İçeriğe geç

A’râf Suresi 72. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٧٢

7:72 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 159. sayfa Mekki sure

7:72 ayetinin metni

فَأَنجَيْنَٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَمَا كَانُوا۟ مُؤْمِنِينَ ۝٧٢

Okunuşu

fa-anjaynāhu wa-alladhīna maʿahu biraḥmatin minnā waqaṭaʿnā dābira alladhīna kadhabū biāyātinā wamā kānū mu'minīna

Meal

Onu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak iman etmeyenlerin de kökünü kuruttuk.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 72. ayeti (7:72) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 159. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 72. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

72. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Hûd -aleyhisselam- ve onunla beraber olan Müminleri katımızdan bir merhametle selamette kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları ve Mümin olmayanları da helak ederek yok ettik. Bilakis onlar yalanlamalarından ötürü azaba müstahak oldular.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

72. “Bunun üzerine biz onu” yani Hud’u “onunla beraber olanları” iman edenleri “tarafımızdan bir rahmetle kurtardık.” Çünkü onları imana ileten O’dur. İmanlarını da kendisi ile rahmetine nail olacakları bir sebep kılan O’dur. İşte onları bu rahmeti ile kurtarmıştır. “Âyetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin ise köklerini kestik.” Biz o çetin azap ile onların kökünü kazıdık ve onlardan geriye hiç kimse kalmadı. Allah onlara kısır bir rüzgarı musallat etti. “Bu rüzgar neye uğrarsa onu mutlaka kül gibi savuruyordu.” (ez-Zariyat, 51/42) Helak oldular ve “sabah olduğunda meskenlerinden başka bir … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 68-73. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 159. sayfası).

  • Allah’a davet ederken peygamberleri -aleyhimusselam- örnek alarak, sabırla süslenmek gerekir.
  • Hiçbir ortağı olmayan bir tek Allah’a ibadet etmeye davet etmek ve O'na şirk koşmaya karşı çıkarak bunu terk etmek, Allah’a davetin önceliklerindendir.
  • Maddi ve fiziksel güce aldanmak kişiyi Allah’ın emir ve yasaklarına itaat etmekten alıkoyar.
  • Peygamberler, gönderildiği kavmin ırkından olurlar. Fakat soy bakımından en şereflisi, nesep olarak en üstünü, millet olarak da en cömerdi ve en yüksek ahlaklılarıdır.
  • Peygamberler ve onların mirasçıları, sefih olan kimseleri ağır başlılıkla karşılarlar. Kötü sözleri affederek, bağışlayarak ve merhamet ederek görmezlikten gelirler.

72. ayetin diğer mealleri

O’nu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve mümin olmayan kavmin de arkasını/kökünü kestik.

  Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.

Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.

72. ayet kelime kelime

  1. فَأَنجَيْنَٰهُ fa-anjaynāhu O'nu kurtardık
  2. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve olanları
  3. مَعَهُۥ maʿahu O'nunla beraber
  4. بِرَحْمَةٍ biraḥmatin bir rahmetle
  5. مِّنَّا minnā bizden
  6. وَقَطَعْنَا waqaṭaʿnā ve kestik
  7. دَابِرَ dābira kökünü
  8. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  9. كَذَّبُوا۟ kadhabū yalanlayan(ların)
  10. بِـَٔايَٰتِنَا biāyātinā ayetlerimizi
  11. وَمَا wamā ve
  12. كَانُوا۟ kānū olanların
  13. مُؤْمِنِينَ mu'minīna inanmayacak

72. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hâkka 69:6–8

    وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ …

    Âd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu olan şiddetli bir rüzgârla helâk edildi. …

  • Şuarâ 26:128–131

    أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ …

    "Siz her yüksek yerde eğlenmek için koca bir bina mı inşa edip durursunuz?" …

  • Hûd 11:53–56

    قَالُوا۟ يَٰهُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِكِىٓ ءَالِهَتِنَا عَن قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ …

    "Ey Hûd! Sen bize apaçık bir delil getirmedin, biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak ve sana iman edecek değiliz." dediler. …

  • Ahkâf 46:24–25

    فَلَمَّا رَأَوْهُ عَارِضًا مُّسْتَقْبِلَ أَوْدِيَتِهِمْ قَالُوا۟ هَٰذَا عَارِضٌ مُّمْطِرُنَا بَلْ هُوَ مَا ٱسْتَعْجَلْتُم بِهِۦ رِيحٌ فِيهَا عَذَابٌ أَلِيمٌ …

    Nihayet onu, vadilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde görünce: "Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur." dediler. Hayır! O, sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı azap bulunan bir rüzgârdır! …

  • Hûd 11:58

    وَلَمَّا جَآءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُودًا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَنَجَّيْنَٰهُم مِّنْ عَذَابٍ غَلِيظٍ

    Emrimiz gelince, Hûd'u ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık, onları ağır bir azaptan kurtuluşa erdirdik.

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ