En’âm Suresi’nin 132. ayeti (6:132) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 145. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 132. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
132. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Onlardan her birinin yaptıkları amellerine göre dereceleri vardır. Salih amel işleyenlerin sevabının eşit olmadığı gibi, kötülüğün çoğuyla azı da, birisine uyanla kendisine uyulan da birbirine eşit değildir. Rabbin onların yapmakta olduklarından habersiz değildir. Bilakis onlardan haberdardır. Yapmış oldukları hiçbir şey ona gizli kalmaz. Yaptıkları amellerine göre onların karşılıklarını verecektir.
132. Onlardan “herkesin, işlediklerine göre” amellerine uygun bir şekilde “dereceleri vardır.” Onlar arasından kötülüğü az olan bir kimse kötülüğü çok olan gibi olmayacaktır. Kötülükte başkasına uyan kimse kendisine uyulan gibi, yönetilen bir kimse yöneten gibi olmayacaktır. Nitekim mükâfaat ve cennet ehli de -her ne kadar kurtuluş, kazanç ve cennete girme konusunda ortak olsalar da- aralarında Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği derecede farklılıklar olacaktır. Bununla birlikte hepsi de Mevlâlarının kendilerine verdiklerinden hoşnut olacak, O’nun yaptığı ihsanları yeterli bulacak ve … Devamını oku
Kulların, günah ve ibadet olan amellerindeki mertebelerinin farklı olması, onların ceza ve sevap derecelerin de farklı mertebelerde olmalarını gerektirmiştir.
Şeytana uymak fıtrattan şaşmayı gerektirir. Hatta bu durum öyle bir hal alır ki, kişi evlatlarını öldürmek, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya putları eşdeğer tutmak gibi çirkin şeyleri hoş görmeye başlar.
132. ayetin diğer mealleri
Herkesin derecesi ameline göredir. Rabbin yaptıkları şeylerden gafil değildir.
Herkesin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
Hidayet yoluna giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, rasûl göndermedikçe azap etmeyiz.
Neredeyse Cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara; “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar. …
Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arasının kesildiği bir dönemde; “Bize, müjdeci ve uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye, size gerçekleri açıkça anlatan Rasûlümüz geldi. O, müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah’ın her şeye gücü yeter.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Göklerin ve yerin gaybı yalnız Allah’a mahsustur. Bütün işler O’na döndürülür. Öyle ise sadece O’na ibadet et ve O’na tevekkül edip, güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla gafil değildir.