İçeriğe geç

Bakara Suresi 18. Ayet

سورة البقرة، الآية ١٨

2:18 1. cüz 1. hizb Mushaf’ta 4. sayfa Medeni sure

2:18 ayetinin metni

صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ ۝١٨

Okunuşu

ṣummun buk'mun ʿum'yun fahum lā yarjiʿūna

Meal

Onlar sağır, dilsiz ve körlerdir. Bu sebeple onlar asla dönmezler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 18. ayeti (2:18) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 4. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 18. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

18. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kabul etmek kastıyla hakkı kabul etmeyen sağırlar, hakkı konuşmayan dilsizler ve hakkı görmeyen körlerdir. Sapıklıklarından da geri dönmezler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

18. “Onlar sağırdırlar,” hayır namına bir şey işitmezler; “dilsizdirler,” hayır konuşmazlar; “kördürler,” hakkı görmezler. “Artık onlar dönmezler.” Çünkü hakkı bilip tanıdıktan sonra onu terk ettiler, dolayısıyla da bir daha ona geri dönmezler. Onların durumu, bilmediği ve şaşkın olduğu için hakkı terk edenin durumundan farklıdır. Böyle bir kimsenin aklı ermez; o bakımdan böylesinin bu münafıklara göre hakka dönme ihtimali daha çoktur.

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 17-24. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 4. sayfası).

  • Allah Teâlâ, iki yüzlülükleri ve dosdoğru yoldan sapmalarının karşılığı olarak münafıkları en ihtiyaç duydukları ve sıkıntıda oldukları zaman yardımsız bırakmıştır.
  • İbadette Allah'ın birlenmesinin gerekli olduğunun en büyük delillerinden birisi de, Allah Teâlâ'nın bu alemdeki her şeyi bizim için yaratmış ve hizmetimize sunmuş olmasıdır.
  • Kulların, Kur'an-ı Kerim'in bir suresinin benzerini getirme hususunda aciz kalmaları onun Hakîm ve Alîm olan (Allah) tarafından indirildiğine delalet etmektedir.

18. ayetin diğer mealleri

Onlar sağır, dilsiz ve körlerdir. Onlar geri dönmezler.

Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler. Bu sebeple onlar (hakka) geri dönemezler.

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

18. ayet kelime kelime

  1. صُمٌّۢ ṣummun sağırdırlar ص م م
  2. بُكْمٌ buk'mun dilsizdirler ب ك م
  3. عُمْىٌ ʿum'yun kördürler ع م ي
  4. فَهُمْ fahum onlar
  5. لَا lā değildir
  6. يَرْجِعُونَ yarjiʿūna dönecek ر ج ع

18. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ankebût 29:43

    وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَآ إِلَّا ٱلْعَٰلِمُونَ

    İşte bunlar, insanlar için verdiğimiz örneklerdir. Fakat onlara âlimlerden başkası akıl erdiremez.

  • Bakara 2:8

    وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ

    İnsanlardan bir kısmı da iman etmediği halde; "Allah’a ve ahiret gününe iman ettik" derler.

  • Münâfikûn 63:3

    ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

    Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.

  • Ahzâb 33:19

    أَشِحَّةً عَلَيْكُمْ فَإِذَا جَآءَ ٱلْخَوْفُ رَأَيْتَهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ تَدُورُ أَعْيُنُهُمْ كَٱلَّذِى يُغْشَىٰ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ فَإِذَا ذَهَبَ ٱلْخَوْفُ سَلَقُوكُم بِأَلْسِنَةٍ حِدَادٍ أَشِحَّةً عَلَى ٱلْخَيْرِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا۟ فَأَحْبَطَ ٱللَّهُ أَعْمَٰلَهُمْ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا

    (Gelseler de) Size karşı cimri ve bencildirler. Korkuya kapılınca, ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Korku geçince keskin dillerini uzatıp sizi incitirler, hayra/ganimete karşı çok cimridirler. Bunlar, iman etmemişlerdir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır. Bu, Allah için çok kolaydır.

  • Lokmân 31:28

    مَّا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍ وَٰحِدَةٍ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz ancak bir tek kişi(nin yaratılması ve diriltilmesi) gibidir. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  • Cuma 62:5

    مَثَلُ ٱلَّذِينَ حُمِّلُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ ٱلْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَارًۢا بِئْسَ مَثَلُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Tevrat'la yükümlü tutulup da daha sonra taşımayanların/amel etmeyenlerin örneği, kitap yüklü eşeğe benzer. Allah’ın ayetlerini yalanlayan bir toplumun hali ne kötüdür. Allah, zalim topluma hidayet etmez.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:171

    وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ كَمَثَلِ ٱلَّذِى يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ إِلَّا دُعَآءً وَنِدَآءً صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

    (Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, çobanların çağırdığı fakat, onun bağırıp çağırışından başka bir şey işitmeyen (bir şey anlamayan) hayvanların durumu gibidir. Onlar öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ