İçeriğe geç

Bakara Suresi 119. Ayet

سورة البقرة، الآية ١١٩

2:119 1. cüz 2. hizb Mushaf’ta 18. sayfa Medeni sure

2:119 ayetinin metni

إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ أَصْحَٰبِ ٱلْجَحِيمِ ۝١١٩

Okunuşu

innā arsalnāka bil-ḥaqi bashīran wanadhīran walā tus'alu ʿan aṣḥābi l-jaḥīmi

Meal

Şüphesiz biz seni hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 119. ayeti (2:119) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 18. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 119. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

119. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Müminleri cennet ile müjdelemen ve kâfirleri cehennem ile uyarman için, biz, seni üzerinde şüphe olmayan hak din ile gönderdik. Senin apaçık bir şekilde bildirmekten başka bir sorumluluğun yoktur. Allah cehennem ehlinden iman etmeyenler hakkında sana hesap sormayacaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

119. “Şüphe yok ki biz seni Hak ile müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik.” İşte bu, O’nun getirmiş olduğu bütün âyetleri (mucize ve belgeleri) kapsamaktadır. Bu mucizeler de üç hususta toplanır: Birincisi, bizzat O’nun Peygamber olarak gönderilmesi, İkincisi, O’nun yaşayışı (sireti), önderliği ve doğru yolu göstermesi, Üçüncüsü de O’nun getirmiş olduğu Kur’ân ve Sünnet’in bilinmesi. Birinci ve ikinci tür Yüce Allah’ın: “Biz seni... gönderdik.” buyruğu; üçüncüsü de “hak ile” buyruğu çerçevesine girmektedir. Birinci husus olan peygamber olarak gönderilmesini açıklayalım: Muhammed … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 113-119. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 18. sayfası).

  • Irkları ve yaşadıkları beldeleri farklı olsa dahi küfür tek millettir. Onlar küfürlerinde ve Allah hakkında ilimsizce konuşmalarında birbirlerine benzemektedirler.
  • Suç işleme açısından insanların en büyüğü ve günaha girme bakımından en çok günah işleyeni Allah'ın yolundan alıkoyan ve hayır işlemeyi isteyene engel olan kimsedir.
  • Allah Teâlâ eş ve çocuk edinmekten münezzehtir. O -Subhanehu ve Teâlâ- mahlukatına asla ihtiyaç duymaz.

119. ayetin diğer mealleri

Biz seni hem müjdeci, hem de korkutucu olarak hak ile gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

  Doğrusu biz seni Hak (Kur'ân) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen Cehennem ashâbından sorumlu değilsin.

Şüphe yok ki, Biz seni hak ile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik. Sen, o cehennemliklerden sorumlu değilsin.

119. ayet kelime kelime

  1. إِنَّآ innā doğrusu biz
  2. أَرْسَلْنَٰكَ arsalnāka seni gönderdik ر س ل
  3. بِٱلْحَقِّ bil-ḥaqi gerçekle ح ق ق
  4. بَشِيرًا bashīran müjdeleyici ب ش ر
  5. وَنَذِيرًا wanadhīran ve uyarıcı olarak ن ذ ر
  6. وَلَا walā değilsin
  7. تُسْـَٔلُ tus'alu sen sorumlu س أ ل
  8. عَنْ ʿan halkından
  9. أَصْحَٰبِ aṣḥābi ص ح ب
  10. ٱلْجَحِيمِ l-jaḥīmi cehennem ج ح م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

119. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İsrâ 17:90–93

    وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا …

    Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça asla sana iman etmeyeceğiz, demişlerdi. …

  • Furkân 25:21

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ نَرَىٰ رَبَّنَا لَقَدِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَبِيرًا

    Bizimle karşılaşmayı ummayanlar; "Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik." dediler. Şüphesiz onlar, kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.

  • Nisâ 4:153

    يَسْـَٔلُكَ أَهْلُ ٱلْكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَٰبًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَقَدْ سَأَلُوا۟ مُوسَىٰٓ أَكْبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓا۟ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهْرَةً فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ بِظُلْمِهِمْ ثُمَّ ٱتَّخَذُوا۟ ٱلْعِجْلَ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ فَعَفَوْنَا عَن ذَٰلِكَ وَءَاتَيْنَا مُوسَىٰ سُلْطَٰنًا مُّبِينًا

    Ehl-i Kitap senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Mûsâ’dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: Bize Allah’ı apaçık göster, demişlerdi. Zulümleri yüzünden onları yıldırım çarpmıştı. kendilerine deliller geldikten sonra da buzağıyı ilah edinmişlerdi. Ardından onları bağışladık ve Mûsâ'ya apaçık delil verdik.

  • Bakara 2:55

    وَإِذْ قُلْتُمْ يَٰمُوسَىٰ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ نَرَى ٱللَّهَ جَهْرَةً فَأَخَذَتْكُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ

    "Ey Mûsâ! Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız." demiştiniz de, bunun üzerine bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı

  • Yûnus 10:96–97

    إِنَّ ٱلَّذِينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ …

    Şüphesiz Rabbinin sözü (azaba uğrayacakları hükmü) gerçekleşmiş olanlar, iman etmezler. …

  • Ra’d 13:40

    وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَعَلَيْنَا ٱلْحِسَابُ

    Onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Fâtır 35:24

    إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَإِن مِّنْ أُمَّةٍ إِلَّا خَلَا فِيهَا نَذِيرٌ

    Biz seni hak üzere müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki içinde bir uyarıcı geçmiş olmasın.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ