laysa ʿalaykum junāḥun an tabtaghū faḍlan min rabbikum fa-idhā afaḍtum min ʿarafātin fa-udh'kurū l-laha ʿinda l-mashʿari l-ḥarāmi wa-udh'kurūhu kamā hadākum wa-in kuntum min qablihi lamina l-ḍālīna
Meal
Rabbinizden (hac ibadeti sırasında ticaret yaparak) rızık istemenizde herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılınca Meş’ar-i Haram’da/Müzdelife'de Allah’ı zikredin. Nitekim O, size hidayet etmeden önce gerçekten dalalette olanlardan idiniz.
Bakara Suresi’nin 198. ayeti (2:198) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 31. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 198. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
198. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Hac esnasında ticaret ve başka yollarla helal rızık talebinde bulunursanız size bir günah yoktur. Dokuzuncu gün Arafat vakfesini yaptıktan sonra, zilhicce ayının onuncu gecesi Müzdelife’ye yönelerek Arafat’tan çıkarsanız, Allah'ı tespih ederek, kelimeyi tevhit getirerek ve Müzdelife'de/Meşari'l-Haram'da dua ederek zikredin. Sizi dininin esaslarına ve Kâbe’de hac ibadetini yapmanıza hidayet ettiği için Allah'ı zikredin. Bundan daha önce, O'nun dininden habersiz kimselerdiniz.
198. “Rabbinizin lütfunu aramanızda size bir günah yoktur.” Yüce Allah takvâ emrini verdikten sonra, hac günlerinde olsun, diğer zamanlarda olsun kazanç yollarına başvurmak sureti ile Allah’ın lütfunu aramakta bir vebal olmadığını haber vermektedir. Ancak kişinin bu arayışı, onu esas maksadı olan hacdan alıkoymamalı, meşgul etmemelidir. Kazanç da helâl olmalı, kulun becerisine değil “Allah’ın lütfu”na nispet edilmelidir. Sebeple meşgul olup asıl müsebbibi de unutturmamalıdır. Çünkü bunlar günahın tâ kendisidir. Yüce Allah’ın: “Arafat’tan hep birlikte geri döndüğünüzde Meşâr-ı Haram’da Allah’ı … Devamını oku
Mümin kulun dünya ve ahiret yolculuğunda azık edinmesi gerekir. Allah, bu yüzden takvanın en hayırlı azık olduğunu zikretmiştir.
Hac amelleri tamamlandıktan sonra Allah Teâlâ’yı çokça zikretmek meşrudur.
İnsanların maksatları farklı farklıdır. Onların bazıları Rablerinden dünyalıktan başka bir şey istemeyip dünya hayatını dert edinmişken, bazısı ise Allah'tan, dünya ve ahiret hayatının hayrını ister. İşte, başarılı kılınan bu kimsedir.
198. ayetin diğer mealleri
Rabbinizden (ticaret yaparak) rızık istemenizde her hangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılınca Meş’ar-i Haram’da/Müzdelife'de Allah’ı zikredin. Nitekim O, size hidayet etmeden önce gerçekten, dalalette olanlardan idiniz ya!
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kazancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Harâm'da Allah'ı zikredin. Siz, önceden sapıklardan olduğunuz halde, sizi doğru yola sevk ettiği için O'nu anın.
Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat'tan indiğiniz zaman Meş'ar-i Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı zikredin. O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.
Ukâz, Mecenne ve Zülmecâz cahiliye dönemindeki panayırlardandır. (Sahabeler) hac mevsiminde ticaret yaparak günaha girmekten korkuyorlardı. Bunun üzerine“-Hac mevsiminde ticaret yaparak- Rabbinizden gelecek bir lütfu aramanızda sizin için bir günah yoktur.” mealinde ki ayeti kerime nazil oldu…
وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال: كانت عكاظ ومجنة، وذو المجاز أسواقًا في الجاهلية، فتأثموا أن يتجروا في المواسم، فنزلت: {ليس عليكم جناح أن تبتغوا فضلا من ربكم} ((البقرة: 198)) في مواسم الحج.((رواه…
İçinde kendinize ait eşyanın bulunduğu oturulmayan evlere girmenizde herhangi bir sakınca yoktur. Allah; açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de bilir.
Köre bir günah yoktur, topala veya hastaya da bir günah yoktur. Aynı şekilde size de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarları sizde olan evlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübarek ve temiz bir selam ile kendinize (birbirinize) selam verin. Allah, akledesiniz diye size ayetlerini işte böyle apaçık bir şekilde açıklamaktadır.