wayawma yaḥshuruhum wamā yaʿbudūna min dūni l-lahi fayaqūlu a-antum aḍlaltum ʿibādī hāulāi am hum ḍallū l-sabīla
Meal
O gün Rabbin, onları ve Allah’tan başka ibadet ettiklerini bir araya toplar ve şöyle der: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?"
Furkân Suresi’nin 17. ayeti (25:17) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 361. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Furkân Suresi 17. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
17. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah, yalanlayan o müşrikleri ve onların Allah'tan başka ibadet ettiklerini bir araya getirdiği gün o ibadet edilenlere bir azarlama olarak şöyle der: "Kullarıma, size ibadet etmelerini emrederek onları siz mi saptırdınız yoksa onlar kendileri mi saptılar?"
17. Allah, kıyamet gününde müşriklerin ve ortak koştukları varlıkların durumlarını, o varlıkların onlardan uzak olduklarını söyleyeceklerini ve müşriklerin yaptıklarının boşa gideceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “O gün O, onları” yani o yalanlayıcı müşrikleri “ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini haşredip bir araya toplayacak” ve kendilerine ibadet edilen varlıklara, ibadet edenler için bir azar olmak üzere şöyle buyuracaktır: “Benim bu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?” Siz, bunlara kendinize ibadet etmelerini emredip bu işi onlara güzel ve çekici mi gösterdiniz yoksa onlar kendiliklerinden mi bu işi yaptılar?
Ayetlerde Allah'ın azabı ile korkutmak ve O'nun mükâfatına teşvik etmek bir arada zikredilmiştir.
Dünya malı Yüce Allah'ın zikrinin unutulmasına sebebiyet verebilir.
Peygamberlerin insan olarak gönderilmesi, insanların onlar ile olan karşılıklı ilişkilerinin kolay bir hale gelmesi adına Yüce Allah'ın bahşettiği bir nimettir.
İnsanlara verilen nimet ve belaların birbirinden farklı olması, Yüce Allah'ın kulları üzerinde olan ilahi bir imtihanı gereğidir.
17. ayetin diğer mealleri
O gün Rabbin, onları ve Allah’tan başka ibadet ettiklerini bir araya toplar ve şöyle der: Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?
O gün Rabbin onları ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplar da, der ki: Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?
Hele o gün Rabbin onları Allah'tan başka taptıkları şeylerle toplar da, der ki: "Siz mi saptırdınız şu kullarımı, yoksa kendileri mi yolu kaybettiler?"
Allah, “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, “Beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?” dediğinde, “Münezzehsin sen, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söylediysem, mutlaka sen onu bilirsin. Sen bende olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilmem. Gerçekten gaipleri bilen sadece sensin” dedi. …