O; ümmîlere içlerinden kendilerine ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
Cuma Suresi’nin 2. ayeti (62:2) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 553. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Cuma Suresi 2. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
2. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
O (Allah); Arapların içine kendileri gibi okuyup, yazamayan bir elçi gönderendir. O peygamber, onlara Allah'ın kendilerine indirilen ayetlerini okur; onları, küfürden ve kötü ahlaklardan temizler ve onlara Kur'an ve sünneti öğretir. Onlar, o peygamberin kendilerine gönderilmesinden önce apaçık haktan sapmış şekilde ve sapıklık üzere idiler. Putlara tapıyorlar, haksız yere kan döküyorlar ve akrabalık bağlarını koparıyorlardı.
2. “Ümmîlere kendi içlerinden… bir Peygamber gönderen O’dur.” Ümmîlerden kasıt, ilâhi Kitapları olmayan, risaletten yana ellerinde bir miras bulunmayan, gerek Araplardan gerek Arap olmayanlar arasından Kitap ehli olmayan kimseler demektir. Yüce Allah, onlara öyle büyük bir lütuf ve ihsanda bulunmuştur ki bu, başkalarına olan lütuf ve ihsanından daha büyüktür. Çünkü onlar, ilim ve hayırdan yoksun ve apaçık bir sapıklık içindeydiler. Putlara, ağaçlara, taşlara tapıyorlardı Yırtıcı hayvanlar gibi davranıyorlar, güçlüleri güçsüzlerini yiyip bitiriyordu. Peygamberlerin getirdiği bilgileri … Devamını oku
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in genel olarak insanlığa ve özel olarak da Araplar'a olan büyük ihsanı ve iyiliği beyan edilmiştir ki, onlar cehalet ve zarar içindeydiler.
Hidayet, tek olan Allah'ın ihsanındandır. Hidayet ancak O'ndan istenir ve O'na taatte bulunup, itaat edilerek elde edilir.
Yahudilerin Allah'ın dostları olduklarına dair iddiaları yalanlanmış ve eğer iddialarında doğru iseler onlardan ölümü temenni etmeleri istenerek kendilerine meydan okunmuştur. Çünkü seven kimse sevdiğine özlem duyar (ve ona kavuşmak ister).
2. ayetin diğer mealleri
Ümmiler içinde, onlara ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten, kendilerinden birini rasûl olarak gönderen O’dur. Onlar daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
Çünkü ümmîlere içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.
O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah'ın âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderdi. Oysa onlar, önceden apaçık bir sapıklık içinde idiler.
De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”
De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “(İbadete layık) tek (hak) ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Mûsâ 'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vadedilen yeri ateştir. O'ndan (Kitap) tan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Andolsun Allah, Müminlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
Rabbimiz! İçlerinden senin ayetlerini onlara okuyan, kitap ve hikmeti öğreten ve onları (şirkten) arındıran bir rasûl gönder. Şüphesiz Aziz ve Hakim olan ancak sensin.