eğer dilemiş olsaydı her bir şehre mutlaka kendilerini uyarıp sakındıracak bir uyarıcı yani bir peygamber gönderebileceğini haber vermektedir. O, bunu yapamayacak değildir. Ama O’nun hikmeti ve -ey Muhammed- hem sana hem de kullara olan rahmeti, seni beyazlarıyla, siyahlarıyla, Arap olanlarıyla, olmayanlarıyla, insanlarıyla, cinleriyle onların hepsine bir peygamber olarak göndermeyi gerektirmiştir.

Furkân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Furkân suresinin 44-55. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 364. sayfası).

  • Kâfirler, Allah'a küfürleri sebebi ile hayvanlardan daha aşağı derecededirler.
  • Gölge, Yüce Allah'ın kudretine işaret eden büyük bir mucizedir.
  • Delil ve kesin kanıtları çeşitlendirmek başarılı bir eğitim metodudur.
  • Allah yolunda cihat etmenin çeşitlerinden birisi de Kur'an ile davet etmektir.

51. ayetin diğer mealleri

İsteseydik her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.

(Rasûlüm!) Şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.(Fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdik, seni bütün insanlığa peygamber olarak gönderdik.)

(Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.

51. ayet kelime kelime

  1. وَلَوْ walaw ve eğer
  2. شِئْنَا shi'nā biz dileseydik ش ي أ
  3. لَبَعَثْنَا labaʿathnā gönderirdik ب ع ث
  4. فِى fī her
  5. كُلِّ kulli ك ل ل
  6. قَرْيَةٍ qaryatin kente ق ر ي
  7. نَّذِيرًا nadhīran bir uyarıcı ن ذ ر

51. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:19

    قُلْ أَىُّ شَىْءٍ أَكْبَرُ شَهَٰدَةً قُلِ ٱللَّهُ شَهِيدٌۢ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِىَ إِلَىَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخْرَىٰ قُل لَّآ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ وَإِنَّنِى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

    De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “(İbadete layık) tek (hak) ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

  • Hûd 11:17

    أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ مِنَ ٱلْأَحْزَابِ فَٱلنَّارُ مَوْعِدُهُۥ فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Mûsâ 'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vadedilen yeri ateştir. O'ndan (Kitap) tan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.

  • En’âm 6:92

    وَهَٰذَا كِتَٰبٌ أَنزَلْنَٰهُ مُبَارَكٌ مُّصَدِّقُ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنذِرَ أُمَّ ٱلْقُرَىٰ وَمَنْ حَوْلَهَا وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَهُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

    İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona iman eder ve onlar namazlarına da devam ederler.

  • A’râf 7:158

    قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعًا ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِىِّ ٱلْأُمِّىِّ ٱلَّذِى يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ