A’râf Suresi’nin 4. ayeti (7:4) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 151. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 4. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
4. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Pek çok şehirleri küfür ve sapıklıklarında ısrar etmelerinden ötürü azabımızla helak ettik. Gece veya gündüz gaflet halinde oldukları bir sırada üzerlerine şiddetli azabımız iniverdi. Ne onlar, ne de onların sözde ilahları başlarına gelen bu azabı onlardan uzaklaştırmayı başaramadılar.
4-5. Yüce Allah, peygamberlerin getirdiklerini yalanlayan geçmiş ümmetlerin cezalandırılmalarını hatırlatarak kulları sakındırmakta ve bu şekilde cezalandırılan geçmiş ümmetlere benzememelerini isteyerek şöyle buyurmaktadır: “Nice şehirleri helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin veya gündüzün uyurlarken” yani gafil oldukları bir sırada, hiç farkına varmadıkları ve helak olmayı akıllarından bile geçirmedikleri bir vakitte “geldi.” Bu şiddetli azap onlara geldiğinde onu kendilerinden uzaklaştıramadılar. Daha önce kendilerinden bir fayda umdukları ilahlarının da onlara herhangi bir faydası … Devamını oku
Kur’an’ın indirilme amaçlarından biri de, kâfirlerin ve inat edenlerin uyarılması ve Müminler için bir hatırlatma olmasıdır.
Allah; Kur’an’ı Müminlere, ona uyarak amel etmeleri için indirdi. Eğer bunu yaparlarsa eğitimleri tamamlanmış olur ve üzerlerine olan nimet kemale erer. En güzel amel ve ahlaka hidayet bulurlar.
Kıyamet günü kulların amellerinin tartılması, hiçbir yönüyle haksızlık ve zulüm barındırmayan bir adalet ve doğrulukla olacaktır.
Allah yeryüzünü, beşeriyetin ondan faydalanması için hazırlamıştır. Böylece onun üzerine bina inşa edebiliyor, ekin ekebiliyor ve faydalanmak üzere içinde bulunan şeyleri çıkarabiliyorlar.
4. ayetin diğer mealleri
Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.
Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.
Nice kentler helak ettik. Gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.
(Ahalisi) zalim iken kendilerini helâk ettiğimiz bu yüzden çökmüş çatıları üzerine duvarları yıkılmış, kuyuları sahipsiz, yüksek köşkleri (ıssız) kalmış nice şehirler vardır.
Biz geçimlerinde şımarmış nice ülkeleri helâk ettik. İşte onlardan sonra –çok kısa bir süre dışında- kimsenin oturmadığı meskenleri. Mirasçı olanlar biz olduk biz.
Kötülük tuzakları kuranlar, Allah’ın kendilerini yerin dibine batırmayacağından veyahut farkında olmadıkları bir yerden başlarına azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular? …