Fetih Suresi’nin 23. ayeti (48:23) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 513. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fetih Suresi 23. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
23. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Müminlerin galip gelmesi ve kâfirlerin hezimete uğraması her zaman ve her yerde sabittir. Yalanlayan bu kimselerden daha önce gelip geçmiş olan ümmetler hakkında Allah'ın sünnetidir (kanunudur). -Ey Peygamber!- Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.
23. İşte bu, Yüce Allah’ın geçmiş ümmetler hakkında da uygulayageldiği bir sünnetidir/kanunudur. Galip gelecek olanlar Allah’ın ordusudur. “Sen Allah’ın sünnetinde/kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın.”
Kur'an'ın -İslamî fetihler gibi- daha sonra gerçekleşecek olan gaybî şeylerden haber vermesi Kur'an-ı Kerim'in Allah katından olduğunun kesin delilidir.
Şeri hükümler yumuşaklık ve kolaylık üzerine gerçekleştirilir.
Rıdvan biatinin mükâfatlarından kimi (bu dünyada) çabuk bir şekilde verilmiş, kimi ise ahirette verilmek üzere ertelenmiştir.
Hakkın ve hak ehlinin batıla ve batıl ehline karşı üstün gelmesi ilahi bir sünnettir (kanundur).
23. ayetin diğer mealleri
(Bu,) Allah'ın öteden beri süregelen sünnetidir. Sen Allah'ın sünnetinde kesinlikle hiç bir değişiklik bulamazsın.
Allah'ın, ötedenberi süregelen kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
Allah'ın öteden beri gelen kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
23. ayet kelime kelime
سُنَّةَsunnatasünnetidir (yasasadır)
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
ٱلَّتِىallatīöyle ki
قَدْqadsüregelir
خَلَتْkhalat
مِنminötedenberi
قَبْلُqablu
وَلَنwalanve asla
تَجِدَtajidabulamazsın
لِسُنَّةِlisunnatiyasasında
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
تَبْدِيلًاtabdīlanbir değişme
23. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ama bizim azabımızı gördüklerinde iman etmeleri kendilerine fayda vermedi. Bu Allah’ın kulları hakkında geçerli olagelen sünnetidir (adetidir) ve kâfirler işte burada hüsrana uğradı.