İçeriğe geç

Furkân Suresi 17. Ayet

سورة الفرقان، الآية ١٧

25:17 18. cüz 36. hizb Mushaf’ta 361. sayfa Mekki sure

25:17 ayetinin metni

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِى هَٰٓؤُلَآءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ ۝١٧

Okunuşu

wayawma yaḥshuruhum wamā yaʿbudūna min dūni l-lahi fayaqūlu a-antum aḍlaltum ʿibādī hāulāi am hum ḍallū l-sabīla

Meal

O gün Rabbin, onları ve Allah’tan başka ibadet ettiklerini bir araya toplar ve şöyle der: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?"

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Furkân Suresi’nin 17. ayeti (25:17) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 361. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Furkân Suresi 17. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah, yalanlayan o müşrikleri ve onların Allah'tan başka ibadet ettiklerini bir araya getirdiği gün o ibadet edilenlere bir azarlama olarak şöyle der: "Kullarıma, size ibadet etmelerini emrederek onları siz mi saptırdınız yoksa onlar kendileri mi saptılar?"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

17. Allah, kıyamet gününde müşriklerin ve ortak koştukları varlıkların durumlarını, o varlıkların onlardan uzak olduklarını söyleyeceklerini ve müşriklerin yaptıklarının boşa gideceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “O gün O, onları” yani o yalanlayıcı müşrikleri “ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini haşredip bir araya toplayacak” ve kendilerine ibadet edilen varlıklara, ibadet edenler için bir azar olmak üzere şöyle buyuracaktır: “Benim bu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?” Siz, bunlara kendinize ibadet etmelerini emredip bu işi onlara güzel ve çekici mi gösterdiniz yoksa onlar kendiliklerinden mi bu işi yaptılar?

Furkân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Furkân suresinin 12-20. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 361. sayfası).

  • Ayetlerde Allah'ın azabı ile korkutmak ve O'nun mükâfatına teşvik etmek bir arada zikredilmiştir.
  • Dünya malı Yüce Allah'ın zikrinin unutulmasına sebebiyet verebilir.
  • Peygamberlerin insan olarak gönderilmesi, insanların onlar ile olan karşılıklı ilişkilerinin kolay bir hale gelmesi adına Yüce Allah'ın bahşettiği bir nimettir.
  • İnsanlara verilen nimet ve belaların birbirinden farklı olması, Yüce Allah'ın kulları üzerinde olan ilahi bir imtihanı gereğidir.

17. ayetin diğer mealleri

O gün Rabbin, onları ve Allah’tan başka ibadet ettiklerini bir araya toplar ve şöyle der: Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?

O gün Rabbin onları ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplar da, der ki: Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?

Hele o gün Rabbin onları Allah'tan başka taptıkları şeylerle toplar da, der ki: "Siz mi saptırdınız şu kullarımı, yoksa kendileri mi yolu kaybettiler?"

17. ayet kelime kelime

  1. وَيَوْمَ wayawma ve gün ي و م
  2. يَحْشُرُهُمْ yaḥshuruhum onları toplayacağı ح ش ر
  3. وَمَا wamā şeyleri
  4. يَعْبُدُونَ yaʿbudūna taptıkları ع ب د
  5. مِن min başka
  6. دُونِ dūni د و ن
  7. ٱللَّهِ l-lahi Allah'tan
  8. فَيَقُولُ fayaqūlu der ki ق و ل
  9. ءَأَنتُمْ a-antum siz mi?
  10. أَضْلَلْتُمْ aḍlaltum saptırdınız ض ل ل
  11. عِبَادِى ʿibādī kullarımı ع ب د
  12. هَٰٓؤُلَآءِ hāulāi bu
  13. أَمْ am yoksa
  14. هُمْ hum kendileri (mi)
  15. ضَلُّوا۟ ḍallū sapıttılar ض ل ل
  16. ٱلسَّبِيلَ l-sabīla yolu س ب ل

17. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sâffât 37:62–70

    أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ …

    (Nimet olarak) Bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? …

  • Mâide 5:116–117

    وَإِذْ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ءَأَنتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ ٱتَّخِذُونِى وَأُمِّىَ إِلَٰهَيْنِ مِن دُونِ ٱللَّهِ قَالَ سُبْحَٰنَكَ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أَقُولَ مَا لَيْسَ لِى بِحَقٍّ إِن كُنتُ قُلْتُهُۥ فَقَدْ عَلِمْتَهُۥ تَعْلَمُ مَا فِى نَفْسِى وَلَآ أَعْلَمُ مَا فِى نَفْسِكَ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ …

    Allah, “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, “Beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?” dediğinde, “Münezzehsin sen, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söylediysem, mutlaka sen onu bilirsin. Sen bende olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilmem. Gerçekten gaipleri bilen sadece sensin” dedi. …

  • Sebe’ 34:40–41

    وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ أَهَٰٓؤُلَآءِ إِيَّاكُمْ كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ …

    O gün onların hepsini biraraya toplar sonra meleklere: "Bunlar size mi tapıyorlardı?" der. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Meryem 19:49

    فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Ya'kûb ’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

Furkân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ