Karanın ve denizin karanlıklarında kendileriyle doğru yolu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O’dur. Şüphesiz biz, bilen bir topluluk için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
En’âm Suresi’nin 97. ayeti (6:97) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 140. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 97. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
97. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Âdemoğlu!- Deniz ve karada yolculuk ettiğiniz zaman yolunuzu kaybettiğinizde kendileri ile yolunuzu bulmanız için Allah -Subhânehu ve Teâlâ- gökteki yıldızları yaratmıştır. Kudretimize delalet eden apaçık delilleri açıkladık ki, bu topluluk apaçık delilleri düşünüp ibret alıp onlardan istifade etsinler.
97. “Karanın ve denizin karanlıklarında kendileri ile doğru yolu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O’dur.” İzleyeceğiniz yollar konusunda şüpheye düşüp işin içinden çıkamadığınız vakit insanlara maslahatlarında, ticaretlerinde ve yolculuklarında ihtiyaç duyacakları yolları göstermek üzere Yüce Allah yıldızları yaratmıştır. Bu yıldızlardan kimisi her zaman görülür ve yerinden hareket etmez. Kimisi de sürekli olarak hareket eder ve hareketi de bu konuda bilgi sahibi olanlar tarafından bilinir ki onlar bu yolla da yönleri ve vakitleri tayin ederler. Bu âyet-i kerime ve benzerleri … Devamını oku
Yaratma ve rızıklandırma (Nebatatın yaratılması, yetişip büyümesi, şekil ve hacim yönünden değişmesi ve yağmurun yağması) ve hareket delili (Gökte bulunan cisimlerin hareket etmesi, intizam içinde yörüngelerindeki seyri ve tam olarak uyum içerisinde olmaları) açık ve net olarak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın rububiyette ve uluhiyette birliğine ve tek başına hak ettiğine şahitlik etmektedir.
Müşriklerin cinlere ibadet etmesindeki sapıklıkları ve akıllarının ne kadar kıt olduğu beyan edilmektedir.
97. ayetin diğer mealleri
Bu, Aziz ve Alim olanın takdiridir. Karaların ve denizlerin karanlıklarında kendileriyle yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O’dur. Ayetleri bilen bir toplum için genişçe açıklamışızdır.
O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık.
Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur. Şüphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık.
97. ayet kelime kelime
وَهُوَwahuwave O'dur
ٱلَّذِىalladhīkimse
جَعَلَjaʿalayaratan
لَكُمُlakumusizin için
ٱلنُّجُومَl-nujūmayıldızları
لِتَهْتَدُوا۟litahtadūyol bulasınız diye
بِهَاbihāonlarla
فِىfīkaranlıklarında
ظُلُمَٰتِẓulumāti
ٱلْبَرِّl-barikaranın
وَٱلْبَحْرِwal-baḥrive denizin
قَدْqadgerçekten
فَصَّلْنَاfaṣṣalnābiz genişçe açıkladık
ٱلْـَٔايَٰتِl-āyātiayetleri
لِقَوْمٍliqawminbir toplum için
يَعْلَمُونَyaʿlamūnabilen
97. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa karanın ve denizin karanlıkları içinde size yol gösteren, rüzgârları rahmetinin öncesinde müjdeleyici olarak gönderen mi? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Ne kadar da az düşünüyorsunuz. Allah, sizin şirk koştuklarınızdan çok münezzehtir.