Onları yeryüzünde (parça parça) topluluklara böldük. Onların içinde salih olanlar da vardır aşağı (derecelerde) olanlar da! Onları belki dönerler diye iyilik ve kötülükle imtihan ederiz.
A’râf Suresi’nin 168. ayeti (7:168) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 172. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 168. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
168. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bir arada olmalarından sonra, onları yeryüzünde dağınık topluluklara ayırdık. Onlardan Allah'ın ve kulların haklarını yerine getiren salih olanlar, yine onlardan orta yol izleyenler ve kendi nefislerine günahlarla zulmedenler vardı. Biz onların içinde bulundukları durumdan dönmelerini umarak kolaylıklarla ve zorluklarla onları imtihan ettik.
168. “Onları topluluklar halinde yeryüzünde dağıttık.” Önceleri bir arada ve toplu bir halde bulunuyorlarken onları dağıtıp yeryüzüne saçtık. “Onların içinde” Allah’ın haklarını ve kullarının haklarını yerine getiren “salihler olduğu gibi bundan aşağıda olanlar” Salihlik mertebesinden daha aşağıda, ya orta halli yahut da kendilerine zulmeden kimseler de “vardı.” “Belki” sürdürmekte oldukları aşağılık hallerinden “dönerler” ve asıl yaratılış sebepleri olan hidâyete yönelirler “diye de onları hem iyiliklerle” bolluk ve rahatlıkla “hem de kötülüklerle” zorluklarla âdetimiz ve kanunumuz üzere “imtihan ettik.” Fakat onlar hâlâ daha kimisi iyi, kimisi kötü, kimisi de orta halli olarak devam etmektedirler.
Eğer bir topluma günahları sebebi ile üzerlerine Allah'ın azabı inerse aralarından iyiliği emredip kötülükten nehyedenler o azaptan kurtulur.
Yüce Allah'ın azabından sakınmak gerekir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- İsrailoğulları'ndan bir taifeyi itaatsizlikleri sebebi ile maymunlara döndürerek onlara dünyada azap göndermiştir. Bu azap son derece korkutucudur.
Yüce Allah, İsrailoğulları üzerine zillet, adilik ve sefalet yazmıştır. Zulüm yapmaları ve hak yoldan sapmalarından dolayı her zaman onlara azabı tattıran kimseler göndereceğini bildirmiştir.
Dünyanın nimetleri ne kadar çok azametli görünse de; âhiretin daimî olan nimetleri yanında çok azdır ve kıymetsizdir.
Bir kulun, imandan sonra gelen en faziletli ameli namaz kılmaktır. Çünkü namaz dinin direğidir.
168. ayetin diğer mealleri
Onları yeryüzünde (parça parça) topluluklara böldük. Salih olanları da vardır; olmayanları da! Onları belki dönerler diye iyilik ve kötülükle imtihan ederiz.
Onları (yahudileri) grup grup yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler vardır, yine onlardan bundan aşağıda olanları da vardır. (Kötülüklerinden) belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik.
Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da. Onları biz, bazan nimetlerle, bazan da musibetlerle imtihana çektik. Sonunda belki hakka dönerler diye.
168. ayet kelime kelime
وَقَطَّعْنَٰهُمْwaqaṭṭaʿnāhumve onları ayırdıkق ط ع
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir bedele sattılar. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!