İçeriğe geç

Enfâl Suresi 47. Ayet

سورة الأنفال، الآية ٤٧

8:47 10. cüz 19. hizb Mushaf’ta 183. sayfa Medeni sure

8:47 ayetinin metni

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ ۝٤٧

Okunuşu

walā takūnū ka-alladhīna kharajū min diyārihim baṭaran wariāa l-nāsi wayaṣuddūna ʿan sabīli l-lahi wal-lahu bimā yaʿmalūna muḥīṭun

Meal

Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Enfâl Suresi’nin 47. ayeti (8:47) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 183. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Enfâl Suresi 47. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

47. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Mekke'den kibirlenerek ve insanlara gösteriş yaparak çıkan, insanları Allah'ın dininden ve Allah'ın dinine girmekten alıkoyan müşrikler gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna karşılık olarak onları cezalandıracaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

47. Siz, Rabbinize saygı ile itaatte bulunun ve O’nun önünde kalpten boyun eğin de “Yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve (insanları) Allah yolundan alıkoyan kimseler gibi olmayın.” Yani bu kimselerin yurtlarından çıkış maksadı işte budur. Onları yurtlarından çıkmaya iten sebep, kibir ve şımarıklıktır, insanlar kendilerini görsün ve insanlara karşı övünüp dursunlar diye böyle yaparlar. Onların bu çıkışlarının en büyük maksadı ise Allah’ın yolunu izlemek isteyen kimseleri o yoldan alıkoymaktır. “Allah yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.” Bundan dolayı Yüce Allah … Devamını oku

Enfâl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Enfâl suresinin 46-52. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 183. sayfası).

  • Şımarıklık; insanın şahsiyetinin (karakterinin) bozulmasına sebebiyet veren tehlikeli bir hastalıktır. Bu özelliğe sahip kimsenin şahsiyetinin bozulmasını hızlandırır.
  • Sabır, bir kimsenin zorluklara ve musibetlere karşı dayanmasına yardımcı olur. Sabırda ilahi bir fayda vardır. Bu fayda; emirlerini yerine getirmek hususunda sabreden kimseye Allah'ın yardım etmesidir ki bu, hayatta müşahede ettiğimiz şeylerdendir.
  • Çekişmek ve ayrılığa düşmek; ümmetin bölünmesinin sebeplerinden, hezimete uğramanın, geri çekilmenin, kuvvetin, yardımın ve devletin gitmesinin alametlerindendir.
  • İman; iman sahibi kimsenin muazzam orduların (cesaret edip) giremeyeceği büyük işlere girmesini gerekli kılar.

47. ayetin diğer mealleri

Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın! Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

    Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (kâfirler) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Çalım atarak ve halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

47. ayet kelime kelime

  1. وَلَا walā olmayın
  2. تَكُونُوا۟ takūnū ك و ن
  3. كَٱلَّذِينَ ka-alladhīna gibi
  4. خَرَجُوا۟ kharajū çıkan خ ر ج
  5. مِن min yurtlarından
  6. دِيَٰرِهِم diyārihim د و ر
  7. بَطَرًا baṭaran çalım satarak ب ط ر
  8. وَرِئَآءَ wariāa ve gösteriş yaparak ر أ ي
  9. ٱلنَّاسِ l-nāsi insanlara أ ن س
  10. وَيَصُدُّونَ wayaṣuddūna ve men'edenler ص د د
  11. عَن ʿan yolundan
  12. سَبِيلِ sabīli س ب ل
  13. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  14. وَٱللَّهُ wal-lahu ve Allah
  15. بِمَا bimā onların bütün yaptıklarını
  16. يَعْمَلُونَ yaʿmalūna ع م ل
  17. مُحِيطٌ muḥīṭun kuşatmıştı ح و ط

47. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:120

    يَعِدُهُمْ وَيُمَنِّيهِمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا

    Şeytan onlara vaadeder ve onları kuruntuya düşürür. Halbuki, şeytan onlara bir aldatmadan başka bir şey vaadetmez.

  • Haşr 59:16

    كَمَثَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِذْ قَالَ لِلْإِنسَٰنِ ٱكْفُرْ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    (Münafıklar) tıpkı Şeytan gibidirler. Hani o insana: "Küfret!" der. İnsan da küfredince: "Ben senden uzağım, ben âlemlerin Rabbinden korkarım!" der.

  • İbrâhîm 14:22

    وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    "İş hükme bağlanıp bitince şeytan der ki: “Doğrusu Allah, size gerçek olan sözü vaat etti, ben de size vaatte bulundum, ama sözümden caydım. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu; yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben sizi kurtarıcı değilim, siz de beni kurtarıcı değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Şüphesiz zalimlere acıklı bir azap vardır."

  • A’râf 7:123

    قَالَ فِرْعَوْنُ ءَامَنتُم بِهِۦ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّ هَٰذَا لَمَكْرٌ مَّكَرْتُمُوهُ فِى ٱلْمَدِينَةِ لِتُخْرِجُوا۟ مِنْهَآ أَهْلَهَا فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

    Firavun, onlara şöyle dedi: "Ben size izin vermeden önce, ona iman mı ettiniz? Bu kesin bir tuzaktır. Halkı şehirden çıkarmak için, bu tuzağı kurdunuz. Artık yakında bileceksiniz."

  • Tâhâ 20:71

    قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ

    (Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Demek ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizi hurma dalına asacağım. O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve kalıcı imiş."

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • İbrâhîm 14:3

    ٱلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    Onlar, o kimselerdir ki, dünya hayatını ahiret üzerine tercih edip severler; Allah yolundan alıkoyarlar ve onun eğriliğini isterler. İşte bunlar, hakdan çok uzak bir sapıklık içindedirler.

  • Tevbe 9:34

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلْأَحْبَارِ وَٱلرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ أَمْوَٰلَ ٱلنَّاسِ بِٱلْبَٰطِلِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ يَكْنِزُونَ ٱلذَّهَبَ وَٱلْفِضَّةَ وَلَا يُنفِقُونَهَا فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    Ey İman edenler! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksız olarak yerler ve Allah’ın yolundan alıkorlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlara acıklı bir azap ile müjdele!

  • Hac 22:25

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    Muhakkak kâfirlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve de orada zulüm ile haktan sapmak isteyenlere, elim bir azaptan tattırırız.

Enfâl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

18 Ekim 2026 Pazar 7 جمادى الأولى 1448 هـ