İçeriğe geç

A’râf Suresi 47. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٤٧

7:47 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 156. sayfa Mekki sure

7:47 ayetinin metni

وَإِذَا صُرِفَتْ أَبْصَٰرُهُمْ تِلْقَآءَ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ قَالُوا۟ رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ ۝٤٧

Okunuşu

wa-idhā ṣurifat abṣāruhum til'qāa aṣḥābi l-nāri qālū rabbanā lā tajʿalnā maʿa l-qawmi l-ẓālimīna

Meal

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince; “Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla beraber kılma!” derler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 47. ayeti (7:47) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 156. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 47. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

47. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

A'raf ashabının bakışları cehennem ashabına çevrilip onların içinde bulundukları şiddetli azabı gördüklerinde Allah’a dua ederek şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizleri, seni inkâr eden ve sana ortak koşan zalimler topluluğuyla beraber kılma!"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

47. “Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman” dehşetli görüntülerle ve korkunç durumlarla karşı karşıya kalırlar da “Rabbimiz, bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma, derler.” Böylece a’raftakiler cennetlikleri görecekleri vakit onlarla birlikte cennette olmayı ümid ederler ve onları selamlarlar. İstemeyerek de olsa cehennemdekilere doğru gözleri kaydığında ise onların bu hallerinden kendilerini koruması için Allah’a sığınırlar.

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 44-51. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 156. sayfası).

  • Öldükten sonra yeniden dirilişe iman etmemek, şehvet ve nefse hoş gelen şeylere yönelmek konusunda direk bir sebeptir.
  • Kıyamet günü insanlar, Allah’ın kendisine itaat eden kimselere olan vaatlerinin gerçekleşeceğini ve kâfir olan kimselere de tehdit ettiklerinin gerçekleşeceğini yakinen bilip, anlarlar.
  • Kıyamet günü insanlar iki sınıftır: Bir grup cennette ve bir grup da cehennemdedir. Bu ikisinin arasında, tam orta yerde iyilikleri ve kötülükleri eşit olan başka bir grup daha vardır. Onların sonuçta varacağı yer ise, cennettir.
  • Servet, itibar ve çok fazla takipçisi olan kimseler bu sahip oldukları şeylerin Yüce Allah katında kendilerine bir fayda sağlamayacağını ve Allah’ın azabından kurtaramayacağını çok iyi bilmesi gerekir.

47. ayetin diğer mealleri

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince: Rabbimiz, bizi zalim toplumla birlikte bulundurma! derler.

   Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: «Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!» derler.

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince de :"Rabbimiz! Bizi zalim toplulukla beraber eyleme!" derler.

47. ayet kelime kelime

  1. وَإِذَا wa-idhā zaman
  2. صُرِفَتْ ṣurifat çevrildiği
  3. أَبْصَٰرُهُمْ abṣāruhum gözleri
  4. تِلْقَآءَ til'qāa tarafına
  5. أَصْحَٰبِ aṣḥābi halkı
  6. ٱلنَّارِ l-nāri ateş
  7. قَالُوا۟ qālū dediler
  8. رَبَّنَا rabbanā Rabbimiz
  9. لَا lā bizi bulundurma
  10. تَجْعَلْنَا tajʿalnā
  11. مَعَ maʿa beraber
  12. ٱلْقَوْمِ l-qawmi toplulukla
  13. ٱلظَّٰلِمِينَ l-ẓālimīna zalim

47. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hadîd 57:13

    يَوْمَ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتُ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱنظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِن نُّورِكُمْ قِيلَ ٱرْجِعُوا۟ وَرَآءَكُمْ فَٱلْتَمِسُوا۟ نُورًا فَضُرِبَ بَيْنَهُم بِسُورٍ لَّهُۥ بَابٌۢ بَاطِنُهُۥ فِيهِ ٱلرَّحْمَةُ وَظَٰهِرُهُۥ مِن قِبَلِهِ ٱلْعَذَابُ

    O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar iman edenlere derler ki: "Bize bakın da sizin nurunuzdan bir parça ışık alalım." (Onlara): "Arkanıza dönüp bir nur arayın." denir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Onun iç tarafında rahmet, dış tarafından ise azap vardır.

  • Mü’minûn 23:102–103

    فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ …

    Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. …

  • Tahrîm 66:8

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle (nasuh) tevbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan Cennetler'e sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla! Çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter.” derler.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ