İşte söylediklerinizde sizi yalanladılar. Artık ne üzerinizdeki azabı def edebilirsiniz, ne de bir yardıma güç yetirirsiniz. Sizden kim zulmederse ona büyük bir azabı tattırırız.
Furkân Suresi’nin 19. ayeti (25:19) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 361. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Furkân Suresi 19. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
19. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey müşrikler! Allah'tan başka kendilerine ibadet ettiğiniz ve kendilerine davet ettiğiniz ilahlar, sizleri yalanlamıştır. Artık acizliğiniz sebebi ile ne azabınızı geri çevirmeye ve ne de bir yardım temin etmeye güç yetirebilirsiniz. Ey Müminler! Sizden kim Allah'a ortak koşmak ile zulmedecek olursa, az önce zikri geçenlere tattırdığımız gibi ona da büyük bir azap tattırırız.
19. Ortak koştukları varlıklar onlardan uzak olduklarını belirttikten sonra Yüce Allah inat edenleri azarlamak üzere şöyle buyuracaktır: “İşte (ibadet ettikleriniz) söylediklerinizde sizi yalanladılar.” Sizin iddianıza göre bunlar, size kendilerine ibadet etmenizi emretmiş, sizin yaptıklarınıza razı olmuş ve Rabbinizin huzurunda size şefaatçi olacaklarını söylemişlerdi. İşte şimdi bu iddianızı yalandılar ve size en büyük düşmanlardan oldular. O bakımdan sizin azaba uğramanız hak olmuştur. “Artık ne azabı” kendi gücünüzle yahut fidye vererek veya başka bir yolla “savabilirsiniz, ne de” … Devamını oku
Ayetlerde Allah'ın azabı ile korkutmak ve O'nun mükâfatına teşvik etmek bir arada zikredilmiştir.
Dünya malı Yüce Allah'ın zikrinin unutulmasına sebebiyet verebilir.
Peygamberlerin insan olarak gönderilmesi, insanların onlar ile olan karşılıklı ilişkilerinin kolay bir hale gelmesi adına Yüce Allah'ın bahşettiği bir nimettir.
İnsanlara verilen nimet ve belaların birbirinden farklı olması, Yüce Allah'ın kulları üzerinde olan ilahi bir imtihanı gereğidir.
19. ayetin diğer mealleri
İşte söyledikleriniz de sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı defetmeye de kendinize yardım etmeye de gücünüz yetmez. İçinizden zulmedenlere büyük bir azap tattıracağız!
(Bunun üzerine ötekilere hitaben şöyle denir:) İşte (taptıklarınız), söyledikleriniz de sizi yalancı çıkardılar. Artık ne (azabınızı) geri çevirebilir, ne de bir yardım temin edebilirsiniz. İçinizden (küfür ve şirkle) zulmedenlere büyük bir azap tattıracağız!
(Bunun üzerine ötekilere hitaben şöyle denilir.) İşte (taptıklarınız) sizi söylediklerinizde yalancı çıkardılar. Artık ne (azabınızı) geri çevirebilir, ne de bir yardıma çare bulabilirsiniz ve içinizden kim zulmederse, ona büyük bir azab tattıracağız.
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere dua/ibadet edenden daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların dualarından/ibadetlerinden habersizdirler. …