Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı (Tevrat'ı) bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.
Bakara Suresi’nin 78. ayeti (2:78) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 12. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 78. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
78. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yahudilerden bir grup sadece Tevrat'ı okumayı biliyordu. Ancak onun delalet ettiği manaları anlamıyorlardı. Onların sahip oldukları tek şey atalarından öğrendikleri yalanlardı. Bu öğrendikleri yalanları da Allah'ın indirdiği Tevrat'tan zannedip, biliyorlardı.
78. “Onların arasında” yani kitab ehlinin içinde “ümmiler de vardır ki” yani ilim ehlinden olmayan avam kimseler de vardır. “onlar birtakım kuruntular dışında Kitab’ın ne olduğunu bilmezler ve yalnızca zanna uyarlar.” Yani onlar, Allah’ın Kitab’ından onu okumanın dışında hiçbir nasibi olmayan ve kendilerinden öncekilerin -ki onlar kendi durumlarını hakkıyla biliyorlardı- yanında bulunanlardan haberleri olmayan kimselerdir. Bunların sahip oldukları, birtakım zanlardan ve aralarındaki ilim ehlini taklit etmekten ibarettir. Yüce Allah bu âyet-i kerimelerde onların ilim adamlarını, avamlarını … Devamını oku
Bazı ehlikitap Allah'ın indirdiği ilmi (bildiğini) iddia etmektedir. Hakikatte Allah'ın indirdiği ilimden bihaberdir. Ancak o bildikleri şey cehalet ve kuruntudan başka bir şey değildir.
En büyük günahı işleyen kimselerden birisi de Allah Teâlâ ve resulü adına yalan uyduran kimsedir. Onlardan olmayan bir şeyi onlara nispet eder.
Allah Teâlâ'nın Yahudilerden aldığı sözlerin büyüklüğü ve bunu ısrarla pekiştirip, vurgulamış olması. Bütün bunlara rağmen onlar ise bundan yüz çevirip, verdikleri sözü terk ettiler.
78. ayetin diğer mealleri
Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.
İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab’ı (Tevrât’ı) bilmezler. Bütün bildikleri bir takım kuruntu (ve yalan) lardır. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.
Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.
O; ümmîlere içlerinden kendilerine ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.