A’râf Suresi’nin 62. ayeti (7:62) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 158. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 62. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
62. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sizlere, Yüce Allah’ın bana vahyettiği dini tebliğ ediyor, O'nun emirlerini yerine getirmeye davet ediyorum. Sevap olan amellere teşvik ediyor, yasaklarını işlemenizden ve cezayı hak ettiren amellerden korkutuyorum. Böylece sizler için hayır istiyorum. Ben, Allah’ın bana vahiy yoluyla öğrettiği sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.
61. Onların bu tepkilerine karşılık Nuh aleyhisselâm kendisine itaat ederler ümidi ile onlara oldukça nazik ve yumuşak bir şekilde cevap verip “Dedi ki: Ey kavmim, bende hiçbir sapıklık yoktur.” Ben hiçbir şekilde, hiçbir hususta sapmış değilim. Aksine ben hidâyete çağıran ve hidâyet üzere olan birisiyim. Hatta onun hidâyeti tıpkı kardeşleri olan “ulu’l-azm” rasûllerin hidâyeti türünden, hidâyet türlerinin en yücesi ve en mükemmeli idi. Bu da tam ve kamil risalet hidâyetidir. Bundan dolayı onlara şöyle demiştir: “Aksine ben, âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” Yani sizin … Devamını oku
İyi topraklar, hayat kaynağı olan vahyin üzerine indiği iyi kalplere benzer. Nasıl ki yağmur hayat kaynağı ise bu da böyledir. Muhakkak iyi kalpler vahiy geldiği zaman onu kabul eder, onu öğrenir, köklerinin ve dallarının temizliğine göre yeşerir. İyi olmayan kalplerde ise bunun tam tersidir.
Peygamberler ve nebiler, bütün mahlukata karşı annelerinden ve babalarından daha fazla şefkatlidirler.
Fıtratı bozulmamış kimselerin kalplerini kazanmak ve insanlara bir kolaylık olması için her peygamberi kendi kavminden ve onların dilinde göndermek Allah’ın sünnetindendir.
Hakkı kabul etmeyerek karşı gelen, âlimlere ve nasihat edenlere karşı büyüklenen, isyankâr her şeytana canı gönülden bağlananlar aklı en kıt olan kimselerdir.
62. ayetin diğer mealleri
Size, Rabbimin gönderdiklerini bildiriyor ve nasihat ediyorum. Ben, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.
Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah'tan (gelen vahiy ile) biliyorum.
"Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum."
62. ayet kelime kelime
أُبَلِّغُكُمْuballighukumsize duyuruyorum
رِسَٰلَٰتِrisālātimesajlarını
رَبِّىrabbīRabbimin
وَأَنصَحُwa-anṣaḥuve öğüt veriyorum
لَكُمْlakumsize
وَأَعْلَمُwa-aʿlamuve biliyorum
مِنَminatarafından
ٱللَّهِl-lahiAllah
مَاmāşeyleri
لَاlāsizin bilmediğiniz
تَعْلَمُونَtaʿlamūna
62. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Müjdeci gelip gömleği Ya'kûb’un yüzüne bırakınca gözleri açılıverdi. Ya'kûb, “Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?” dedi.
İsrailoğulları "Ateş bize sayılı bir kaç günden başka dokunmayacaktır" derler. Onlara: "Allah katından bir söz mü aldınız? Eğer, öyle ise Allah sözünden dönmez; yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?" de.
O topluluğu aramada/takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz (yaralanıp) acı duyuyorsanız onlar da sizin hissettiğiniz gibi acı duyuyor. Onların ümit etmediği şeyi (sevap ve zaferi) siz Allah Teâlâ'dan ümit edersiniz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Onlar, çirkin bir iş yaptıkları zaman: “Biz, atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bunu bize emretti.” derler. Onlara de ki: “Allah, asla kötülüğü emretmez. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”