İsrailoğulları "Ateş bize sayılı bir kaç günden başka dokunmayacaktır" derler. Onlara: "Allah katından bir söz mü aldınız? Eğer, öyle ise Allah sözünden dönmez; yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?" de.
Bakara Suresi’nin 80. ayeti (2:80) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 12. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 80. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
80. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Kibir ve yalan ile-: Ateş bize dokunmayacak ve bir kaç sayılı gün dışında ona girmeyeceğiz dediler. -Ey Peygamber- bunlara de ki: Allah'dan bu husus hakkında kesin bir söz mü aldınız? Eğer böyle ise; şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez. Yoksa siz -bilmediğiniz halde-yalan ve sahtekârlıkla- Allah adına mı konuşuyorsunuz?
80. “Onlar bir de “Sayılı bir kaç gün dışında bize asla ateş dokunmaz” dediler” Yüce Allah önce onların çirkin işlerini söz konusu etmiş, daha sonra -buna rağmen- kendilerini övüp temize çıkardıklarını, Allah’ın azabından kurtulacaklarına ve onun mükâfatını elde edeceklerine dair kendileri lehlerine tanıklık ettiklerini ve “sayılı bir kaç gün” yani parmakla sayılabilecek kadar pek az günün dışında ateş azabının kendilerine dokunmayacağını söylediklerini, böylelikle hem kötülükleri hem de Allah’ın azabından yana kendilerini güvende hissetme yanlışını bir araya topladıklarını zikretmektedir … Devamını oku
Bazı ehlikitap Allah'ın indirdiği ilmi (bildiğini) iddia etmektedir. Hakikatte Allah'ın indirdiği ilimden bihaberdir. Ancak o bildikleri şey cehalet ve kuruntudan başka bir şey değildir.
En büyük günahı işleyen kimselerden birisi de Allah Teâlâ ve resulü adına yalan uyduran kimsedir. Onlardan olmayan bir şeyi onlara nispet eder.
Allah Teâlâ'nın Yahudilerden aldığı sözlerin büyüklüğü ve bunu ısrarla pekiştirip, vurgulamış olması. Bütün bunlara rağmen onlar ise bundan yüz çevirip, verdikleri sözü terk ettiler.
80. ayetin diğer mealleri
Ateş bize sayılı bir kaç günden başka dokunmayacaktır, derler. Onlara: Allah katından bir söz mü aldınız? Eğer, öyle ise Allah sözünden dönmez; yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz? de.
( İsrâiloğulları: )Sayılı birkaç gün dışında, bize asla ateş dokunmayacaktır, dediler. (Onlara) De ki : Siz Allah katından bir söz mü aldınız, zira Allah sözünden caymaz, yoksa Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?
Bir de dediler ki: "Bize sayılı birkaç günden başka asla ateş azabı dokunmaz". De ki; "Siz Allah'dan bir ahit mi aldınız? Böyle ise Allah sözünden dönmez. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Bu, (haktan yüz çeviriş) onların: "Sayılı günlerden başka bize, asla ateş dokunmayacak" demeleri yüzündendir. Ve uydura geldikleri yalanlar, dinlerinde kendilerini aldatmıştır.
Onlar, çirkin bir iş yaptıkları zaman: “Biz, atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bunu bize emretti.” derler. Onlara de ki: “Allah, asla kötülüğü emretmez. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
De ki: “Rabbim ancak hayasızlıkları, onların açık olanını, gizli olanını; günahı, haksızca yapılan taşkınlıkları, hakkında hiçbir delil indirmemiş olduğu halde Allah’a şirk koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”