Sonra bu kitaba, kullarımızdan seçtiğimizi mirasçı kılarız. Onlardan (insanlardan) kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazilet budur.
Fâtır Suresi’nin 32. ayeti (35:32) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 438. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fâtır Suresi 32. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
32. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sonra Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, diğer ümmetlerin üzerinde seçmiş olduğumuz ümmetine Kur'an'ı verdik. Onlardan kimi haramları işleyip vacipleri terk ederek kendilerine zulmeder. Kimileri vacipleri yapıp haramlardan uzaklaşmanın yanında; bazı müstehapları terk edip bazı mekruhları işlemek suretiyle ortadadır. Kimileri ise Allah'ın izni ile hayırlı amellerde yarışır. Bu; vaciplerin ve müstehapların yerine getirilmesi, haramların ve mekruhların terk edilmesi ile olur. Burada zikredilen -bu ümmetin seçkin kılınması ve kendilerine Kur'an'ın gönderilmesi- hiçbir faziletin ve ihsanın kendisine yakınlaşamayacağı şekilde Allah'tan büyük bir ihsandır.
32. “Sonra Kitabı seçtiğimiz kullarımıza” bunlar bu ümmettir “miras verdik. Bununla beraber onlardan kimisi” küfürden daha aşağı mertebede bulunan masiyetlerle “nefsine zulmeder. Kimisi orta yol üzeredir.” Sadece farzları yapar ve haramları da terk eder. “Kimisi de Allah’ın izni ile hayırlarda yarışıp öne geçer.” Hayır işlemekte elini çabuk tutar ve gayretle çalışır. Böylelikle diğerlerini geride bırakır. Bu ise farzların yanı sıra nafileleri çokça işleyen, haramların yanı sıra mekruhları da terk eden kimsedir. Bütün bunları Yüce Allah, bu Kitabı miras almaları için seçmiştir. Mertebeleri … Devamını oku
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümetinin diğer ümmetlere olan üstünlüğü beyan edilmiştir.
Müminlerin imanlarının dünyada ve ahirette derece bakımından birbirlerinden farklı ve üstün olduğu beyan edilmiştir.
Vakit (zaman) emanettir ve vakti muhafaza etmek gerekir. Kim vakti zayi edecek olursa, pişmanlığın fayda vermeyeceği zaman pişman olur.
Yüce Allah'ın ilmi, her şeyi kuşatmıştır.
32. ayetin diğer mealleri
Sonra bu kitaba, kullarımızdan seçtiğimizi mirasçı kılarız. Onlardan kendine zulmeden var, muktesıd/orta giden var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçenler vardır. İşte en büyük fazilet budur.
Sonra Kitab'ı, kullarımız arasından seçtiklerimize verdik. Onlardan (insanlardan) kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazilet budur.
Sonra biz o kitabı kullarımızdan süzüp seçtiklerimize miras bıraktık. Onlardan da nefislerine zulmeden var, orta yolu tutan var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçenler var. İşte bu büyük lütuftur.
32. ayet kelime kelime
ثُمَّthummasonra
أَوْرَثْنَاawrathnāmiras verdik
ٱلْكِتَٰبَl-kitābaKitabı
ٱلَّذِينَalladhīnaseçtiklerimize
ٱصْطَفَيْنَاiṣ'ṭafaynā
مِنْmin(arasın)dan
عِبَادِنَاʿibādinākullarımız
فَمِنْهُمْfamin'humonlardan kimi
ظَالِمٌẓālimunzulmedendir
لِّنَفْسِهِۦlinafsihinefsine
وَمِنْهُمwamin'humve kimi
مُّقْتَصِدٌmuq'taṣidunorta gidendir
وَمِنْهُمْwamin'humve kimi de
سَابِقٌۢsābiqunöne geçendir
بِٱلْخَيْرَٰتِbil-khayrātihayırlarda
بِإِذْنِbi-idh'niizniyle
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
ذَٰلِكَdhālikaişte budur
هُوَhuwaO
ٱلْفَضْلُl-faḍlulutuf
ٱلْكَبِيرُl-kabīrubüyük
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 5 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz sorguya çekileceklerdir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
O başlarına geldiği zaman, kazandıkları yüzünden zalimlerin korku içinde olduklarını görürsün. İman edip salih amel yapanlar ise Cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında ne isterlerse vardır. İşte büyük lütuf budur.