A’râf Suresi’nin 83. ayeti (7:83) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 161. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 83. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
83. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Biz de onlara, gece azabın meydana geleceği beldeden çıkmalarını emrederek onu ve karısı hariç bütün ailesini kurtardık. Karısı, kavmiyle beraber kalanlar arasındaydı ve ona da geride kalanlara isabet eden azap isabet etti.
83. “Bunun üzerine Biz de hem onu hem de ailesini kurtardık. Ancak karısı hariç; o, geride kal(ıp da helâke uğray)anlardan” azaba uğratılanlardan “oldu.” Allah Lut’a aile halkı ile birlikte geceleyin yola çıkmasını emretti. Çünkü azap, kavmine sabah vakti gelecekti. O da geceleyin aile halkı ile yola koyuldu. Ancak (ona iman etmeyen) karısı hariç. Böylece kavmine isabet eden aynı azap ona da isabet etti.
Livatalık, fıtratın altüst olduğunu gösteren ahlaksız bir günahtır. Bu yüzden Yüce Allah onların beldelerini altüst ederek çevirmiştir. Böylece işlemiş oldukları günahın türünden bir ceza kendilerine gönderilmiştir.
Şuayb -aleyhisselam- 'ın da içinde bulunduğu bütün peygamberler tarafından yapılan davet şu iki temel üzerine dayanır: Yüce Allah’ın emirlerini tazim etmek. Bu esas, tevhidi ikrar etmeyi ve peygamberleri tasdik etmeyi kapsar. Yaratılanlara karşı merhametli olmak. Bu esas ise hak yemek, bozgunculuk yapmak ve bütün çeşitleriyle canlılara eziyet etmek gibi davranışları terk etmeyi kapsar.
Yeryüzünün ıslah edilmesinin ardından bozgunculuk yapmak insanlık adına işlenmiş toplumsal bir suçtur. Çünkü yeryüzünün inanç ve ahlak bakımından düzelmesi bütün herkes için hayırlıdır. Yeryüzünün ifsadı ise insanlara karşı haksızlık etmektir.
Günahların en azim, en büyük, en şiddetli ve en çirkinlerinden biri de, dinen haksızlık yaparak bir mülke, zor kullanarak, cebren el koymaktır. Bu şüphesiz gasp, zulüm, gaddarlık ve insanlara karşı münkeri yaymak, onunla amel etmek, üzerinde ısrar etmek ve onu kabul etmek demektir.
83. ayetin diğer mealleri
Biz de Lût’u ve âilesini kurtardık; yalnız karısı geride kalanlardan oldu.
Bunun üzerine biz de, geride kalanlardan olan karısı dışında, hem Lût u, hem de ehlini kurtarmıştık.
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı(nı kurtarmadık) çünkü o, geride kalanlardan oldu.
“Ama orada Lût da var” dedi. “Biz orada olanları daha iyi biliriz. Biz onu ve –karısı dışında- aile halkını elbette kurtaracağız çünkü o kadın geride kalacaklardandır” dediler.