91. “Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı” yani o çok çetin zelzele “onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar” ölü ve hareketsiz bir halde yere serildiler.
Allah'ın salih kullarına ikramının emarelerinden bir tanesi de, onlara hakkı batıldan ayırmaları, Müminlerin kazanıp kâfirlerin cezalandırılması için ilim kapılarını açmasıdır.
Allah'ın kulları üzerindeki sünnetlerinden bir tanesi de onlara süre tanıyıp, mühlet vermesidir. Böylece kullar, yaşanmış olaylardan ders alır ve işlemeye devam ettikleri büyük günahları ve yaptıkları isyanı terk ederler.
Çetin imtihanlara birçok kimse sabredebilir ve zorluğuna dayanabilir. Ancak bolluk ve nimetlerle imtihan olunmaya sabredenler ise çok azdır.
91. ayetin diğer mealleri
Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküp kaldılar.
Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.
Derken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
91. ayet kelime kelime
فَأَخَذَتْهُمُfa-akhadhathumuderken onları yakalayıverdi
Emrimiz gelince, Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında dizüstü çökekaldılar.
Dediler ki: "Ey Şuayb! Atalarımızın ibadet ettikleri şeyleri yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!