(Rasûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Furkân Suresi’nin 20. ayeti (25:20) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 361. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Furkân Suresi 20. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
20. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Resul! Senden önceki bütün peygamberleri de ancak bir beşer (insan) olarak gönderdik. Onlar da yemek yerler ve çarşılarda dolaşırlardı. Bunu yapan ilk resul sen değilsin. Ey insanlar! Sizlerden bazınızı bazınıza zenginlik, fakirlik, sağlık ve hastalık vesilesiyle imtihan sebebi kıldık. (Bakalım) Siz, imtihan olunduğunuz şeylere sabredecek misiniz? (Eğer sabrederseniz) Allah, sizleri sabrınıza karşılık mükâfatlandıracaktır. Fakat Rabbin, sabreden kimseyi ve sabretmeyeni de, kendisine itaat eden kimseyi ve isyan edeni de hakkıyla görendir.
20. Daha sonra Yüce Allah, yalanlayanların az önce geçen sözlerine cevap olmak üzere şöyle buyurmaktadır: “Senden önce gönderdiğimiz bütün rasûller de mutlaka yemek yer ve çarşılarda dolaşırlardı.” Çünkü biz, onları yemek yemeyen bir ceset kılmadığımız gibi onlar melek de değillerdi. İşte senden önceki peygamberler örnek olarak sana yeter. Zenginlik ve fakirliğe gelince o, bir sınama aracıdır ve Yüce Allah’ın bunda bir hikmeti vardır. O nedenle Allah: “Biz bazınızı bazınıza imtihan sebebi kıldık” buyurmaktadır. Peygamber, kendilerine peygamber gönderilenler için bir imtihan aracıdır. Onunla … Devamını oku
Ayetlerde Allah'ın azabı ile korkutmak ve O'nun mükâfatına teşvik etmek bir arada zikredilmiştir.
Dünya malı Yüce Allah'ın zikrinin unutulmasına sebebiyet verebilir.
Peygamberlerin insan olarak gönderilmesi, insanların onlar ile olan karşılıklı ilişkilerinin kolay bir hale gelmesi adına Yüce Allah'ın bahşettiği bir nimettir.
İnsanlara verilen nimet ve belaların birbirinden farklı olması, Yüce Allah'ın kulları üzerinde olan ilahi bir imtihanı gereğidir.
20. ayetin diğer mealleri
Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerin hepsi de yemek yerlerdi ve çarşılarda yürürlerdi. Biz, sizin bir kısmınızı bir kısmınıza fitne/imtihan kıldık. Sabredecek misiniz? Rabbin, her şeyi görendir.
(Rasûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
(Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik. Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne (imtihan sebebi) kılmışızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere dua/ibadet edenden daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların dualarından/ibadetlerinden habersizdirler. …
Biz senden önce de, şehirler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
Onlara bir ayet geldiği zaman; “Allah’ın Rasûllerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Oysa Allah, peygamberliği kime vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu günahkârlara Allah katında bir küçüklük, yaptıkıları hilekârlıklar yüzünden de şiddetli bir azab isabet edecektir.