Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
Enbiyâ Suresi’nin 90. ayeti (21:90) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 329. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Enbiyâ Suresi 90. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
90. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Onun duasına icabet ettik ve ona erkek çocuk olarak Yahya'yı verdik. Hanımını elverişli kıldık. Hanımı doğurgan değilken onu doğurgan kıldık. Zekeriya, hanımı ve oğlu hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlardı. Bizim katımızdakini ümit ederek bize dua eder ve katımızdaki azaptan da korkarlardı. Bize karşı itaat eden kimselerdi.
90. “Biz duasını kabul edip ona” daha önce kendisine Allah’ın kimseyi adaş kılmadığı o şerefli peygamber olan “Yahya’yı bağışladık, zevcesini de onun için saliha/elverişli kıldık.” Daha önceleri kısır iken çocuk doğuramaz halde iken, Allah onu peygamberi Zekeriya için hamile olmaya elverişli hale getirdi. Bu ise kişinin salih bir arkadaşının bulunmasının, oturup kalktığı kişinin salih olmasının faydalarındandır. Bu salih kişinin bereketi arkadaşına da ulaşır. Böylelikle Yahya, bu anne-babanın salih bir meyvesi olmuştu. üce Allah, bu peygamber ve rasûllerin her birisini tek başına zikrettikten … Devamını oku
Yüce Allah'a sığınmak sıkıntıların giderilmesi için bir vesiledir.
İnsanın, öldükten sonra arkasında salih bir evlat kalmasını istemesi faziletli bir davranıştır.
Günahı ikrar etmek, Allah'a muhtaç olduğu hissinde olmak, halini O'na şikayet etmek ve bolluk zamanında Allah'a itaat etmek, dualara icabet edilmesinin ve sıkıntıların giderilmesinin sebeplerindendir.
90. ayetin diğer mealleri
Onun duasını kabul etmiş ve ona Yahya’yı bağışlamış, eşini de (doğum yapabilmeye) elverişli bir hale getirmiştik. Onlar, hayırlarda yarışıyorlar, korku ve ümit ile bize dua ediyorlardı. Bize karşı son derece huşû içinde olurlardı.
Onun da duasını kabul etmiştik. Ona Yahya'yı vermiş, eşini de kendisi için ıslâh etmiştik. Hayırlı iş yapmakta biribirleriyle yarışırlar, (rahmetimizi) ümid ederek ve (azabımızdan da) korkarak bize duâ ederlerdi. Bize karşı son derece saygılı idiler.
Biz de duasını kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya'yı ihsan ettik. Ve eşini (doğum yapmaya) elverişli hale getirdik. Doğrusu onlar iyiliklerde yarışıyorlar, umarak ve korkarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı derin saygı duyuyorlardı.
«Bir kimse cuma günü cünüplükten temizleniyormuş gibi boy abdesti aldıktan sonra erkenden cuma namazına giderse bir deve kurban etmiş gibi sevap kazanır. İkinci saatte giderse bir inek, üçüncü saatte giderse boynuzlu bir koç kurban etmiş gibi sevap kazanır. Dördüncü saatte giderse bir tavuk…