İçeriğe geç

En’âm Suresi 95. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٩٥

6:95 7. cüz 14. hizb Mushaf’ta 140. sayfa Mekki sure

6:95 ayetinin metni

إِنَّ ٱللَّهَ فَالِقُ ٱلْحَبِّ وَٱلنَّوَىٰ يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ ٱلْمَيِّتِ مِنَ ٱلْحَىِّ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ ۝٩٥

Okunuşu

inna l-laha fāliqu l-ḥabi wal-nawā yukh'riju l-ḥaya mina l-mayiti wamukh'riju l-mayiti mina l-ḥayi dhālikumu l-lahu fa-annā tu'fakūna

Meal

Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran Allah’tır. İşte Allah budur! O halde (haktan) nasıl dönersiniz?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 95. ayeti (6:95) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 140. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 95. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

95. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz Allah, tek başına taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren ve ondan ekini çıkarandır. Çekirdeği çatlatıp hurma, üzüm ve benzeri ağaçları çıkarandır. Diriyi ölüden çıkaran; insanı vesair hayvanları meniden, spermden yaratandır. Ölüyü de diriden çıkaran, spermi insandan ve yumurtayı tavuktan çıkarandır. Bunların hepsini yapan sizi yaratan Allah'tır. -Ey Müşrikler!- Örneksiz yaratmasını ve harika yoktan var edişini görmenize rağmen nasıl olur da haktan yüz çeviriyorsunuz?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

95. Yüce Allah kemali, egemenliğinin büyüklüğü, iktidarının gücü, rahmetinin genişliği, kereminin kapsamı, yarattıklarına inâyet ve lütfunun büyüklüğünden haber vererek: “Şüphesiz Allah taneyi ve çekirdeği çatlatıp yarandır” buyurmaktadır. Bu, insanların doğrudan ektikleri tohum ve çekirdekleri de Allah’ın çöllerde ve ıssız yerlerde saçtığı taneler gibi kendiliğinden oluşan tohum ve çekirdekleri de kapsar. Yüce Allah türleri, şekilleri ve faydaları farklı olan her türlü ekin ve bitkilerin tohumlarını çatlatıp yarar. Aynı şekilde hurma, meyve ve buna benzer ağaçların çekirdeklerini de çatlatıp … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 95-101. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 140. sayfası).

  • Yaratma ve rızıklandırma (Nebatatın yaratılması, yetişip büyümesi, şekil ve hacim yönünden değişmesi ve yağmurun yağması) ve hareket delili (Gökte bulunan cisimlerin hareket etmesi, intizam içinde yörüngelerindeki seyri ve tam olarak uyum içerisinde olmaları) açık ve net olarak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın rububiyette ve uluhiyette birliğine ve tek başına hak ettiğine şahitlik etmektedir.
  • Müşriklerin cinlere ibadet etmesindeki sapıklıkları ve akıllarının ne kadar kıt olduğu beyan edilmektedir.

95. ayetin diğer mealleri

Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran Allah’tır. İşte Allah budur! O halde (haktan) nasıl dönersiniz?

Oysa, Allah, tanenin ve çekirdeğin yaratıcısıdır. Ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur; o halde nasıl olup da (haktan ve O'nun ibadetinden) yüz çeviriyorsunuz?

Şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkaran O'dur. İşte Allah budur. O halde nasıl yüz çevirirsiniz?

95. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. ٱللَّهَ l-laha Allah'tır
  3. فَالِقُ fāliqu yaran ف ل ق
  4. ٱلْحَبِّ l-ḥabi daneyi ح ب ب
  5. وَٱلنَّوَىٰ wal-nawā ve çekirdeği ن و ي
  6. يُخْرِجُ yukh'riju çıkarır خ ر ج
  7. ٱلْحَىَّ l-ḥaya diriyi ح ي ي
  8. مِنَ mina ölüden
  9. ٱلْمَيِّتِ l-mayiti م و ت
  10. وَمُخْرِجُ wamukh'riju ve çıkarır خ ر ج
  11. ٱلْمَيِّتِ l-mayiti ölüyü م و ت
  12. مِنَ mina diriden
  13. ٱلْحَىِّ l-ḥayi ح ي ي
  14. ذَٰلِكُمُ dhālikumu işte budur
  15. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  16. فَأَنَّىٰ fa-annā o halde nasıl
  17. تُؤْفَكُونَ tu'fakūna çevriliyorsunuz أ ف ك

95. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yâsîn 36:33–36

    وَءَايَةٌ لَّهُمُ ٱلْأَرْضُ ٱلْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَٰهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ …

    Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler. …

  • A’râf 7:54

    إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ يَطْلُبُهُۥ حَثِيثًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتٍۭ بِأَمْرِهِۦٓ أَلَا لَهُ ٱلْخَلْقُ وَٱلْأَمْرُ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Şüphesiz gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Rabbiniz Allah, sonrasında arşın üstüne yükselmiştir. Birbirlerini durmadan takip eden geceyi gündüze bürüyüp örter. Güneş, Ay ve yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiştir. Dikkat edin! Yaratma da, emir de yalnızca O'na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!

  • Duhâ 93:1–2

    وَٱلضُّحَىٰ …

    Kuşluk vaktine andolsun. …

  • Leyl 92:1–2

    وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ …

    (Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun. …

  • Şems 91:3–4

    وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا …

    Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Rûm 30:19

    يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَيُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

    Allah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de (mezarlarınızdan) işte böyle çıkarılacaksınız.

  • Yûnus 10:31

    قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ أَمَّن يَمْلِكُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَمَن يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَمَن يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ فَسَيَقُولُونَ ٱللَّهُ فَقُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    De ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?” Onlar, “Allah'tır!” diyecekler. O halde “O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ