zuyyina lilladhīna kafarū l-ḥayatu l-dun'yā wayaskharūna mina alladhīna āmanū wa-alladhīna ittaqaw fawqahum yawma l-qiyāmati wal-lahu yarzuqu man yashāu bighayri ḥisābin
Meal
Dünya hayatı kâfirlere süslü gösterildi. Bu yüzden iman edenlerle alay ederler. Oysa takva sahipleri, kıyamet günü onların çok üstündedirler. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
Bakara Suresi’nin 212. ayeti (2:212) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 33. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 212. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
212. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ı inkâr eden kimselere dünya hayatı ve orada bulunan geçici tatlar ve zevkler güzel gösterildi. Onlar Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerle alay ederler. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkanlar, ahiret günü o kâfirlerin üzerindedirler. Allah onları Adn cennetlerine yerleştirecektir. Allah dilediği kullarına sayısız ve hesapsız olarak verir.
212. Yüce Allah, Allah’a, âyetlerine ve peygamberlerine küfreden ve O’nun şeriatına boyun eğmeyen kimselere dünya hayatının süslü gösterildiğini haber vermektedir. Bu hayat gözlerine ve kalplerine süslü ve güzel gösterilmiş, onlar da bu hayata razı olmuşlar, onunla yetinmişlerdir. Böylelikle onların bütün arzuları, istekleri ve çalışmaları dünya hayatına yönelik olmuştur. Bu hayata yönelmişler, bütün gayretleri ile onu elde etmeye koyulmuşlar ve o hayatı ta’zim etmişlerdir. Bu yaptıklarında kendilerine ortak olanları da büyük kimseler bellemişlerdir. Buna karşılık mü’minleri küçümseyerek … Devamını oku
Allah Teâlâ’nın nimetlerine karşılık, O'na şükretmeyi ve bu nimetleri O'nun emirlerine uygun şekilde kullanmayı terk etmek, onların zail olmasına yol açar ve bunu yapan kişinin aleyhine bir belaya dönüşür.
Asıl olarak Allah, kullarını tevhit ve kendisine iman fıtratı üzerine yaratmıştır. İblis ve avanesi, insanları bu fıtrattan saptırıp Allah'a şirk koşar hale çevirmiştir.
Ümmeti yenilgiye uğratacak olan en büyük rüsvalık, kendilerine gelen kitap ve din hakkında ayrılığa düşerek, birbirini tekfir edip, lanet okumalarıdır.
İnsanların, hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe ulaşmak ve ihtilafın doğru yönünü bilmek, ancak Allah'ın elindedir. Allah Teâlâ’ya iman edip, boyun eğerek O'ndan talep edilir.
Bela ve musibetlerle imtihan, Allah Teâlâ’nın veli kullarını sınadığı bir kanunudur. Onları kalplerindeki imanları ve tevekkülleri ölçüsünde imtihan eder.
Bir musibet halinde sabır göstermeye yardım eden en büyük etkenlerden birisi de, salih kimselere uymak ve onları örnek almaktır.
212. ayetin diğer mealleri
Küfredenlere dünya hayatı cazip görünmekte ve bu sebeple iman edenlerle alay etmektedirler. Oysa Allah’tan korkanlar, kıyamet günü onların çok üstündedirler; Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
Kâfir olanlar için dünya hayatı câzip kılındı. (Bu yüzden) onlar, iman edenler ile alay ederler. Oysa ki, (iman edip) inkârdan sakınanlar kıyâmet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
Dünya hayatı, inkar edenler için bezendi. (Onlar), iman edenlerle eğleniyorlar. Halbuki takva sahibi olan o müminler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
(Bütün bunlar) Allah'ın, onları yaptıklarına karşılık en iyi şekilde mükâfatlandırması ve lütfundan onlara daha da arttırması içindir. Allah, dilediklerine hesapsız rızık verir.
Rabbi, onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı da ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse, O’nun yanında bir yiyecek bulurdu: Meryem, bu sana nereden geldi? dediğinde, o şöyle cevap verirdi: Bu, Allah katından! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.