De ki: Söyleyin bana! Allah, kulaklarınızı ve gözlerinizi alsa, kalplerinizi de mühürlese, Allah’tan başka onu size geri getirecek ilâh kimdir? Ayetleri nasıl açıkladığımıza bir bak, sonra da onlar nasıl yüz çeviriyorlar.
En’âm Suresi’nin 46. ayeti (6:46) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 133. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 46. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
46. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Haydi bana söyleyin bakalım! Şayet Allah, duymanızı alarak kulaklarınızı sağır etse ve görmenizi alarak gözlerinizi kör etse ve kalplerinizi de mühürleyip hiçbir şey anlamasanız; bu kaybettiklerinizi hangi hak mabud size tekrar geri verebilir? -Ey Resul!- Dikkatle bak, onlara nasıl değişik değişik deliller getiriyoruz? Sonra onlar bu delillerden yüz çeviriyorlar!
46. Yüce Allah, her şeyi yaratıp idare edenin yalnızca kendisi olduğunu bildirip vahdaniyet ve uluhiyetin de yalnız O’na has olduğunu haber vererek şöyle buyurmaktadır: “De ki: “Söyleyin bakalım: Eğer Allah sizin kulaklarınızı ve gözlerini alsa, kalplerinize mühür vursa” ve böylelikle siz sağır ve kör olsanız, aklınız da hiçbir şeye ermeyecek olsa, “Allah’tan başka onları size geri verecek ilah kimdir?” Bunları Allah’tan başka size geri verecek kimse olmadığına göre niye onunla birlikte -Allah’ın dilemesi müstesna- hiçbir şeye güç yetiremeyen varlıklara/kimselere ibadet ediyorsunuz? İşte bu … Devamını oku
Peygamber beşerdir, rububiyet vasıflarından hiçbirine sahip değildir. Peygamberlerin vazifesi tebliğ etmektir. Kâinatta herhangi bir tasarruf hakkına sahip değillerdir. Gaybı da bilmezler. Rızkın hazinelerine de malik değillerdir.
Hakka davet edenin kendisine tabi olanlara özellikle de haktan başka gayesi olmayan fakirlere önem vererek kendisine yakınlaştırması ve kâfirleri razı etmek için onları uzaklaştırmaya rıza göstermemesi gerekir.
Ayet, günün başında ve sonunda yapılan ibadetlerin önemine işarette bulunmuştur.
46. ayetin diğer mealleri
De ki: Söyleyin bana; Allah, kulaklarınızı ve gözlerinizi alsa, kalplerinizi de mühürlese, Allah’tan başka onu size geri getirecek ilâh kimdir? Ayetleri nasıl açıkladığımıza bir bak, sonra da onlar nasıl yüz çeviriyorlar.
(Ey Muhammed! Onlara) de ki: Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alsa, kalplerinize de mühür vursa, Allah'tan başka onu size geri getirecek ilâh kimdir?" Bak, delilleri (Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık ilah olmadığına dair) nasıl açıklıyoruz? Böyle olduğu halde, onlar yine de yüz çeviriyorlar.
De ki: "Söyleyin bakalım, eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan başka onları size getirecek tanrı kimdir?". Dikkat et, âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz, sonra da onlar yüz çeviriyorlar?
De ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?” Onlar, “Allah'tır!” diyecekler. O halde “O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
De ki: "Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?"
De ki: "Allah, kıyamet gününe kadar gündüzü üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka, size dinleneceğiniz bir geceyi getirecek ilah kimdir? Hâlâ görmüyor musunuz?"
De ki: "Üzerinizden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi gruplara ayırarak kiminizin şiddetini kiminize (savaş ve fitne ile) tattırmaya kadîr olan O’dur. (ibret alıp) anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl açıkladığımıza bir bak!"