İçeriğe geç

Fetih Suresi 10. Ayet

سورة الفتح، الآية ١٠

48:10 26. cüz 51. hizb Mushaf’ta 512. sayfa Medeni sure

48:10 ayetinin metni

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّهَ يَدُ ٱللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِمَا عَٰهَدَ عَلَيْهُ ٱللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا ۝١٠

Okunuşu

inna alladhīna yubāyiʿūnaka innamā yubāyiʿūna l-laha yadu l-lahi fawqa aydīhim faman nakatha fa-innamā yankuthu ʿalā nafsihi waman awfā bimā ʿāhada ʿalayhu l-laha fasayu'tīhi ajran ʿaẓīman

Meal

Muhakkak ki sana bey’at edenler ancak Allah’a bey’at etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözün gereğini yerine getirirse ona (Allah) büyük bir ecir verecektir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Fetih Suresi’nin 10. ayeti (48:10) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 512. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Fetih Suresi 10. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Muhakkak ki Rıdvan Biati'nde Mekke ehli olan müşriklere karşı savaşacaklarına dair sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Çünkü onlara müşriklerle savaşmalarını emreden Allah Teâlâ'dır. Allah, onlara yaptıklarının mükâfatını verecektir. Biatte Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. O, onların her şeyinden haberdardır. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kim biatini ve ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Bu, Allah'a hiçbir zarar vermez. Kim de Allah'ın dinine yardım edeceğine dair Allah ile olan ahdine vefa gösterirse; Yüce Allah, ona büyük bir mükâfat verecektir ki o mükâfat Cennet'tir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

10. Yüce Allah’ın burada işaret ettiği biat, ashab-ı kiramın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, yanından kaçıp onu terk etmemek üzere söz verdikleri Rıdvân Biatidir. Bu özel bir anlaşma olup onun bir şartı şöyle idi: Sayıca az kalsalar da kaçmanın caiz olduğu bir halde bulunsanlar da yine de kaçmayacaklar. “Şüphe yok ki sana biat edenler” gerçekte “ancak Allah’a biat etmiş olurlar.” Anlaşmayı O’nunla yapmış olurlar. Öyle ki bu, o kadar ağır bir anlaşmadır ki bundan dolayı “Allah’ın eli onların elleri üstündedir.” Sanki onlar, Allah’a biat etmiş, bu biat esnasında O’nunla el ele vererek … Devamını oku

Fetih Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Fetih suresinin 10-15. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 512. sayfası).

  • Rıdvan biatinin Allah katındaki yeri çok büyüktür ve o biate katılan kimseler yeryüzündeki en hayırlı insanlardandır.
  • Allah hakkında kötü zanda bulunmak, masiyete/günaha düşmenin sebeplerindendir ve bu günah inkâra kadar gidebilir.
  • Zayıf iman sahibi kimseler, zorluk anında çok azdır. Böyle kimseler bir menfaat anında ise birden kalabalık olurlar.

10. ayetin diğer mealleri

Sana be’yat edenler, ancak Allah’a bey’at etmişlerdir. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdinden dönerse kendi aleyhinedir. Kim de verdiği söze bağlı kalırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.

Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.

Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.

10. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. يُبَايِعُونَكَ yubāyiʿūnaka sana bi'at eden(ler)
  4. إِنَّمَا innamā gerçekte
  5. يُبَايِعُونَ yubāyiʿūna bi'at etmektedirler
  6. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  7. يَدُ yadu eli
  8. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  9. فَوْقَ fawqa üzerindedir
  10. أَيْدِيهِمْ aydīhim onların ellerinin
  11. فَمَن faman o halde kim
  12. نَّكَثَ nakatha ahdini bozarsa
  13. فَإِنَّمَا fa-innamā şüphesiz
  14. يَنكُثُ yankuthu bozmuş olur
  15. عَلَىٰ ʿalā aleyhine
  16. نَفْسِهِۦ nafsihi kendi
  17. وَمَنْ waman ve kim
  18. أَوْفَىٰ awfā tutarsa
  19. بِمَا bimā verdiği sözü
  20. عَٰهَدَ ʿāhada
  21. عَلَيْهُ ʿalayhu O'na
  22. ٱللَّهَ l-laha Allah
  23. فَسَيُؤْتِيهِ fasayu'tīhi ona verecektir
  24. أَجْرًا ajran bir mükafat
  25. عَظِيمًا ʿaẓīman büyük

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

10. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:80

    مَّن يُطِعِ ٱلرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ ٱللَّهَ وَمَن تَوَلَّىٰ فَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا

    Kim, peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onların başına bir bekçi olarak göndermedik.

  • Tevbe 9:111

    إِنَّ ٱللَّهَ ٱشْتَرَىٰ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَٰلَهُم بِأَنَّ لَهُمُ ٱلْجَنَّةَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَٱلْإِنجِيلِ وَٱلْقُرْءَانِ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِعَهْدِهِۦ مِنَ ٱللَّهِ فَٱسْتَبْشِرُوا۟ بِبَيْعِكُمُ ٱلَّذِى بَايَعْتُم بِهِۦ وَذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Allah, Müminlerden canlarını ve mallarını Cennet karşılığında satın almıştır. (Onlar) Allah yolunda savaşarak öldürürler ve öldürülürler. Bu, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerinde hak bir vaaddir. Verdiği sözü Allah’tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse O’nunla yaptığınız alışverişe sevinin. İşte en büyük kazanç budur.

  • Fetih 48:24

    وَهُوَ ٱلَّذِى كَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ عَنْهُم بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنۢ بَعْدِ أَنْ أَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا

    Sizi onlara karşı zafere ulaştırdıktan sonra, Mekke’nin içinde (Hudeybiye'de) onların ellerini sizden, sizin elinizi de onlardan çeken O’dur. Allah, bütün işlediğiniz amelleri hakkıyla görendir.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ