En’âm Suresi’nin 104. ayeti (6:104) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 141. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 104. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
104. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey insanlar!- Kesinlikle size Rabbinizden apaçık delil ve hüccetler gelmiştir. Her kim bunları idrak edip hakkı anlarsa, faydası kendi lehine döner, kim de kör olup idrak etmez ve itaat etmezse onun zararı yalnız kendisinedir. Ben sizin amellerinizin hesabını tutan başınızda bir gözetleyici değilim. Ancak ben Rabbim tarafından gönderilmiş bir elçiyim. Sizin gözeticiniz olan O'dur.
104. Yüce Allah, istenen ve maksat olarak gözetilen bütün alanlarda hakka delil olan apaçık âyetleri ve delilleri beyan ettikten sonra kullarının dikkatini bunlara çekmekte, hidâyet bulmalarının da bunun aksi durumu seçmelerinin de kendi ellerinde olduğunu haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Doğrusu size Rabbinizden basiretler” yani hakkı açıkça ortaya koyan, onu kalpler için gözler önündeki güneş gibi apaçık bir hale getiren âyetler gelmiştir. Bu apaçık oluş, âyetlerin ihtiva ettiği lafızların fesahati, açıklığı, netliği, bu lafızların üstün ve yüce manalara ve değerli gerçeklere mutabık … Devamını oku
Cebriye akidesinin temellendirdiği zulümden Yüce Allah tenzih edilmiş ve kulların küfür ve şirklerinin onların kendi tercihleri ile meydana geldiği beyan edilmiştir.
Hiçbir peygamber kendi katından veya dilediği zaman mucize getirmeye güç yetiremez. Bilakis bu iş, Allah Teâlâ-'ya ait bir husustur. Yalnızca O'nun gücü buna yeter. O, hikmeti ile bu mucizelerin çeşidini ortaya çıkaracağı vakti tayin edendir.
Müşriklerin ilahlarına sövmek daha büyük bir mefsedeye yol açmaması için yasaklanmıştır. O da Cenab-ı Rabbu'l Alemin'e haddi aşarak sövmemeleri içindir.
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kul ile hidayetinin arasına girerek engel olabilir. Kul, küfrü tercih ettiğinden dolayı Allah kalbini ve sağduyusunu itaatten başka bir tarafa çevirir.
104. ayetin diğer mealleri
Size Rabbinizden apaçık deliller gelmiştir. Kim bunları görürse kendisi içindir. Kim de körlük ederse aleyhinedir. Yoksa ben, sizin üzerinizde bir gözetici değilim.
Size Rabbinizden basiretler (apaçık deliller) gelmiştir; her kim bunlarla (hakkı) görürse, kendi lehine, kim de kör olur görmezse, kendi aleyhinedir; yoksa ben üzerinize bekçi değilim.
Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körlük ederse zararı kendisinedir. Ben sizin bekçiniz değilim!
(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Şüphesiz Allah Latîf'tir/en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”
Hidayet yoluna giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, rasûl göndermedikçe azap etmeyiz.
Acaba onlar kendileri ile akledecekleri kalplerinin, kendileri ile işitecekleri kulaklarının olması için yeryüzünde neden gezip dolaşmazlar? Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler kör olur.
Kâfirler dediler ki: “Bu ancak onun uydurduğu bir yalandır. Ona başka bir topluluk da bunun için yardım etmiştir.” Muhakkak onlar zulmettiler, asılsız bir iddiada bulundular. …
Allah, bir sivrisineği ve onun üzerinde bir şeyi örnek vermekten haya etmez. İman edenler, onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler, ama kâfirler; "Allah bu misalle ne demek istiyor?" derler. Allah, bu misalle birçoklarını dalalette bırakır, birçoklarını da hidayete erdirir. Onunla ancak fasıkları saptırır.
Allah, Şeytan'ın attığı o vesveseyi kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseler için bir fitne kılmıştır. Muhakkak zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.