İçeriğe geç

Fetih Suresi 25. Ayet

سورة الفتح، الآية ٢٥

48:25 26. cüz 52. hizb Mushaf’ta 514. sayfa Medeni sure

48:25 ayetinin metni

هُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَٱلْهَدْىَ مَعْكُوفًا أَن يَبْلُغَ مَحِلَّهُۥ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُّؤْمِنُونَ وَنِسَآءٌ مُّؤْمِنَٰتٌ لَّمْ تَعْلَمُوهُمْ أَن تَطَـُٔوهُمْ فَتُصِيبَكُم مِّنْهُم مَّعَرَّةٌۢ بِغَيْرِ عِلْمٍ لِّيُدْخِلَ ٱللَّهُ فِى رَحْمَتِهِۦ مَن يَشَآءُ لَوْ تَزَيَّلُوا۟ لَعَذَّبْنَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا ۝٢٥

Okunuşu

humu alladhīna kafarū waṣaddūkum ʿani l-masjidi l-ḥarāmi wal-hadya maʿkūfan an yablugha maḥillahu walawlā rijālun mu'minūna wanisāon mu'minātun lam taʿlamūhum an taṭaūhum fatuṣībakum min'hum maʿarratun bighayri ʿil'min liyud'khila l-lahu fī raḥmatihi man yashāu law tazayyalū laʿadhabnā alladhīna kafarū min'hum ʿadhāban alīman

Meal

Onlar, sizin Kâbe’yi ziyaret etmenize ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasına engel olan kâfirlerdir. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız iman etmiş erkeklerle iman etmiş kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir vebal gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer (Müminler) seçilip ayrılmış olsalardı elbette kâfirleri elem verici bir azaba çarptırırdık.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Fetih Suresi’nin 25. ayeti (48:25) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 514. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Fetih Suresi 25. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

25. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Onlar Allah'ı ve resulünü inkâr eden, sizleri Mescid-i Haram'dan alıkoyan ve kurbanların kurban edilme yerleri olan Harem bölgesine ulaşmasına engel olan kâfirlerdir. Sizlerin kendilerini tanıyamadığınız için kâfirlerle birlikte öldürülme ihtimali olan Mümin erkek ve Mümin kadınlar olmasaydı Allah, sizin Mekke'yi (savaşarak) fethetmenize izin verirdi. Şayet onlarla savaşsaydınız tanımadığınız Müminleri öldürmeniz sebebi ile siz günaha girmiş olurdunuz ve sizlerin diyet vermesi gerekirdi. Allah, Mekke'deki Mümin kullarından dilediklerine rahmet etmek için böyle yapmıştır. Eğer kâfirler Mekke'de Mümin olanlardan ayırt edilmiş olsalardı, Allah'ı ve resulünü inkâr edenleri elemli bir azaba çarptırırdık.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

25. Daha sonra Yüce Allah, müminlerin müşriklerle savaşma gayretlerini uyandıran hususları söz konusu etmektedir. Şöyle ki müşrikler Allah’ı ve Rasûlünü inkâr etmiş, Allah Rasûlünü ve onunla birlikte olan mü’minleri hac ve umre yapmak sureti ile Kabe’yi tazim ziyaretinden alıkoymuşlardı. Onlar aynı şekilde “bekletilen kurbanlıkları da yerlerine varmaktan alıkoyan kimselerdir.” Kurbanların varmaları gereken yer ise umre esnasında götürülen hediye kurbanlıkların Mekke’de kesildikleri muayyen yerdir. İşte müşrikler, haksızlık ve zalimlik ederek bu kurbanların yerlerine varmalarını engellediler … Devamını oku

Fetih Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Fetih suresinin 24-28. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 514. sayfası).

  • Yüce Allah'ın yolundan alıkoymak, sahibinin çok acıklı bir azabı hak ettiği büyük bir günahtır.
  • Yüce Allah'ın, kullarının yararına olan şeyleri onların sınırlı ilimlerinin üstünde bilip düzenlemesi beyan edilmiştir.
  • Din bağını soy yahut cahiliye taassubu ile değiştirmekten sakındırılmıştır.
  • İslam dininin zuhur etmesi ve üstün gelmesi gerçekleşecek olan ilahi bir kanun ve ilahi bir vaattir.

25. ayetin diğer mealleri

Onlar; küfre sapanlar ve sizi Mescid-i Haram'dan ve kurbanları yerlerine ulaşmasından alıkoyanlardır. Eğer (Mekke'de) kendilerini henüz tanımadığınız mümin erkeklerle mümin kadınları bilmeyerek çiğnemeniz sebebiyle vebal/kusur dokunacak olmasaydı (Allah sizi onların üzerine salardı). Dilediklerine rahmetine sokmak için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar (kendilerini müşriklerden) ayrılmış olsalardı elbette onlardan (Mekkeli'lerden) kâfir olanları elemli bir azaba çarptırırdık.

Onlar, inkâr eden ve sizin Mescidi Haram'ı ziyaretinizi ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasını menedenlerdir. Eğer (Mekke'de) kendilerini henüz tanımadığınız mümin erkeklerle mümin kadınları bilmeyerek çiğnemeniz sebebiyle üzüntüye kapılmanız ihtimali olmasaydı (Allah savaşı önlemezdi). Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar birbirinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan inkâr edenleri elemli bir azaba çarptırırdık.

Onlar inkâr eden ve sizin Mescid-i Haram'ı ziyaretinizi ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasını men edenlerdir. Eğer kendilerini henüz tanımadığınız mümin erkeklerle, mümin kadınları bilmeyerek ezmek suretiyle bir vebalin altında kalmanız ihtimali olmasaydı, Allah savaşı önlemezdi. Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar birbirinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan inkâr edenleri elemli bir azaba çarptırırdık.

25. ayet kelime kelime

  1. هُمُ humu onlar
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerdir
  3. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(lerdir)
  4. وَصَدُّوكُمْ waṣaddūkum ve size engel olanlardır
  5. عَنِ ʿani Mescid-i-dan
  6. ٱلْمَسْجِدِ l-masjidi Mescid-i
  7. ٱلْحَرَامِ l-ḥarāmi
  8. وَٱلْهَدْىَ wal-hadya ve kurbanlardan
  9. مَعْكُوفًا maʿkūfan bekletilen
  10. أَن an varmasına
  11. يَبْلُغَ yablugha
  12. مَحِلَّهُۥ maḥillahu yerlerine
  13. وَلَوْلَا walawlā eğer olmasaydı
  14. رِجَالٌ rijālun erkekler
  15. مُّؤْمِنُونَ mu'minūna inanmış
  16. وَنِسَآءٌ wanisāon ve kadınlar
  17. مُّؤْمِنَٰتٌ mu'minātun inanmış
  18. لَّمْ lam bilmeyerek
  19. تَعْلَمُوهُمْ taʿlamūhum
  20. أَن an tepelediğiniz
  21. تَطَـُٔوهُمْ taṭaūhum
  22. فَتُصِيبَكُم fatuṣībakum isabet edecek (olmasaydı)
  23. مِّنْهُم min'hum onlardan
  24. مَّعَرَّةٌۢ maʿarratun bir eziyet
  25. بِغَيْرِ bighayri olmadan
  26. عِلْمٍ ʿil'min bilginiz
  27. لِّيُدْخِلَ liyud'khila ki soksun
  28. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  29. فِى fī rahmetine
  30. رَحْمَتِهِۦ raḥmatihi
  31. مَن man kimseyi
  32. يَشَآءُ yashāu dilediği
  33. لَوْ law şayet
  34. تَزَيَّلُوا۟ tazayyalū ayrılmış olsalardı
  35. لَعَذَّبْنَا laʿadhabnā elbette azab ederdik
  36. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseleri
  37. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(leri)
  38. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  39. عَذَابًا ʿadhāban bir azabla
  40. أَلِيمًا alīman acıklı

25. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sâffât 37:35

    إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ

    Çünkü onlar, kendilerine; "Allah’tan başka (hak) ilah yoktur." denildiği zaman büyüklenirlerdi.

  • Fetih 48:26

    إِذْ جَعَلَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَأَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ ٱلتَّقْوَىٰ وَكَانُوٓا۟ أَحَقَّ بِهَا وَأَهْلَهَا وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    Zira kâfirler, kalplerine taassubu/bağnazlığı, (hem de) cahiliye bağnazlığını yerleştirmişlerdi. Allah da Rasûlüne ve Müminlere sükûnet ve güvenini indirdi, onları takva sözüne (kelime-i tevhide) bağlı kıldı. Zaten onlar buna layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilendir.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ