35:20 ayetinin metni
وَلَا ٱلظُّلُمَٰتُ وَلَا ٱلنُّورُ ٢٠
Okunuşu
walā l-ẓulumātu walā l-nūru
Meal
Ve karanlık ile aydınlık da bir değildir.
سورة فاطر، الآية ٢٠
وَلَا ٱلظُّلُمَٰتُ وَلَا ٱلنُّورُ ٢٠
walā l-ẓulumātu walā l-nūru
Ve karanlık ile aydınlık da bir değildir.
Fâtır Suresi’nin 20. ayeti (35:20) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 437. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Karanlıklar ile aydınlığın bir olmadığı gibi küfür ile iman da bir değildir.
19-23. Yüce Allah, zıt şeylerin ilâhî hikmette ve kullarına tevdi etmiş olduğu fıtratta birbirine eşit olamayacağını bildirmektedir: “Kör ile gören bir olmaz, karanlıkla aydınlık ve gölge ile sıcak da. Dirilerle ölüler de bir olmaz.” Bu hususta en ufak bir şüphe dahi söz konusu değildir. Sizce de kabul edildiği üzere sözü edilen bu hususlar, şüphesiz birbirine eşit olamazlar. Aynı şekilde şunu da bilin ki manevî olarak birbirine zıt olan şeylerin birbirine eşit olmaması öncelikle söz konusudur. O bakımdan mü’min ile kâfir, hidâyet bulan ile sapık olan, alim ile cahil, cennetlikler ile … Devamını oku
Fâtır suresinin 19-30. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 437. sayfası).
Karanlıklarla aydınlık...
Karanlıkla aydınlık,
Ne de karanlıklar ile aydınlık,
أَوَمَن كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَٰهُ وَجَعَلْنَا لَهُۥ نُورًا يَمْشِى بِهِۦ فِى ٱلنَّاسِ كَمَن مَّثَلُهُۥ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِّنْهَا كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَٰفِرِينَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Ölü iken (imanla) kendisini dirilttiğimiz, insanlar arasında ona yürümesi için nur verdiğimiz kimse, içinden çıkamayacağı karanlıklarda kalan kimse gibi midir? Kâfirlere yaptıkları işler böyle süslü gösterilmiştir.
مَثَلُ ٱلْفَرِيقَيْنِ كَٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْأَصَمِّ وَٱلْبَصِيرِ وَٱلسَّمِيعِ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًا أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hâlâ düşünmez misiniz?
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ …
Simsiyah bir duman gölgesinde. …