İçeriğe geç

En’âm Suresi 79. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٧٩

6:79 7. cüz 14. hizb Mushaf’ta 137. sayfa Mekki sure

6:79 ayetinin metni

إِنِّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذِى فَطَرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ حَنِيفًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ ۝٧٩

Okunuşu

innī wajjahtu wajhiya lilladhī faṭara l-samāwāti wal-arḍa ḥanīfan wamā anā mina l-mush'rikīna

Meal

“Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a şirk koşanlardan değilim.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 79. ayeti (6:79) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 137. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 79. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

79. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ben daha önce benzersiz bir şekilde gökleri ve yeri yaratana dinimi halis kıldım, şirkten halis tevhide meylettim ve O'nunla beraber başkalarına ibadet eden müşriklerden de değilim.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

79. “Şüphesiz ki ben yüzümü hanif olarak gökleri ve yeri yaratana çevirdim.” Yani yalnızca Allah’a yöneldim, O’nun dışındaki bütün uydurma ortaklardan yüz çevirdim. “Ve ben müşriklerden değilim.” Böylelikle İbrahim şirkten uzak olduğunu ilan etmiş, tevhide bağlılığını açıklamış, buna dair de gerekli delilleri ortaya koymuş oluyordu. Bu âyet-i kerimelerin tefsiri ile ilgili en doğru açıklama burada aktardıklarımızdır. Yani burada İbrahim’in, kavmi ile tartışması ve bu gök cisimleri ile diğerlerinin uluhiyetlerinin batıl olduklarını açıklaması söz konusu edilmektedir. Kıssanın İbrahim’in çocukluğunda düşünüp incelemesi ile ilgili olduğunu söyleyenlerin bu kanaatlerini doğrulayacak bir delilleri yoktur.

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 74-81. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 137. sayfası).

  • Yaratılmış mahlukata bakarak rububiyete delil getirmek Kur'anî bir metottur.
  • Açık akli deliller Allah'ın rububiyetine ulaştırır.

79. ayetin diğer mealleri

Ben, hanif olarak, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Allah’a yönelttim. Ben, asla müşriklerden değilim, demişti.

  Ben hanîf olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.

"Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilim".

79. ayet kelime kelime

  1. إِنِّى innī şüphesiz ben
  2. وَجَّهْتُ wajjahtu çevirdim و ج ه
  3. وَجْهِىَ wajhiya yüzümü و ج ه
  4. لِلَّذِى lilladhī yoktan var edene
  5. فَطَرَ faṭara ف ط ر
  6. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti gökleri س م و
  7. وَٱلْأَرْضَ wal-arḍa ve yeri أ ر ض
  8. حَنِيفًا ḥanīfan tamamen ح ن ف
  9. وَمَآ wamā ve artık değilim
  10. أَنَا۠ anā ben
  11. مِنَ mina ortak koşanlardan
  12. ٱلْمُشْرِكِينَ l-mush'rikīna ش ر ك

79. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nahl 16:120–123

    إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ …

    Gerçekten İbrahim başlı başına bir ümmetti. Allah’a itaatkârdı, hanifdi, o müşriklerden olmamıştır. …

  • A’râf 7:54

    إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ يَطْلُبُهُۥ حَثِيثًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتٍۭ بِأَمْرِهِۦٓ أَلَا لَهُ ٱلْخَلْقُ وَٱلْأَمْرُ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Şüphesiz gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Rabbiniz Allah, sonrasında arşın üstüne yükselmiştir. Birbirlerini durmadan takip eden geceyi gündüze bürüyüp örter. Güneş, Ay ve yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiştir. Dikkat edin! Yaratma da, emir de yalnızca O'na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!

  • Enbiyâ 21:51–52

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَآ إِبْرَٰهِيمَ رُشْدَهُۥ مِن قَبْلُ وَكُنَّا بِهِۦ عَٰلِمِينَ …

    Andolsun, daha önce de İbrahim’e rüşdünü/doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk. …

  • En’âm 6:161

    قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    De ki: “Hiç şüphesiz Rabbim, beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakta duran bir dine, hanîf olan İbrahim’in dinine iletti. O, müşriklerden olmadı.”

  • Rûm 30:30

    فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtratına dosdoğru çevir. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  • A’râf 7:172

    وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِنۢ بَنِىٓ ءَادَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا۟ بَلَىٰ شَهِدْنَآ أَن تَقُولُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَٰذَا غَٰفِلِينَ

    Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da: “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü: “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Yûsuf 12:108

    قُلْ هَٰذِهِۦ سَبِيلِىٓ أَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ عَلَىٰ بَصِيرَةٍ أَنَا۠ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِى وَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    De ki: Bu, benim yolumdur, ben ve bana uyanlar basiretle Allah’a davet ederiz. Allah’ı tenzih ederim. Ben müşriklerden değilim.

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ