İçeriğe geç

Müdâyene Ayeti (borç ayeti), Kur’an’ın en uzun ayeti

آية الدين، أطول آية في القرآن

Bakara Suresi (2), 282. ayet1 ayet

Müdâyene Ayeti (borç ayeti), Kur’an’ın en uzun ayeti Kur’an’da şu yerdedir: Bakara Suresi (2), 282. ayet. Arapça metni meali ve açıklamasıyla okuyun, ayet ayet dinleyin.

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيْنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَٱكْتُبُوهُ وَلْيَكْتُب بَّيْنَكُمْ كَاتِبٌۢ بِٱلْعَدْلِ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ أَن يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُ فَلْيَكْتُبْ وَلْيُمْلِلِ ٱلَّذِى عَلَيْهِ ٱلْحَقُّ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔا فَإِن كَانَ ٱلَّذِى عَلَيْهِ ٱلْحَقُّ سَفِيهًا أَوْ ضَعِيفًا أَوْ لَا يَسْتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُۥ بِٱلْعَدْلِ وَٱسْتَشْهِدُوا۟ شَهِيدَيْنِ مِن رِّجَالِكُمْ فَإِن لَّمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَٱمْرَأَتَانِ مِمَّن تَرْضَوْنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحْدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحْدَىٰهُمَا ٱلْأُخْرَىٰ وَلَا يَأْبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُوا۟ وَلَا تَسْـَٔمُوٓا۟ أَن تَكْتُبُوهُ صَغِيرًا أَوْ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦ ذَٰلِكُمْ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقْوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدْنَىٰٓ أَلَّا تَرْتَابُوٓا۟ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةً تُدِيرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَلَّا تَكْتُبُوهَا وَأَشْهِدُوٓا۟ إِذَا تَبَايَعْتُمْ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٌ وَلَا شَهِيدٌ وَإِن تَفْعَلُوا۟ فَإِنَّهُۥ فُسُوقٌۢ بِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ ۝٢٨٢

282. Ey iman edenler! Belirli bir süreye kadar borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir kâtip doğru olarak yazsın. Kâtip, Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın, yazsın. (Katibe) borçlu olan yazdırsın. Rabbi olan Allah’tan korksun da ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer borçlu cahil/sefih veya zayıf ya da bizzat kendisi yazdırmaya gücü yetmezse, velisi (onu) dosdoğru yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek yoksa, razı olacağınız şahitlerden, bir erkek ve biri unuttuğu zaman diğerinin ona hatırlatması için iki kadın şahitler çağrıldıklarında (şahitlik etmekten) kaçınmasınlar. Küçük olsun, büyük olsun borcu süresiyle birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu, Allah katında daha adaletli, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için de en isabetli olandır. Ancak aranızda yaptığınız alışverişin peşin bir ticaret olması halinde onu yazmamanızın bir günahı yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da şahide de zarar verilmesin. Eğer bir zarar verirseniz bu şüphesiz, sizin hak yoldan çıkmanız demektir. Allah’tan korkun. Allah (bunları) size öğretmektedir. Allah her şeyi bilendir.

Bakara Suresi 282. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

282. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey iman edenler! Allah'a iman edin ve onun resulüne tabi olun. Belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman aranızdan bir kâtip onu doğru ve hak olarak yazsın. Kâtip, Allah'ın kendisine öğrettiği gibi şeriata uygun bir şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borçlu olan kimse katibe yazdırsın. Böylece bu ondan borç aldığına dair bir onay olsun. Borçlu kimse, Rabbinden korksun ve borcunun türünden, miktarından ve sıfatından herhangi bir şeyi eksiltmesin. Eğer borçlu kimse küçük olması yahut akılsız, deli olması sebebiyle yahut da dilsiz olması ve benzeri sebeple bunu yapamıyorsa, ondan sorumlu olan velisi hak ve insaf ile bunu yazdırsın. Borcu yazmak için adil ve akıl sahibi iki erkek şahit getirin. Eğer iki erkek bulamazsanız, bir erkek ve iki kadın şahit getirin. Kendilerinden din ve emanet hususunda razı olduğunuz bir erkek ve iki kadın şahit getirin. Eğer bu iki kadından biri unutacak olursa diğeri ona hatırlatsın. Şahitlerden borç ve borca dair şahitlik etmeleri istenirse bundan imtina edip, geri durmasınlar. Borcu belirlenen süreye kadar yazmaktan üşenmeyin. Borcu yazmak; Allah'ın dininde daha adaletli olan bir davranıştır ve şahitlerin şahitliğinin eda edilmesi için de tam olanıdır. Aynı şekilde şüpheyi ortadan kaldırmak için de en güzel olan budur. Borcunun türü, miktarı ve süresi hususundaki şüpheyi ortadan kaldırmak için de en doğru olan yol bu yoldur. Ancak aranızda yaptığınız alışverişin peşin bir ticaret olması ve malın bedelinin de hazır olması halinde ihtiyaç duyulmadığı için yazmayı bırakmanızda bir beis yoktur. Şahitlere ve borcu yazan kimselere bir zarar yoktur. Kendilerinden yazmaları ve şahitlik yapmaları istenen kimselere zarar vermeniz caiz değildir. Eğer sizden böyle bir şey sadır olursa bu Allah'a taatten çıkıp masiyete girmektir. Ey müminler! Allah'ın emirlerini yerine getirip ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Allah, dünya ve ahirette sizin yararınıza olacak olan şeyleri açıklamaktadır. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

282-283. Bu âyet-i kerimelerde Yaratıcı kullarına kendi aralarındaki ilişkilerde haklarını korumaya yönelik olarak aklı başında insanların daha üstün ve daha mükemmelini teklif etmelerine imkân bulunmayan faydalı birtakım yollarla ve düzenleyici kurallarla yol göstermektedir. Bu buyruklarda faydalı birçok husus dile getirilmektedir: 1. İster selem türü borçlanma, ister bedeli belli bir süre sonra ödenecek olan vadeli satışlar gibi borçlanma şeklinde gerçekleşen muameleler caizdir. Çünkü Yüce Allah bu hususu mü’minlerin ilişkileri ile ilgili olarak haber vermektedir. O’nun mü’minlere dair … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mushafın 48. sayfasında tek başına yer alan bu ayetle ilgilidir.

  • İhtilafı ve anlaşmazlığı ortadan kaldırmak için borç alıp verme ve diğer muameleleri belgelendirerek sağlam bir hale getirmenin meşruluğu.
  • Güç yetirememeleri, akıllarının zayıf olması yahut da yaşlarının küçüklüğü sebebi ile özürlü/yetersiz olan kimseler için vasiliğin sabit olması.
  • Borçların ve hakların tasdik edilmesi için şahit getirmenin meşruluğu.
  • Yazının eksiksiz, tam olması ve adaletin sağlanması için, borcu yazan kâtip borç alış veriş işlemine uygun geçerli lafız ve cümleleri kullanarak belgeyi yazmalıdır.
  • Hakların belirlenmesi ve yazılmasında dolayı, hak sahiplerinin, şahitlerin ve borcu yazan tarafların bir birine zarar vermesi caiz değildir.

282. ayetin diğer mealleri

Ey iman edenler! Belirli bir süreye kadar borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir kâtip doğru olarak yazsın. Kâtip Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın, yazsın. (Katibe) borçlu olan yazdırsın. Rabbi olan Allah’tan korksun da ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer borçlu cahil/ sefih veya zayıf, ya da bizzat kendisi yazdırmaya gücü yetmezse, velisi (onu) dosdoğru yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek yoksa, razı olacağınız şahitlerden, bir erkek ve biri unuttuğu zaman diğerinin ona hatırlatması için iki kadın Şahitler çağrıldıklarında (şahitlik etmekten) kaçınmasınlar. Küçük olsun, büyük olsun borcu süresiyle birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu, Allah katında daha adaletli, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için de en isabetli olandır. Ancak aranızda yaptığınız alışverişin peşin bir ticaret olması halinde onu yazmamanızın bir günahı yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da şahide de zarar verilmesin. Eğer bir zarar verirseniz bu şüphesiz, sizin hak yoldan çıkmanız demektir. Allah’tan korkun. Allah (bunları) size öğretmektedir. Allah her şeyi bilendir.

Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip (yazan) onu aranızda adâletle yazsın. Hiçbir kâtip Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın; (her şeyi olduğu gibi) yazsın. Borçlu olan da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup borcundan hiçbir şey eksiltmesin. Şayet borçlu câhil (okuma yazma bilmeyen) veya aklı zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise, velisi (borcu) adâletle yazdırsın. (Borç ve alacak yazılırken) Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için iki kadın (olsun). Çağırıldıkları vakit şahitler gelmezlik etmesin. Büyük veya küçük, vâdesine kadar hiçbir şeyi yazmaktan sakın üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Ancak aranızda yapıp bitirdiğiniz peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu yazmamanızda size bir günah yoktur. (Genellikle) alışveriş yaptığınızda şahit tutun. Yazana da şâhide de zarar verilmesin. Eğer (yazana ve şâhide bir zarar) verirseniz, bu kendinize dokunacak bir günah olur. Allah'tan korkun. Allah size gerekli olanı öğretiyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Ey iman edenler! Belli bir vade ile karşılıklı borç alış verişinde bulunduğunuz vakit onu yazın. Hem aranızda doğruluğuyla tanınmış yazı bilen biri yazsın. Yazı bilen biri, Allah'ın, kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın da yazsın. Bir de hak kendi üzerinde olan adam söyleyip yazdırsın ve herbiri yazarken Rabbi olan Allah'dan korksun da haktan birşey eksiltmesin. Şayet borçlu bir bunak veya küçük bir çocuk veya söyleyip yazdıramıyacak durumda biri ise velisi doğrusunu söyleyip yazdırsın. Erkeklerinizden hazırda olan iki kişiyi şahit de yapın. Şayet iki tane erkek hazırda yoksa, o zaman doğruluğuna güvendiğiniz şahitlerden bir erkekle iki kadın ki, birisi unutunca, öbürü hatırlatsın, şahitler de çağırıldıklarında kaçınmasınlar; siz yazanlar da az olmuş, çok olmuş, onu vadesine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun olduğu gibi; hem şahitlik için daha sağlam, hem şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Meğer ki, aranızda hemen devredeceğiniz bir ticaret olsun, o zaman bunu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Alım satım yaptığınız vakit de yine şahit tutun. Ayrıca ne yazan, ne de şahitlik eden bir zarar görmesin. Eğer onlara zarar verirseniz, o işte mutlaka size dokunacak bir günah olur. Üstelik Allah'dan korkun. Allah size ayrıntılarıyla öğretiyor ve Allah her şeyi bilir.

282. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā ey أ ي ي
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ āmanū iman eden(ler) أ م ن
  4. إِذَا idhā zaman
  5. تَدَايَنتُم tadāyantum birbirinize verdiğiniz د ي ن
  6. بِدَيْنٍ bidaynin borç د ي ن
  7. إِلَىٰٓ ilā kadar
  8. أَجَلٍ ajalin süreye أ ج ل
  9. مُّسَمًّى musamman belirli bir س م و
  10. فَٱكْتُبُوهُ fa-uk'tubūhu onu yazın ك ت ب
  11. وَلْيَكْتُب walyaktub ve yazsın ك ت ب
  12. بَّيْنَكُمْ baynakum aranızda ب ي ن
  13. كَاتِبٌۢ kātibun bir yazıcı ك ت ب
  14. بِٱلْعَدْلِ bil-ʿadli adaletle ع د ل
  15. وَلَا walā kaçınmasın (yazsın)
  16. يَأْبَ yaba أ ب ي
  17. كَاتِبٌ kātibun yazıcı ك ت ب
  18. أَن an yazmaktan
  19. يَكْتُبَ yaktuba ك ت ب
  20. كَمَا kamā şekilde
  21. عَلَّمَهُ ʿallamahu kendisine öğrettiği ع ل م
  22. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  23. فَلْيَكْتُبْ falyaktub yazdırsın ك ت ب
  24. وَلْيُمْلِلِ walyum'lili yazdırsın م ل ل
  25. ٱلَّذِى alladhī kimse
  26. عَلَيْهِ ʿalayhi üzerinde
  27. ٱلْحَقُّ l-ḥaqu hak olan (borçlu) ح ق ق
  28. وَلْيَتَّقِ walyattaqi korksun و ق ي
  29. ٱللَّهَ l-laha Allah'tan
  30. رَبَّهُۥ rabbahu Rabbi olan ر ب ب
  31. وَلَا walā eksik etmesin
  32. يَبْخَسْ yabkhas ب خ س
  33. مِنْهُ min'hu ondan (borcundan)
  34. شَيْـًٔا shayan hiçbir şeyi ش ي أ
  35. فَإِن fa-in eğer
  36. كَانَ kāna ise ك و ن
  37. ٱلَّذِى alladhī kimse
  38. عَلَيْهِ ʿalayhi borçlu olan
  39. ٱلْحَقُّ l-ḥaqu ح ق ق
  40. سَفِيهًا safīhan aklı ermez س ف ه
  41. أَوْ aw yahut
  42. ضَعِيفًا ḍaʿīfan zayıf ض ع ف
  43. أَوْ aw ya da
  44. لَا lā güç yetiremiyecek
  45. يَسْتَطِيعُ yastaṭīʿu ط و ع
  46. أَن an kendisi yazdırmaya
  47. يُمِلَّ yumilla م ل ل
  48. هُوَ huwa o
  49. فَلْيُمْلِلْ falyum'lil yazdırsın م ل ل
  50. وَلِيُّهُۥ waliyyuhu onun velisi و ل ي
  51. بِٱلْعَدْلِ bil-ʿadli adaletle ع د ل
  52. وَٱسْتَشْهِدُوا۟ wa-is'tashhidū şahid tutun ش ه د
  53. شَهِيدَيْنِ shahīdayni iki şahidi ش ه د
  54. مِن min erkeklerinizden
  55. رِّجَالِكُمْ rijālikum ر ج ل
  56. فَإِن fa-in eğer
  57. لَّمْ lam yoksa
  58. يَكُونَا yakūnā ك و ن
  59. رَجُلَيْنِ rajulayni iki erkek ر ج ل
  60. فَرَجُلٌ farajulun (o zaman) bir erkek ر ج ل
  61. وَٱمْرَأَتَانِ wa-im'ra-atāni iki kadın م ر أ
  62. مِمَّن mimman kimse
  63. تَرْضَوْنَ tarḍawna razı olduğunuz ر ض و
  64. مِنَ mina şahidlerden
  65. ٱلشُّهَدَآءِ l-shuhadāi ش ه د
  66. أَن an ta ki
  67. تَضِلَّ taḍilla şaşırırsa ض ل ل
  68. إِحْدَىٰهُمَا iḥ'dāhumā kadınlardan biri أ ح د
  69. فَتُذَكِّرَ fatudhakkira hatırlatması için ذ ك ر
  70. إِحْدَىٰهُمَا iḥ'dāhumā biri أ ح د
  71. ٱلْأُخْرَىٰ l-ukh'rā diğerine أ خ ر
  72. وَلَا walā kaçınmasınlar
  73. يَأْبَ yaba أ ب ي
  74. ٱلشُّهَدَآءُ l-shuhadāu şahidler ش ه د
  75. إِذَا idhā zaman
  76. مَا mā bir şeye
  77. دُعُوا۟ duʿū çağrıldıkları د ع و
  78. وَلَا walā üşenmeyin
  79. تَسْـَٔمُوٓا۟ tasamū س أ م
  80. أَن an yazmaktan
  81. تَكْتُبُوهُ taktubūhu ك ت ب
  82. صَغِيرًا ṣaghīran az olsun ص غ ر
  83. أَوْ aw veya
  84. كَبِيرًا kabīran çok olsun ك ب ر
  85. إِلَىٰٓ ilā kadar
  86. أَجَلِهِۦ ajalihi onu süresine أ ج ل
  87. ذَٰلِكُمْ dhālikum bu
  88. أَقْسَطُ aqsaṭu daha adaletli ق س ط
  89. عِندَ ʿinda katında ع ن د
  90. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  91. وَأَقْوَمُ wa-aqwamu ve daha sağlam ق و م
  92. لِلشَّهَٰدَةِ lilshahādati şahidlik için ش ه د
  93. وَأَدْنَىٰٓ wa-adnā ve daha elverişlidir د ن و
  94. أَلَّا allā kuşkulanmamanız için
  95. تَرْتَابُوٓا۟ tartābū ر ي ب
  96. إِلَّآ illā ancak
  97. أَن an olursa
  98. تَكُونَ takūna ك و ن
  99. تِجَٰرَةً tijāratan ticaret ت ج ر
  100. حَاضِرَةً ḥāḍiratan peşin ح ض ر
  101. تُدِيرُونَهَا tudīrūnahā hemen alıp vereceğiniz د و ر
  102. بَيْنَكُمْ baynakum aranızda ب ي ن
  103. فَلَيْسَ falaysa yoktur ل ي س
  104. عَلَيْكُمْ ʿalaykum üzerinize
  105. جُنَاحٌ junāḥun bir günah ج ن ح
  106. أَلَّا allā ötürü
  107. تَكْتُبُوهَا taktubūhā onu yazmamanızdan ك ت ب
  108. وَأَشْهِدُوٓا۟ wa-ashhidū ve şahid tutun ش ه د
  109. إِذَا idhā zaman da
  110. تَبَايَعْتُمْ tabāyaʿtum alışveriş yaptığınız ب ي ع
  111. وَلَا walā asla zarar verilmesin
  112. يُضَآرَّ yuḍārra ض ر ر
  113. كَاتِبٌ kātibun yazana da ك ت ب
  114. وَلَا walā ve
  115. شَهِيدٌ shahīdun şahide de ش ه د
  116. وَإِن wa-in eğer
  117. تَفْعَلُوا۟ tafʿalū (bir zarar) yaparsanız ف ع ل
  118. فَإِنَّهُۥ fa-innahu şüphesiz
  119. فُسُوقٌۢ fusūqun kötülük olur ف س ق
  120. بِكُمْ bikum kendinize
  121. وَٱتَّقُوا۟ wa-ittaqū korkun و ق ي
  122. ٱللَّهَ l-laha Allah'tan
  123. وَيُعَلِّمُكُمُ wayuʿallimukumu ve size öğretiyor ع ل م
  124. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  125. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  126. بِكُلِّ bikulli her ك ل ل
  127. شَىْءٍ shayin şeyi ش ي أ
  128. عَلِيمٌ ʿalīmun bilir ع ل م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

282. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Enfâl 8:29

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

    Ey iman edenler! Eğer Allah’tan sakınırsanız. O size iyiyi kötüden ayıracak bir anlayış verir. Ve sizin günahlarınızı örter, sizi bağışlar. Allah son derece büyük lütuf sahibidir.

  • Hadîd 57:28

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَءَامِنُوا۟ بِرَسُولِهِۦ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِۦ وَيَجْعَل لَّكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِهِۦ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve Rasûlüne iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Enfâl 8:15

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ

    Ey iman edenler, (savaş için) toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp kaçmayın.

  • Enfâl 8:45

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

  • Ahzâb 33:41

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا

    Ey iman edenler! Allah’ı çok çok zikredin.

  • Tevbe 9:119

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَكُونُوا۟ مَعَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sâdıklarla beraber olun.

  • Ahzâb 33:70

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَقُولُوا۟ قَوْلًا سَدِيدًا

    Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin.

  • Saf 61:2

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Kayıtlarım

Bu cihazda kalır ve asla gönderilmez. Son 30 kayıt saklanır.

    14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ